Fetva Meclisi
Soru
Hocam bazı arkadaşlarımız NEHCÜLBELAĞA isimli bir kitaptan söz ediyorlar. Bu kitabı da hazreti Ali’nin yazdığını söylüyorlar. Bu doğru mudur? Bu kitabı dini bir kaynak olarak kabul edebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ashabı kiram hakkında bilmemiz gereken en önemli hususlardan biri şudur: Onlar da insandılar. Onlar da fani idiler. Onlar da hata ettiler. Büyüktüler ama masum değildiler. Allah hepsinden razı olsun. Zikrettiğiniz meseleler onların dinimiz ve kimliğimizdeki yerleri açısından bir anlam ifade etmeyecek kadar basit meselelerdir. İlgilenilir ve abartılırsa ayrılık nedeni olarak da ele alınabilir ama koca bir nesli sarsacak şeyler değildir. Ben öyle görüyorum. Öyle görmeyi dinimin kıyamete kadar bekası ve kâinat çaplı olması açısından zorunlu görüyorum.
Selamünaleyküm. Dualarınızı beklerim. Tespitlerinizde haklısınız, doğru ve yerinde tespitler yapmışsınız. Bir kere şunu bilmelisiniz ki, insan denen mahlûk hata yumağıdır. Hatasız insan olamaz. Bizim de hatalarımız vardır, inşaallah hıyanetimiz olmaz. Dua edin ayağımız kaymasın. Günlük olaylara dair, açık bir beyan yapmadığımız doğrudur. Bilerek yapmıyoruz bunu. Nedenine gelince, insanların bütününe hitap etmeyi gaye edinen biri, grup mantıklı olarak konuşmaması, yazmaması gerekiyor. Filan günlük mesele hakkında konuşulduğunda o mesele günlük olayların içinde eriyor. Bizim asıl meselemiz, iman davamızın kökleşmesini sağlamaktır diye düşünüyoruz. Şüphesiz yaptığımız tek doğrudur şeklinde bir iddia peşinde değiliz. Dökülen yapraklar yerine ağacın köklerini korumayı amaç edindik. Günlük olayların içindeki kargaşada asıl davamızın erimesinden çekiniyoruz. İnşaallah da doğru yaptığımızı düşünüyorum. Diğerlerinin yanlış olduğu anlamında değil ama birilerinin de bunu yapması gerekir şeklinde bir anlayışımız var. Dua edin lütfen.
Biz şartsız/şüphesiz bir şekilde sadece Kur'an ve Sünnet'e bağlıyız. Bu ikisi dışındaki bir şey için aklımızı zorlamayız. Allah'a emanet olun.
a. Ebu Hureyre radıyallahu anh Ashab-ı Kiramdandır. Bütün sahabilerin faziletleri gibi o da faziletlerle dolu bir kimliğin sahibidir. O veya bu sebeple bir sahabi hakkında gelişigüzel konuşulması asla kabul edilemez. Bütün nesiller Müslümanlık izzetini ve Kur'an nimetini bir anlamda onlara borçludurlar. Bu gerçek göz ardı edilemez bir hakikattir. b. Sahabi Ebu Hureyre radıyallahu anh hakkındaki yersiz sözlerin kaynağı oryantalistler ve onların izinden giden bazı cahillerdir. c. Ebu Hureyre radıyallahu anh yaklaşık olarak dört yıl Peygamber aleyhisselam ile beraber bulunmuştur. Bu beraberlik basit bir beraberlikten çok daha ötesi olmuş ve adeta bir özel kalem gibi beraberlik gerçekleşmiştir. Bu beraberlik dönem dönem ortaya çıkan ayrılıklar çıktıktan sonra üç yıl kadardır. Kendisi de bunu üç yıl olarak söylemektedir. Bu üç yıl içinde her gün sadece beş cümle öğrenmiş olsa ve daha sonra bunları nakletse yaklaşık olarak beş bin civarında bir hadis külliyesi oluşacaktır. Ortadaki ona ait hadis sayısı da bu kadardır. d. Ebu Hureyre radıyallahu anh hadisi olarak kitaplarda bulunan beş bin civarındaki hadisin bir bölümü âlimlerin hadis olarak kabul etmedikleri mevzu ve zayıf hadislerden, bir bölümü de aynı hadisin ravisi farklı olduğu için tekrarlarından oluşmaktadır. Bundan da anlaşılacaktır ki ortada bir kişinin rivayet edemeyeceği kadar hadis söz konusu değildir. e. Bir başka husus da şudur: Ebu Hureyre radıyallahu anh rivayet ettikleri hadislerin tamamını bizzat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden duymamıştır. Bazı hadisleri, kendisinden önce Müslüman olan diğer sahabilerin birikiminden aktarmıştır. f. Ebu Hureyre radıyallahu anh adı anılırken, ileri derecede bir zekâyı, yoğun bir beraberlik, dua almış olması gibi yan sebepler de dikkate alınmalıdır. g. Sahabilerden Ömer ve Aişe radıyallahu anhumanın Ebu Hureyre’yi yalancılıkla veya hadis uydurma ile itham ettikleri de yoktur. Kendi aralarındaki yanlış ve hatalı bildiklerine ikaz vazifesi niteliğinde sorular sormuşlar, ikaz etmişlerdir. Bu da onların din ve hassasiyet anlayışlarının farklılığından kaynaklanmaktadır. Allah ondan razı olsun. Bıraktığı mirasın bereketinden istifade etmeyi bize nasip etsin. Âmîn.
