Fetva Meclisi
Soru
Sunni kaynaklarda da geçtiği üzere Peygamber efendimizin vefatında Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer taziyeye katılmak yerine Hilafet'i almaya gitmişlerdir. Taziyede Hz. Ali bulunmuştur. Hatta Hz. Fatma annemiz, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer ile vefat edene kadar konuşmamıştır. Hz. Bilal-i Habeşi de, Hz. Ali halife olana kadar ezan okumamıştır. Bu bize Ali radıyallahuanhın haklı olduğunu mu gösterir?
Cevap
Benzer fetvalar
Emirulmü’minin Ali bin Ebi Talib radıyallahu anha nispet edilen bu kitabın nispeti doğru değildir. Kitabı asla Ali radıyallahu anh yazmamıştır. Kitabı Hicri 436 yılında vefat eden Murtaza Ali bin Hasan isimli biri derlemiştir. Ali radıyallahu anh ile bu kişi arasında yedi nesile yakın bir zaman farkı vardır. Bu kadar büyük zaman farkına rağmen kimden öğrendiğini belirleyen bir senetle değil birinci ağızdan gibi nakledilerek yazılmıştır. İçeriğinde doğru olan şeyler de bulunmakla beraber batıl olan ifadeler de vardır. Asla Ali radıyallahu anh gibi birinin ağzından çıkmayacak sözler ona nispet edilmiştir. Bu da kitabın kaynak açısından sorunlu olduğunu göstermektedir. Kitabın telifinden önceki dönemlerin kaynaklarında bulunmayan konuşmaların kitapta bulunması ciddiyetini yok etmektedir. Müellifi olan Murtaza da bir ilim adamı değildir zaten. Bir başka husus da kitabın Arapçası Ali radıyallahu anh gibi bir belagat sahibinin kullanmayacağı kadar arızalı Arapçadır. Bazı sahabilere hakaret içerikli konular da kökten silmek için yeterli nedeni oluşturmaktadır. Netice olarak bu kitabın ilmi bir değeri yoktur.
Bunlar korku filmi sahneleri gibi yazılmış senaryolardır. Bu ümmetin ilk mübarek neslini böyle şeylere alet etmek hiçbir şekilde kabul edilemez. Şakasının bile yapılması mümkün değildir. Ümmetimizin büyüklerinin yıpratılmasının kimin yararına olduğuna dikkat edin lütfen. Girmeyin bu tür tartışmalara, çevrenizi saran afetlere baksanız daha iyi olmaz mı?
Sorunu çözümsüzlük sınırına taşıyorsun, buna gerek yok. Her şeye rağmen genel bir istiğfar ve sürekli salih amellerle kapanır bu biiznillah. Bu şekilde düşünmeniz sağlıklı değil. Sanki affı olmaz bir günah olabilirmiş gibi kör bir noktaya taşınıyorsunuz. Tevbe ettikten sonra öyle bir günah yoktur.
Bu karalamayı yanlış biri ile paylaştınız. Elhamdülillah Müslüman’ız biz. Bu karalama ise Müslüman olmayan bir oryantalistin derlemesidir. Biz Mü'miniz. Elhamdülillah.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz hadis sahihtir, en muteber kaynaklarımızda bulunmaktadır. Yalnız bu kaynaklar tarandığında, hadisin içinde dikkatten kaçmaması gereken bir gerekçe vardır. O gerekçe de şudur: 'Allah'ın Peygamberinin kızı ile Allah'ın düşmanının kızı bir arada olmaz!' bu gerekçe meseleyi izah etmektedir. Evlendirilmek istenen kız, Ebu Cehil'in kızı idi. Fatıma ile onun bir evde olması ne kadar olabilir bir şeydi? Hadiste vurgulanan budur.Hadisin rivayetlerinde yine dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı daha vardır, o da sizin sorunuzu izah etmektedir: 'Dikkat edin. Ben helali haram, haramı helal yapmıyorum!' undan da anlaşılıyor ki, buradaki yasaklama çok özel bir durumla sınırlıdır.
