Fetva Meclisi
Soru
Hocam huri kelimesin anlamı nedir? Arapçada huri kelimesi sadece kadını mı yoksa iki cinsiyeti birden mi belirtir?
Cevap
Benzer fetvalar
ARABİ olsa olsa erkek ismi olabilir. Bu kalıptan kız ismi ARABİYE şeklinde olabilir. Bu da ARAP KIZI anlamına gelmektedir ki, makul değildir.
Selamünaleyküm. Ahireti dünya gibi düşünmekten vazgeçin. İman bambaşka bir şeydir. Yakmayın cennetinizi. Felsefeyle iman bir arada zor durur. Siz bana cennete gireceğinizi garanti edin, gerisi kolay. Etmeyin Allah aşkına; ahiret derdi sizin yaptığınız gibi hafife alanıcak bir dert midir, ne yapıyorsunuz. Sıratı geçmiş gibi rahat olmak hiç hayra alamet değil. Sizi bilemem ama ben çok korkuyorum. Mahşerden, sırattan, mizandan endişeliyim. Daha rahat, sıratı geçmiş bir hoca bulun lütfen.
Tek kelime ile ‘boş iş’ diyebilirsiniz. Hiçbir dini bağlayıcılığı olmayan, vakit ve umut israfından başka bir şey getirmeyen işe verilen bir isimdir.
Selamünaleyküm. Mü'min iç aleminden geçenlerden dolayı sorumlu olmaz. Yeter ki o düşünceleri uygulamaya koymasın. Eşinizi sevmeniz kadar güzel bir şey yoktur. Ne mutlu size. Ama eşiniz cennette üst makamlara yükselir de siz ona erişemezseniz sevginiz eksik kalır. Beraberce yükseklere çıkmak için gayret edin, hurilerle olun, huri olun biiznillah.
Ahireti dünya penceresinden izlemek ve düşünmek mü'minin sıfatlarından değildir. Amacımız sadece Rabbimizin rızasını kazanmaktır. Hedefimiz cennete girmektir. Allah'tan başkasının cevabını bilmediği şeylerin peşine düşmek ise sadece cennetle aramızdaki engeldir. Mü'minin tek görevi imanına uygun hayat yaşamasıdır. Bırakın nelerle karşılaşacağımızı bizi ve ahireti yaratan belirlesin.
Selamünaleyküm. Bence siz ashabı kiramı izleyin, hocalar örnek değil onlar mübarek örneklerdir. Ve siz, cennete girmek için uğraşın daha iyi bir yol edinmiş olursunuz. Elde olmayan bir şeyin metresini gramını ölçseniz ne olacak? Bu tartışmaları hocalar için ayıpladınız da kendiniz için neden uygun buldunuz? Bırakın cennete girme davamız böyle seviyesi düşük işlere kurban edilmesin.
arapça konusundaki diğer fetvalar
Sizi yönlendirecek bir hoca nezaretinde olursa ve fıkıh üzerine ilerlemeyi düşünüyorsanız Bulûğu’l-Merâm'ı tavsiye ederiz size. Fıkıh üzerine ilerlemeyecekseniz mümin bir insan ve Allah'a davet eden biri olarak Riyâzü’s-Salihin öncelikli olur. Hadisleri sırayla ezberleyin ve ezberlediğiniz mesela her on hadisi bilen birine ezber okuyun. Toplamı yüz olunca da baştan sona yüz hadisi bir arada tekrar okuyun. On on devam edin. Onlar da yüz olunca iki yüzü bir arada okuyun. Bu şekilde tamamını ezberlemeye çalışın. Ezber için sabah vakitlerini tercih edin. Mümkün olduğu kadar Arapçasına da takılsın yer yer gözünüz. Allah yardımcınız olsun.
Meal ve metin okuması konusunda yanılıyorsunuz. Kim içtiği ilacın içeriğini bilerek o ilacı içiyor? Kur'an'ımız, anlaşılmadığı yerde ve zamanda bile hidayet kitabıdır. Onun mucizeliği ve bereketi de buradadır zaten. Evet, onu bilme ve öğrenme mücadelemiz mübarektir ama mücerret okumayı asla basit göremeyiz. Hiç tereddüt etmeden diyebilirim ki, okumak öyle veya böyle sevap kazandırır da mealini öğrenmenin sonu ne olacağı belli olmayabilir.
Bulunduğunuz yerde bir kız İHL'ye geçebilirsiniz. Haramlarla yüzleşme riski olmayan her yerde bulunabilir kadın, bulunması da gerekebilir. Bir de kadınlığını ve anneliğini yıpratmamalıdır. Hele evli olmayan bir kadının yapabileceği çok şey vardır. Öğretmenliğinizi, hemcinslerinizin din öğrenmesi için kullanırsanız tam anlamı ile cihat etmiş olursunuz. Mobil hoca hanım olun. Evde iken de Arapçanızı takviye edin. Okuyun. Bu topraklar bir de, Arapça kitap okuyan ve yazan kadın görsün. Okul müfredatı ile kilitlenip kalmayın. Hadis ezberleyin. Kabiliyetiniz varsa yazınızı geliştirin. Allah yardımcınız olsun.
Evet, teknoloji ile beraber büyük bir nimet bolluğu içinde bulduk kendimizi. Bu nimetlerden biri de âyet ve hadisleri rahatça yazıp yayma imkânıdır. Düğün davetiyesinden basit bir el ilanına kadar her yerde mukaddesatımıza dair yazılar neşredilebilmektedir. Günlük gazetelerde bile bunu görebiliyoruz. Bizim kanaatimiz şudur: Umulan iyi yönüne rağmen, kitap niteliğinde olmayıp rahatça kullanılan bir kenara konan şeyler üzerine mukaddesatımızı yansıtan kelimeler yazılmamalıdır. En azından Arapça metni ile yazılmamalıdır. Böylesi takvaya daha yakındır.
Gereksiz bir korku yaşamışsın zannederim. Dün başladın bugün kendini yıllıklarla karşılaştırıyorsun. Bu bir nevi kendine zulmetmektir. İlerlemeye devam et. Çekilme ve teslim olma şeytana.
Emirulmü’minin Ali bin Ebi Talib radıyallahu anha nispet edilen bu kitabın nispeti doğru değildir. Kitabı asla Ali radıyallahu anh yazmamıştır. Kitabı Hicri 436 yılında vefat eden Murtaza Ali bin Hasan isimli biri derlemiştir. Ali radıyallahu anh ile bu kişi arasında yedi nesile yakın bir zaman farkı vardır. Bu kadar büyük zaman farkına rağmen kimden öğrendiğini belirleyen bir senetle değil birinci ağızdan gibi nakledilerek yazılmıştır. İçeriğinde doğru olan şeyler de bulunmakla beraber batıl olan ifadeler de vardır. Asla Ali radıyallahu anh gibi birinin ağzından çıkmayacak sözler ona nispet edilmiştir. Bu da kitabın kaynak açısından sorunlu olduğunu göstermektedir. Kitabın telifinden önceki dönemlerin kaynaklarında bulunmayan konuşmaların kitapta bulunması ciddiyetini yok etmektedir. Müellifi olan Murtaza da bir ilim adamı değildir zaten. Bir başka husus da kitabın Arapçası Ali radıyallahu anh gibi bir belagat sahibinin kullanmayacağı kadar arızalı Arapçadır. Bazı sahabilere hakaret içerikli konular da kökten silmek için yeterli nedeni oluşturmaktadır. Netice olarak bu kitabın ilmi bir değeri yoktur.