İmam Rabbani’nin Mektûbat’ı bereketli bir kitaptır. Belli bir ilim seviyesi hatta belli bir özel tasavvuf bilgisi olmayan için neredeyse HİÇBİR FAYDASI olmaz; gayet ağır ve özel bir konu etrafında yoğunluğu olan bir kitaptır. Onun yerine bir ilmihal okumanız daha iyi olur. Riyâzü’s Salihîn alın, şerhi ile onu okuyun. Az olan vaktimizi en iyi şekilde değerlendirme yollarını bulmalıyız. Allah’a emanet olunuz.
Bir gurubun ağır bir hatası üzerine önceden de yapmış olduğu her şeyi kötü veya düşmanca saymak makul değildir. Hataya hata, iyiye iyi demek mü'min karakteridir. Kâfirlerin bile iyi olan taraflarını yok kabul etmek bize uygun değildir. Mevzubahis ayetin kadim tefsirlerinde ‘ehl-i kitap alimleri’ ifadesi vardır. O ayetin mealine aykırı değildir bu yorum. Onlar da eski eserlerden bunu almışlardır. Hamdi Yazır’ın tercihine uygun olup olmaması başka bir meseledir ama o yorum sıfır doğru bir yorum değildir. O ve benzeri tahrifatı yapıp yapmayacakları ise ortadadır. Bu sebeple dikkatli olmak, onlara ait eserlerden uzak kalmak doğru olur zannederim.
arapça konusundaki diğer fetvalar
Özellikle Arapça incelikler bakımından mühim bir tefsirdir. Bir medrese kitabı niteliğindedir. Yüzeysel bir Arapça bilgisi ile okunup anlaşılamayabilir.
Meal ve metin okuması konusunda yanılıyorsunuz. Kim içtiği ilacın içeriğini bilerek o ilacı içiyor? Kur'an'ımız, anlaşılmadığı yerde ve zamanda bile hidayet kitabıdır. Onun mucizeliği ve bereketi de buradadır zaten. Evet, onu bilme ve öğrenme mücadelemiz mübarektir ama mücerret okumayı asla basit göremeyiz. Hiç tereddüt etmeden diyebilirim ki, okumak öyle veya böyle sevap kazandırır da mealini öğrenmenin sonu ne olacağı belli olmayabilir.
Secdede dua yapılabilir. Peygamber aleyhisselam efendimizin duası olarak bize nakledilen dualar Arapça metinleri ile dua olarak yapılır. Türkçe veya başka bir dille dua yapılmaz namaz içinde.
Huri, ismi cennetteki nimetlerden biri olan kadınların adıdır. Bu kökten alınırsa sadece kadınlar için kullanılıyor olması gerekir.
Sizi yönlendirecek bir hoca nezaretinde olursa ve fıkıh üzerine ilerlemeyi düşünüyorsanız Bulûğu’l-Merâm'ı tavsiye ederiz size. Fıkıh üzerine ilerlemeyecekseniz mümin bir insan ve Allah'a davet eden biri olarak Riyâzü’s-Salihin öncelikli olur. Hadisleri sırayla ezberleyin ve ezberlediğiniz mesela her on hadisi bilen birine ezber okuyun. Toplamı yüz olunca da baştan sona yüz hadisi bir arada tekrar okuyun. On on devam edin. Onlar da yüz olunca iki yüzü bir arada okuyun. Bu şekilde tamamını ezberlemeye çalışın. Ezber için sabah vakitlerini tercih edin. Mümkün olduğu kadar Arapçasına da takılsın yer yer gözünüz. Allah yardımcınız olsun.
Kur'an ezberiniz olmadan hadis ezberlemeniz doğru olmaz. Şöyle bir beş cüz bilseniz, hadis ezberi yolu da size kendiliğinden açılır. En azından bir elli sayfa Kur'an ezberleyin önce. Bu ezberiniz varsa, Riyâz’dan kısa hadisleri Arapçası ve Türkçesi ile ezberleyin. Kısa hadislerden yüz adet ezberleyince gerisinde serbestsiniz demektir.