Selamünaleyküm. Dualarınızı beklerim. Tespitlerinizde haklısınız, doğru ve yerinde tespitler yapmışsınız. Bir kere şunu bilmelisiniz ki, insan denen mahlûk hata yumağıdır. Hatasız insan olamaz. Bizim de hatalarımız vardır, inşaallah hıyanetimiz olmaz. Dua edin ayağımız kaymasın. Günlük olaylara dair, açık bir beyan yapmadığımız doğrudur. Bilerek yapmıyoruz bunu. Nedenine gelince, insanların bütününe hitap etmeyi gaye edinen biri, grup mantıklı olarak konuşmaması, yazmaması gerekiyor. Filan günlük mesele hakkında konuşulduğunda o mesele günlük olayların içinde eriyor. Bizim asıl meselemiz, iman davamızın kökleşmesini sağlamaktır diye düşünüyoruz. Şüphesiz yaptığımız tek doğrudur şeklinde bir iddia peşinde değiliz. Dökülen yapraklar yerine ağacın köklerini korumayı amaç edindik. Günlük olayların içindeki kargaşada asıl davamızın erimesinden çekiniyoruz. İnşaallah da doğru yaptığımızı düşünüyorum. Diğerlerinin yanlış olduğu anlamında değil ama birilerinin de bunu yapması gerekir şeklinde bir anlayışımız var. Dua edin lütfen.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Diyanet meali okunabilir, yeterli bir mealdir. Tavsiye ederim. Her mealin elbette kendine göre bir güzelliği vardır ama ben size ortalama bir adres gösterdim. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Said Nursî rahmetullahi aleyh, kendi nevine mahsus kalemi olan biridir. Ona ait üslubu tanımayan için yabancı bir alan oluşmuş olabilir. Beyan ettiğiniz ifadeyi zannederim sizden duysa sizi şiddetle reddederdi. Derdi ahiret olan bir insan o şekilde müstekbir bir mantık sahibi olmaz. Ona intisab ettiğini iddia eden bazıları onun hakkında abartılı ifadeler kullanmaktadırlar. Korkmasalar ‘kul değildi’ bile derler. Öyleleri ne onun talebesi ne de Said Nursî’nin derdini anlamış kimselerdir. Evet, sözünü ettiğiniz ifade tarzı bunaltıcıdır ama ben şahsen o ifadeleri Said Nursî’nin genel kalemi içinde görüyor ve endişe edilecek seviyede görmüyorum. Ben onun eserlerini okurken de bana o sizin hissettiklerinizi hissettirmiyor. Aksine onun kalemindeki iman heyecanını şevkle seyrediyorum. Allah ona ve bize rahmet etsin.
Selamünaleyküm. Resim konusundaki hadislere dikkat ederek fotoğrafın caiz olmadığını söyleyen âlimler bulunduğu gibi, fotoğrafın hadislerdeki resimle aynı olmadığını söyleyenler de vardır. Gereksiz fotoğraflardan uzak durmak ve mekânlarımıza fotoğraf asmamak en ihtiyatlısıdır.
Selamünaleyküm. Dinimiz iki kaynak üzerinden yaşanmaktadır. Bunların biri Kur'an diğeri de Peygamber aleyhisselamın Sünnetidir. Namaz başta olmak üzere ibadetlerimizin tamamı, mü'min ahlâkımız, günlük ilişkilerimiz ve diğer muamelatımız Sünnet kanalıyla bize intikal etmiştir. Sünnet kaldırılacak olsa ortada din diye bir şey kalmayabilir. En azından ayrıntıları kalmaz. Namazda da durum böyledir. Kaldı ki hacc ibadetinde de Kur'an’dan ayrıntıların tamamı alınmamaktadır. Nihayetinde hacca göre namazın ayrıntıları gayet az denecek durumdadır. Bu sebeple üç veya dört âyet haccı özetlemiş görülür. Mesele Peygamber aleyhisselamın Sünnetinin oturtulduğu yer meselesi olarak anlaşılmalıdır. O zaman sorun kalmaz.
Selamünaleyküm. Beşeri bir icadın tevhidi simgelemesi nasıl mümkün olur? İstiğfar gerektiren bir söz olarak görelim bunu.
Aleykümselam. Namazlı bir arkadaş grubuna yönelmelisiniz. Arkadaşlarınız, akraba arasındaki beraber olmaktan haz aldıklarınız ilk değiştirmeniz gereken eyleminiz olmalıdır. İkinci olarak da bir ders halkasına muhakkak katılın. Üçüncü olarak da 'kılmıyorum/kılamıyorum' sözünü kullanmayın. Bu da şu demektir: Namaz kılmamayı normal gören sözler bile sarf etmeyin. Bir de dua etmeyi ihmal etmeyin. Her şeye rağmen hususi namaz duası yapın. Sabah akşam çokça dua edin. Acilen bir plan yapın ve namazlı hayata geçin. Allah yardımcınız olsun.