Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz bahçemizdeki kedileri besliyoruz. Uzun zaman oraya gitmediğimizde ise onlar aç kalabiliyor. Bu durum bizim için günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslümanın merhametli olması ne güzel. Allah kalbimize öyle bir merhamet koymuş ki hem insanlara hem hayvanlara hem bitkilere merhametli olunmamız istenmiş bizden. Senin de bir yavru kediyi alıp beslemen, ona merhamet etmen ne güzel. Allah kabul etsin. Böyle güzel bir iş yaparken ailen ile beraber hareket etmen de çok kıymetli. Hem onlar da senin mutlu olman ile mutlu olmaktalar. Bu süreçte de kediye merhametli olunduğu gibi komşumuza da merhametli olmalıyız. Biz kediyi besleyelim, sahip çıkalım derken komşumuz belki kediden korkuyor olabilir, kedinin tüyünden rahatsız oluyor hatta sağlık açısından da ona dokunamıyor olabilir çünkü bazı alerjik durumlara sebebiyet verebilmekte. Bu durumları da düşünerek dengeli bir çözüm bulabilirsiniz ki beslemeye devam etmen bu çözümü bulduğunu gösteriyor. Senin de dediğin gibi sokak kedisi ve Allah onları kendileri yaşayabilecek hatta günlük yiyeceklerini kendi bulabilecek şekilde yarattı. Bundan hiç şüphen olmasın. Evinizin biraz uzağında onları beslenmen, zamanla yemek yeri olarak orayı benimsemelerini sağlayacaktır. Böylece hem kimseyi rahatsız etmemiş olursun hem de böyle bir sevabı işlemeye devam edersin. Allah kolaylık versin. Dua eder, dua beklerim.
Bu dünya bizim değildir, biz burada misafiriz. Allah’ın mülkünde Allah’ın kulları olarak misafiriz. Hayvanlar da bütün türleri ile bizim gibi misafirlerdir. Ne biz hayvanları yok kabul edebiliriz ne de hayvanlar yüzünden biz dünyayı terk edebiliriz. Bu birinci gerçektir. İkinci gerçek de şudur: Asıl olan hayvanların insanlar için yaratılmış olmasıdır. İnsanların hayvanlar için yaratılmış olması gibi bir mantık sapıklıktır. Kıyamete adım adım yaklaştığımız bu zamanda ne yazık ki hayvanlar insanlardan daha değerli gibi bir durum oluşmuştur. Allah’a sığınmaktan başka bir çaremiz yoktur. Mesele kedi besleme meselesi değildir. Asıl mesele Allah’tan kopmuş bir neslin kedi köpekle teselli bulması meselesidir. Kediye mama vermek bir sevap iken sapıklık düzeyine taşındığında vebale ve insanlara eziyete dönüşecektir elbette. Bir yakınınız sizinle arasına kedi köpek koyacak düzeye geldi ise sizin de insanlığınızı onunla aranıza koyup belli bir mesafede kalmanızda hiçbir sakınca yoktur. Eriyenle eriyemeyiz, kaçanla kaçamayız.
Ahirete ait işleri akıbetimizi merak ettiğimiz için öğreniriz, bir film izler gibi öğrenmeyi ise yanlış buluruz. Bunu böyle bilelim. Soruya gelince: İnsanlar önce iman açısından ayrılacaklar. Mü'minler ve mü'min olmayanlar olacak. Mü'min olmayanlar cehennemde ebedi kalacaklar. Mü'min olanların da hesabı görülecek. Bu hesap, her insanın iyi/kötü amellerinin tartılması demektir. İyiliği çok gelenler cennete girecek. Kötülüğü çok gelenler ise Allah’ın affını bekleyecekler. Affedilen cennete girecek, affedilmeyen de cehenneme girip takdir buyurulan kadar cezasını çekecek. Büyük günahlardan kulun tevbe etmiş olarak ahirete gelmesi gerekir. Tevbe etmeden gelenin durumu ise o büyük rahmet ve mağfiret umuduna kalmıştır artık. Hangi günahın ne kadar sevaba denk geleceğini bilemeyeceğimiz için sizin sorunuza net bir rakamlı cevap veremeyiz. Allah Teâlâ o gün yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Hayır, böyle bir şey yoktur. Kul, Allah ile arasındaki işleri yine Allah ile halleder. Tevbe eder ve kapatır geçmişini. İnsanlara mal olan işleri yapanlar içindir bu sözünü etitğiniz kural.
Bunun ne önemi var, sen Rabbin katında çirkin bir günaha girdikten sonra ve sen tevbe eden bir kul olmadıkça helal etsen ne olur, etmesen ne olur? Hemen tevbe et, aklını başına al ve iyi bir mümin kadın olmaya bak. Allah’ın kapısı senin için açıktır, o kapıyı kaybetme sakın.
1- İnsan olarak hataya müsait yaratıldık. Bütün insanlar hata edebilirler, etmektedirler de. Sadece Allah Teala'nın nebileri bundan korunmuşlardır. Bu durumda biz hata işlemekten ötürü değil de hata işlemeye karşı laubalilikten ötürü sıkıntıya girebiliriz. Kul olarak, hangi çeşidi olursa olsun hatadan sakınmalıyız, tekrarlamamaya gayret etmeliyiz. Ama işlenen bir hata kesinlikle işimizin bittiğini, artık rahmet kapılarının bize kapandığını göstermez. Bilakis işlenen her hata rahmete daha çok muhtaç olduğumuzu gösterir. Bir yandan hata ederken bir yandan da vazifelerimizi yapmaya çalışıyorsak işte tam anlamıyla insanız demektir; yapacak bir şey yoktur, yola devam edeceğiz. Hedefimiz, iyiliklerle kötülüklerin mizana konduğu gün iyiliklerin çok gelmesi için çalışmaktır. Unutmayalım ki, bir tek iyiliğin fazla gelmesi kazanmamız, cennete girmemiz demektir. Hedef belli, sorun belli, çare bellidir. 2- Tevbeden bıkmak, tevbeyi sulandırmak diye bir şey yoktur. Bin kere, milyon kere de olsa başka bir yol yoktur. Nefes alır verir gibi tevbe yolunu kullanırız. 3- Günahlar konusunda dikkat edilmesi gereken hassas noktalardan biri çevre meselesidir. İnsan tek başına yaşayamadığına göre kendisine iyi bir çevre oluşturmalıdır. İyiyi bulamayan ise en az kötü olanı aramalıdır. Eğer bir günahta ısrar ediliyorsa bu, o günaha teşvik eden çevrenin etkisinin giderilmediğini gösterir. Önce çevre temizliği için çalışmak şarttır. Salih kullarla oturup kalkmak, gıdadan göz temizliğine kadar her alanda helale yönelmek zorundayız. Allah'a emanet olunuz.