Fetva Meclisi
Soru
Kur’an-ı Kerim meallerine baktığımız zaman bir ayetin birden fazla hoca ve diyanetçi tarafından farklı yazıldığını görüyoruz. Sizin bana, gönül rahatlığıyla okuyacağım bir meal tavsiyeniz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mealler arasında ciddi bir fark olmaz, tercümede üslup farkıdır gördükleriniz. Aynı tercüme olması zaten mümkün olmaz. Diyanet'in mealini okuyabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Kur'an üzerindeki her çalışma berekettir, faydalıdır. Ancak hiç biri, onu asıl dilinden okumak gibi değildir.
Kur'an’ın her yeri Kur'an’dır.
Hocamızın meali özellikle hadislerle izah edilmesi bakımından da faydalıdır ve Türkçesi güzel bir mealdir. Meal okuyup anlama düzeyinde birisi için inşaallah yararlı olur.
Biri ibadettir diğeri ilimdir. Biri direkt sevaptır diğeri dolaylı sevaptır. Buna göre değerlendirme yapabilirsiniz.
Esasen bu hoş bir şeydir. Bu sizde ilerlerse bir çeşit evham olabilir. Zaman zaman meal okuyun ama okuduğunuz üzerinde keşifler yapmış havasına girmeyin. Okuyun bir şeyler hissettiğinizde o bölümün tefsirini okuyun. Tefsir okumadan zihninizde oluşturduğunuz keşif ve rahatlamalar sizi aleyhinize olacak neticelere sevk edebilir. Kur'an'ımız hacmi ağır bir kaynaktır, usulsüz kullanıldığında umulmayan ve beklenmeyen sonuçlara da sevk edebilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Resim konusundaki hadislere dikkat ederek fotoğrafın caiz olmadığını söyleyen âlimler bulunduğu gibi, fotoğrafın hadislerdeki resimle aynı olmadığını söyleyenler de vardır. Gereksiz fotoğraflardan uzak durmak ve mekânlarımıza fotoğraf asmamak en ihtiyatlısıdır.
Selamünaleyküm. Ashabı kiram hakkında bilmemiz gereken en önemli hususlardan biri şudur: Onlar da insandılar. Onlar da fani idiler. Onlar da hata ettiler. Büyüktüler ama masum değildiler. Allah hepsinden razı olsun. Zikrettiğiniz meseleler onların dinimiz ve kimliğimizdeki yerleri açısından bir anlam ifade etmeyecek kadar basit meselelerdir. İlgilenilir ve abartılırsa ayrılık nedeni olarak da ele alınabilir ama koca bir nesli sarsacak şeyler değildir. Ben öyle görüyorum. Öyle görmeyi dinimin kıyamete kadar bekası ve kâinat çaplı olması açısından zorunlu görüyorum.
Selamünaleyküm. Said Nursî rahmetullahi aleyh, kendi nevine mahsus kalemi olan biridir. Ona ait üslubu tanımayan için yabancı bir alan oluşmuş olabilir. Beyan ettiğiniz ifadeyi zannederim sizden duysa sizi şiddetle reddederdi. Derdi ahiret olan bir insan o şekilde müstekbir bir mantık sahibi olmaz. Ona intisab ettiğini iddia eden bazıları onun hakkında abartılı ifadeler kullanmaktadırlar. Korkmasalar ‘kul değildi’ bile derler. Öyleleri ne onun talebesi ne de Said Nursî’nin derdini anlamış kimselerdir. Evet, sözünü ettiğiniz ifade tarzı bunaltıcıdır ama ben şahsen o ifadeleri Said Nursî’nin genel kalemi içinde görüyor ve endişe edilecek seviyede görmüyorum. Ben onun eserlerini okurken de bana o sizin hissettiklerinizi hissettirmiyor. Aksine onun kalemindeki iman heyecanını şevkle seyrediyorum. Allah ona ve bize rahmet etsin.
Selamünaleyküm. Dinimiz iki kaynak üzerinden yaşanmaktadır. Bunların biri Kur'an diğeri de Peygamber aleyhisselamın Sünnetidir. Namaz başta olmak üzere ibadetlerimizin tamamı, mü'min ahlâkımız, günlük ilişkilerimiz ve diğer muamelatımız Sünnet kanalıyla bize intikal etmiştir. Sünnet kaldırılacak olsa ortada din diye bir şey kalmayabilir. En azından ayrıntıları kalmaz. Namazda da durum böyledir. Kaldı ki hacc ibadetinde de Kur'an’dan ayrıntıların tamamı alınmamaktadır. Nihayetinde hacca göre namazın ayrıntıları gayet az denecek durumdadır. Bu sebeple üç veya dört âyet haccı özetlemiş görülür. Mesele Peygamber aleyhisselamın Sünnetinin oturtulduğu yer meselesi olarak anlaşılmalıdır. O zaman sorun kalmaz.
Selamünaleyküm. Beşeri bir icadın tevhidi simgelemesi nasıl mümkün olur? İstiğfar gerektiren bir söz olarak görelim bunu.
Selamünaleyküm. Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır.