Fetva Meclisi
Soru
Hocam Hazreti Ali’nin şiir divanı olduğu doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Dilden dile dolaşan ama kaynağı olmayan bilgilerin dini bağlayıcılığı yoktur. Zikrettiğiniz bilgi de böyle bir şeydir.
Emirulmü’minin Ali bin Ebi Talib radıyallahu anha nispet edilen bu kitabın nispeti doğru değildir. Kitabı asla Ali radıyallahu anh yazmamıştır. Kitabı Hicri 436 yılında vefat eden Murtaza Ali bin Hasan isimli biri derlemiştir. Ali radıyallahu anh ile bu kişi arasında yedi nesile yakın bir zaman farkı vardır. Bu kadar büyük zaman farkına rağmen kimden öğrendiğini belirleyen bir senetle değil birinci ağızdan gibi nakledilerek yazılmıştır. İçeriğinde doğru olan şeyler de bulunmakla beraber batıl olan ifadeler de vardır. Asla Ali radıyallahu anh gibi birinin ağzından çıkmayacak sözler ona nispet edilmiştir. Bu da kitabın kaynak açısından sorunlu olduğunu göstermektedir. Kitabın telifinden önceki dönemlerin kaynaklarında bulunmayan konuşmaların kitapta bulunması ciddiyetini yok etmektedir. Müellifi olan Murtaza da bir ilim adamı değildir zaten. Bir başka husus da kitabın Arapçası Ali radıyallahu anh gibi bir belagat sahibinin kullanmayacağı kadar arızalı Arapçadır. Bazı sahabilere hakaret içerikli konular da kökten silmek için yeterli nedeni oluşturmaktadır. Netice olarak bu kitabın ilmi bir değeri yoktur.
Kimin gerçek şehit olduğunu sadece Allah Teâlâ bilir. Biz, fıkıh kitaplarında tarif edilen şartlara uyan ölülerimize şehit deriz. O gerçek bir şehit değilse bizim sözümüz bir temenniye dönüşür, bir nevi dua olur onun için. Irkçılık veya siyasi bir maksatla kullanırsak bu kavramı bu da boş ve gereksiz bir söz olur. Umarım, dini değerleri suistimal etme vebali oluşmaz.
Bu sözün Ali bin Ebi Talib radıyallahu anha isnat edilirken güçlü bir senedi yoktur, kime ait olduğu da sabit değildir. Dolayısıyla bir dini metin olarak görülmesi yanlıştır.
Anne babanın rızası olmayan bir işte hayır yoktur.
Aleykümselam. İmanı ile alakalı bir şey asla söyleyemeyiz. Fikirlerinin etrafında ise çok şey söylenmektedir. Daha berrak bir kaynak varken onun suyunu içmeye gerek olmadığını söyleyebilirim.
arap konusundaki diğer fetvalar
Peygamber aleyhisselamın doğduğu kabilenin adıdır bu kelime. Aslı da Nadr bin Kenane’nin çocuklarından birine dayanmaktadır.
Özellikle Mısır yöresinde yaşayan Müslümanlar arasında yaygın bir deyimdir bu. Anlamı da şöyledir: “Böyle bir namazı Harem (Mekke’de) kılasın.” Anlaşılacağı gibi bu bir dualaşmadır. Sünnette yeri yoktur. Sakıncası da yoktur. Bizdeki “Allah kabul etsin” ifadesine benzer bir ifadedir.
Asıl adı Ahmed bin Hüseyin olan Mütenebbi, şiirin zirve isimlerinden biridir. Hicretin 303. senesinde doğmuştur. Siyasi tavırları başta olmak üzere pek çok tutumu tenkit görmüştür. Biz buna şahsiyet sorunlu olma da diyebiliriz. En önemlisi de şiirlerinde akideye ters ifadelerin bulunmasıdır. Bu terslik onun peygamberlik iddia ettiği noktasına kadar uzamıştır. Mü'min olarak ölmüş olmasını temenni ederiz. Şiirdeki kabiliyeti Arapça bilenler için oldukça yüksektir ama iman her şeyin aslı olmalıdır. Allah Teâlâ dilimizi, elimizi ve ayağımızı imanda sabit kılsın.
Selamünaleyküm. Anlattıklarınızda mübalağa yoksa en uygun olanı yapıyorsunuz. Eşinizle sorun olmamasına dikkat edin yeter. Onu yok sayın ne itin ne; çekin. Bu hususta tereddüt etmenize de gerek yoktur, kalbiniz rahat etsin. Allah size sabırlar versin. Ayağınızı ve ayağımızı kaydırmasın.