Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Bando Astsubay okulunu kazandım. Mülakatlara gideceğim ama bu meslek çalgı yani müzik bando mesleği. Bildiğim kadarıyla marşlar olacak. Bu meslek caiz midir? Seçersem eğer memur olacağım.
Cevap
Benzer fetvalar
Bereketsiz bir iş yapıyorsunuz. Kökten bırakıp uzak durun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu alan dikenler ortasında yatıp uyumak gibidir. Asla yapmamanızı tavsiye ederim. Kendinizi daha helal bir alana kaydırın
Bir mümin olarak boş vaktinizi böyle bir işle doldurmamalısınız. En azından müstehap bir şey değildir o. Siz kendinizi daha ilmi ve daha insana yararlı şeylerle doldurun. Allah yardımcınız olsun.
Bizim mesleğimiz dinimizdir. Dinimizden daha değerli bir şeyimiz olamaz. Olağanüstü denebilecek bir iki istisna belki geçici bir açma ruhsatı oluşturabilir, sıradan meslekler için böyle bir ruhsat yoktur. Dinimizden alıp dünyamıza verecek tek bir hüküm yoktur. Dünyamız dinimize feda edilmelidir.
O meslek bu ayrıntıda takılıp kalmanız durumunda sizi ezebilir. Niyetiniz samimi oldukça ve bir kasıt gütmedikçe buna takılmayın. Takılırsanız şeytana alet olabilir ve kendinizi bataklıkta bulabilirsiniz maazallah. İbadet kalitesinde bir meslekten günah yolları açarsınız kendinize.
Mesleğiniz mübarek bir meslektir. Kadınların özellikle bulunması gereken bir meslek olduğunu düşünüyorum. Başörtüsü kadar mahremiyet ve erkeklerle iletişim tarzını da düşünmelisiniz. İletişim tarzında mahremiyete dikkat ettiğiniz sürece işiniz değerlidir.
asker konusundaki diğer fetvalar
Verdiğiniz bilgi çerçevesinde, çalıştığınız bankanın sizlerden kesinti yaparak ticaretle iştigal eden şirketlere emek-sermaye şeklinde aktarması ve size kârını verdiğinde elde edilen bu kazanç helaldir. Fakat bankanız kesinti yapılan bu parayı faizde çalıştırıyorsa bu fazlalık faiz olup enflasyon farkının dışındaki miktarı fakir birisine vermelisiniz. Bankanın sizden yaptığı kesintiyi nasıl değerlendirdiğine dair bir bilginiz yoksa bunu banka yetkililerinden öğrenebilirsiniz. Ona göre de hareket edersiniz.
Mübarek bir düşünceye sahipsin. Yapacağın görev namaz ibadetini yerine getirirken ruhsat/geçici izin/esneklik verebilir. Ama namazları düşürmez. Kendinde tüm şartlarda namaz kılma iradesi ve kararlılığını görüyorsan arzuladığın bu işe yönelmen daha doğrudur. İşini ibadet olarak da görmelisin. Ancak namazlarını kılma konusunda (velev ki aksatma olsun) kendinde bir kararlılık görmezsen ibadetlerini yapabileceğin farklı bir alana yönelmeni tavsiye ederim. Allah'a secde edemeyeceğimiz ortamlarda biz yokuz.
Bacım, bu dertler sadece sizin dertleriniz değildir. Yaygın ve etkin bir dert olarak hepimizi ezmektedir ne yazık ki. Sabredip kazanacağız.
Allah işinizi kolay etsin. Sizi razı olacağı işlerle muvaffak kılsın. Zulmetmekten, zulüm görmekten korusun sizi. Şunu söylemeliyiz: Dağda eğitim veya faaliyet içindeki bir askerin orucu gerçekten zordur. Bunu esas olarak kabul ederiz ama zordur diye oruç tutmamayı da genelleştiremeyiz. Oruca niyetli olsun kardeşlerimiz. Yoğun faaliyet günlerinde uzun operasyon zamanlarında tutmayabilirler. Faaliyet esnasında ağırlaşanlar oruçlarını açabilirler. Tutamadıkları veya bozdukları oruçlar için sadece kaza tutarlar. Kışlada kaldıkları günlerde ise oruçlarını tutsunlar. Asker diye oruç tutmama durumu genelleşmesin. Böyle olursa biiznillah sıkıntı olmaz, melekler de onların yardımında olur. Allah’a emanet olunuz. Hepinize selamlar göndeririz.
Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun, batıla karşı yardımcınız olsun. Hakkı tutan kaldıran mümin olmayı size kolay kılsın. Bir Müslüman için “namaz kılmamaya/ertelemeye ruhsat” hiç bir zaman olamaz. Dolayısıyla “o belirttiğiniz durumlarda namazı erteleyin” gibi bir fetva olamaz. Sizin durumunuzdaki bir müminin şu şekilde bir uygulama yapması mümkündür: 1- Namazı vaktinde normal zamanlarda olduğu gibi eda etmeye kararlı olun. 2- Bir darlık söz konusu olduğunda sünnetlerini bırakarak sadece farzı kılın. 3- Namazı ilk vaktinden son vaktine kadar erteleme ile uygun bir vakitte kılmaya fırsat bulamazsanız öyle bir durumda öğleyi ikindi ile sadece farzlarını birleştirerek kılabilirsiniz. Akşamı da yatsı ile birleştirerek kılabilirsiniz. Bu da şu demektir: Gün içinde öğleye vakit bulamayacağınız bir durumda ikindi vaktinin son anı olan akşam namazı vaktine kadar ikisini birlikte kılmanız mümkündür. Buna cem etme diyoruz. Aynı şey akşam ve yatsı için de yapılabilir. Ya da sıkışık durumlarda önceden vakit ayarlama imkânı varsa ikindiyi öğlenin vaktine, yatsıyı da akşamın vaktine çekebilirsiniz. Bu da caiz olur sizin için. Yeter ki namazsız bir gününüz olmasın. Sabah namazı için ise böyle bir uygulama yoktur. Yalnız bu uygulama sadece sizin gibi olağan dışı olayların baskısı altında olanlar için getirilmiş bir ruhsattır. Her şeye rağmen bunu da yapma fırsatınız olmaz ise siz niyetinizi namazı kılmaya hazırlıklı tutun. Silah bırakıp kıbleye yönelemezseniz Allah Ğafûrdur. Allah yardımcınız olsun.
Allah yardımcın olsun, işini kolay etsin. Telefon nedeniyle namazı bozarsan tekrar yeniden kılarsın. Sünnetleri öyle bir durumda kılman gerekmez. Farzları kıl yeter.