Fetva Meclisi
Soru
Bal tefsiri diye anlatılan, Hz. Ali radıyallahu anhın bir savaş dönüşünde yaşadığı bir hadise naklediliyor. Hatta okuyana 200 peygamber sevabı diye not geçen yerler var. Ben sahih kaynaklarda bulamadım, böyle bir şey var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunu bir şeye yorumlamanız gerekmez, bunu yaparsanız asıl alınacağı alamayabilirsiniz, gereksiz ayrıntılarla uğraşmayın. Arı gibi bal toplamasını bilin.
Bir ilmihal kitabını hazmetmedikçe hiçbir kitap size o beklentinizi vermez. Diyanet ilmihalini hazmedecek şekilde ailece okuduktan sonra başka kitaplara geçin. Tefsir kitap olarak altyapısı olanlar için faydalıdır, gerisi bir ibadet türü olduğu için sevap kazanırlar ama aradıklarını bulamazlar. Şifa Tefsiri başlama tefsiri olarak yeterlidir. Allah yardımcınız olsun.
Ona nispet edilen divanın hiçbir ilmi dayanağı yoktur. Ali radıyallahu anhın şiir kabiliyeti bilinen bir gerçektir ama bize taşınmış “şiirleri” denecek bir birikim yoktur. Allah ondan razı olsun.
İslam Allah'ın dinidir. Bu dini de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize bildirmiştir. Hiçbir insanın, hiçbir makamın dinimize tek bir kelime ilave etme yetkisi yoktur. Bir işe ne kadar sevap ne kadar günah verileceğini ancak Allah Teâlâ belirleyebilir. Âyetlerde ve hadislerde geçmeyen değerler değersizdir. Zikrettiğiniz rakamlar genelde bol keseden vaatlerin ötesinde değildir.
Ebu’l-Ferec İbnu’l-Cevzi rahmetullahi aleyh, ümmetimizin derin âlimlerinden ve davette iyi işler yapmış isimlerinden biridir. Bu tefsirinin el-Muğni isimli başka bir tefsirinin özeti olduğu söylenir. Bilebildiğimiz kadarı ile Zadü’l-Mesir, muhtevası ile dolu dolu bir tefsirdir. Tefsir anında Kur'an ilimlerinin gerektirdiği konulara temas etmesi artı bir meziyetidir. Geniş tartışmalı konulara girmeden iyi bir Kur'an tefsiri okumak isteyen için pek güzel bir tefsirdir. Maalesef zikrettiği hadislerden bir bölümü, hadis ilmi açısından söz götürür hadisler olduğu için tefsiri tenkit edilmiştir. Zikrettiği kıssalar arasında tercih yapmayı okuyucuya bırakmış olması da başka bir sorun olabilir. Öyle veya böyle İbnu’l-Cevzi kütüphanelerin direklerindendir, tefsiri de bereketlidir. Arapça olarak anlayabiliyorsanız ve onu tek ses gibi görmeyecekseniz alın okuyun. Allah yardımcınız olsun.
Bu ve benzeri konularda onlarca cilt kitap yazılmıştır. Onlarca da fırka oluşmuştur etrafında. Asırlardır tartışılmaya devam etmektedir. İlk günkü bakış farklılıkları ve derin anlama sıkıntıları ağırlaşarak devam etmiştir. Tek bir kelime üzerinde söz birliği sağlanamamıştır. Tek bir kelime! Bu birinci hakikat. İkinci hakikat: Sahabeden hiçbiri bu konuları merak edip uykusuz kalmamıştır. Duyduklarına iman edip yollarına devam ettiler. Üçüncü hakikat: Sahabeden sonraki nesiller pek merak saldılar bu ayrıntılara. Araştırdılar, tartıştılar, ayrıştırdılar. Dördüncü hakikat: Sahabe, Allah onlardan razı olmuş olarak gittiler bu dünyadan. Sonraki nesiller ise birbirlerini tekfir ederek, kendi düşüncesini uymayanların kuyusunu kazarak gittiler neredeyse. Beşinci hakikat: Bugün, içinde boğulduğumuz dünya sorunları ve dinimize dair kaybettiklerimize bu ve benzeri meselelerin çözümünün ne katkısı olacak? Sadece mü'minler arasındaki mesafeyi derinleştirecek! Farzı ayın olmayan bilgi üzerinde harcadığımız vakitler bizi farzı ayın görevlerimizden alıkoyuyorsa bu bir kayıptır. Lütfen bu açıdan da bakınız konuya.