Fetva Meclisi
Soru
Hocam düğün davetiyelerinde Arapça veya Latin alfabesiyle "Besmele, Allah, Rasulullah ve Salavat" gibi ifadelerin kullanılması veya ayet meali, evliliğe yönelik hadis meali veya dua temennisinin yazılmasında bir sakınca var mıdır? Böyle bir davetiyeye bilmediğimiz ve görmediğimiz bir hürmetsizlik gerçekleşirse davetiyenin basımına biz önayak olduğumuz için, sorumlu olur muyuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Şöyle değerlendirebiliriz bu meseleyi: Düğün davetiyesi hayatımıza yeni denebilecek bir dönemde girmiştir. Müçtehitlerimizin döneminde böyle bir uygulama yoktu, mümkün de değildi zaten. Dolayısıyla imamlar döneminden bir örnek bulup düğün davetiyeleri şöyle yazılır veya yazılmaz diyemeyiz. Kadının bedeni avrettir, ismi avret değildir. Bedenini setretmemiz gerektiği gibi ismini de setretmemiz gerekeceği şeklinde de bir dini hüküm yoktur. Çok özel bir fitne, bariz bir sakınca söz konusu olmadıkça kadının isminin setredilmesi dinen istenemez. Hilafet sonrası dönemde bazı toplum önderleri, âlimler ve meşayıh ayrıntı denebilecek meselelerde bile hassasiyet göstermeyi yeni nesle öğretmeye çalışmışlardır. Bunu yaparken de ‘mübalağa’ denebilecek noktaya geldikleri de olmuş olabilir. Davetiye de kadının isminin yazılmaması da böyle bir uygulama olsa gerek. Önemli bir husus da şudur: Nikâh ne kadar ilan edilirse o kadar bereketli olur. Evlenecek kadının adını yazmadan ‘filanın kızı’ demekle yetinmek örtülü bir ilan/tanıtımdır. Bu da ‘nikâhı ilan etme’ ilkesine aykırıdır. Abartmadan, özellikle resim kullanmadan kadının ve erkeğin isimlerinin yazılarak hazırlanacak bir düğün davetiyesi şeriatımızın ana çizgilerine daha yakın bir uygulamadır.
Selamünaleyküm. Belanızı mı arıyorsunuz, evlenmek mi istiyorsunuz; eğer Allah yarın başınıza bela olacak evliliklerden sizi uzak tutuyor ve sizin için uygun olanı size bekletiyorsa ki öyledir neden sabretmiyorsunuz? Hayat sadece evlenmek midir? Bunlar, önemli oranda boşluktan kaynaklanıyor.
Selamünaleyküm. Sakıncasından önce bunun bir yararı yoktur. Ayrıca sizin o yazılarla tuvalet gibi yerlere girmemeniz gerekceğinden yapmamanızı tavsiye ederiz.
Ayet veya hadisin bizzat kendisini tam olarak nakletmek elbette en güzelidir ama biz ANLAMI ŞÖYLE OLAN BİR AYET VEYA HADİS de diyebiliriz. Bu konuda bir sıkıntı olmaz. İlmi bir çalışmadan istifade etmedikçe de yarı doğru yarı yanlış nakiller yapmak elbette sakıncalıdır. İyi bildiğimiz kaynakları kullanmalıyız.
Evet, böyle bir hadis kitaplarımızda vardır ama bu hadis sahih değildir yani bir konuda bağlayıcı nitelikte değildir. Bir çeşit kültürel bilgi niteliğindedir. Evliliğin kaderle olduğu kesindir asla tartışılabilir yönü yoktur. Hayatımızın her alanında olduğu gibi evlilikte de kader yürür. Biz ise kaderi bilmediğimizden kendimiz arar bulur evleniriz. Kaderimize tesadüf edinceye kadar aramamız devam eder. Sonunda geçerli olacak olan kaderimizdir. Biz buna rağmen kendimiz arayıp buluruz. Kaderimiz ne olursa olsun biz, aramak ve gerçekleştirmek zorundayız. Meseleyi böyle anlayabiliriz.
Bize dua edin, Allah ayağımızı kaymaktan muhafaza buyursun. Meal yazmak benim gibilerin işi değil ama ömrümüzü Kur'an’ımıza hizmet ederek bitirmemiz için lütfen dua edin.
arapça konusundaki diğer fetvalar
Bulunduğunuz yerde bir kız İHL'ye geçebilirsiniz. Haramlarla yüzleşme riski olmayan her yerde bulunabilir kadın, bulunması da gerekebilir. Bir de kadınlığını ve anneliğini yıpratmamalıdır. Hele evli olmayan bir kadının yapabileceği çok şey vardır. Öğretmenliğinizi, hemcinslerinizin din öğrenmesi için kullanırsanız tam anlamı ile cihat etmiş olursunuz. Mobil hoca hanım olun. Evde iken de Arapçanızı takviye edin. Okuyun. Bu topraklar bir de, Arapça kitap okuyan ve yazan kadın görsün. Okul müfredatı ile kilitlenip kalmayın. Hadis ezberleyin. Kabiliyetiniz varsa yazınızı geliştirin. Allah yardımcınız olsun.
Sizi yönlendirecek bir hoca nezaretinde olursa ve fıkıh üzerine ilerlemeyi düşünüyorsanız Bulûğu’l-Merâm'ı tavsiye ederiz size. Fıkıh üzerine ilerlemeyecekseniz mümin bir insan ve Allah'a davet eden biri olarak Riyâzü’s-Salihin öncelikli olur. Hadisleri sırayla ezberleyin ve ezberlediğiniz mesela her on hadisi bilen birine ezber okuyun. Toplamı yüz olunca da baştan sona yüz hadisi bir arada tekrar okuyun. On on devam edin. Onlar da yüz olunca iki yüzü bir arada okuyun. Bu şekilde tamamını ezberlemeye çalışın. Ezber için sabah vakitlerini tercih edin. Mümkün olduğu kadar Arapçasına da takılsın yer yer gözünüz. Allah yardımcınız olsun.
Huri, ismi cennetteki nimetlerden biri olan kadınların adıdır. Bu kökten alınırsa sadece kadınlar için kullanılıyor olması gerekir.
Gereksiz bir korku yaşamışsın zannederim. Dün başladın bugün kendini yıllıklarla karşılaştırıyorsun. Bu bir nevi kendine zulmetmektir. İlerlemeye devam et. Çekilme ve teslim olma şeytana.
Meal ve metin okuması konusunda yanılıyorsunuz. Kim içtiği ilacın içeriğini bilerek o ilacı içiyor? Kur'an'ımız, anlaşılmadığı yerde ve zamanda bile hidayet kitabıdır. Onun mucizeliği ve bereketi de buradadır zaten. Evet, onu bilme ve öğrenme mücadelemiz mübarektir ama mücerret okumayı asla basit göremeyiz. Hiç tereddüt etmeden diyebilirim ki, okumak öyle veya böyle sevap kazandırır da mealini öğrenmenin sonu ne olacağı belli olmayabilir.
Bu konuyu sizi yakından tanıyan ilim talebesi hocalarla görüşmeniz daha doğru olur. Onlar size tavsiye verirken karakterinizi, kararlılığınızı ve ilmi müktesebatınızı mutlaka değerlendirmelidirler. https://fetvameclisi.com/fetva/alim-olmak-ve-ilahiyat-okumak-hk