Fetva Meclisi
Soru
Hocam sosyal hizmet uzmanı olarak çalışıyordum. Çocuklarla ve çeşitli sorunlar yaşayan öz aileleriyle çalışıp ilişkilerini yeniden tesis etmek, psikolojik ve sosyal destek vermek, hayata uyumlarını kolaylaştırmak ve hukuki dosyalarını takip etmek benim görevim. Bir kadın olarak bu mesleğe devam etmem dini açıdan caiz midir? İşyerinde başörtülü çalışmamıza izin veriliyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hukuk diploması ile yapılabilecek işlerin hemen hemen tamamı aynıdır. İki şeye dikkat edin: Yapacağınız iş dininize hizmet olsun. Ve harama direk gireceğiniz hiçbir iş yapmayın.
Selamünaleyküm. Eşiniz sizin izniniz olmadan çalışma hakkına sahip değildir. Siz de izin verirseniz günahına ortak olursunuz.
İnsan sağlığına hizmet eden her meslek dalı mübarektir. Özellikle ilk yardım hizmeti mübarek bir hizmettir. Evet, bilhassa kadınlar açısından ilave sorunlar ihtiva etmektedir. Sadece bu nedenle o meslekten uzak kalmanız gerekmez. Her şeye rağmen iffetin ve ibadetinle alakalı ciddiyetini muhafaza ederek o meslekte kalabilirsin. Bir zaman sonra bu iki hassas noktada kendini koruyamadığını anlarsan bırakırsın, şimdiden karar vermemelisin.
İyilik, iyiliktir. Merhamet, merhamettir. Müslüman da olsa kâfir de olsa can taşıyana yardımcı olunursa sevap kazanılır. İyiliğe ve merhamete muhtaç olana da dini sorulmaz. Kâfirlere meyletme/benzeme gibi bir risk olmadığı sürece iyilik yarışıdır. Yaptığı iş mübarek ve içi de rahat olsun.
Selamünaleyküm. Meseleyi sadece başörtüsü ile sınırlamayın. O bir gün çözülecektir. İnşallah sizin tahsiliniz bitmeden de çözülür. Asıl mesele, Mü'min bir hanım olarak sizin öncelikleriniz arasında hukuk olmamalıdır. Tıp ve onun alt branşları dışındaki bilimlerde hanımların tahsil görmelerinin zaruriliği yoktur. Sadece para kazanma ve makam elde etme imkânınız olacaktır. Bunlar da annelik, eşlik gibi hususiyetlerinizden taviz vermeye değmez şeylerdir. İşin asıl bu yönüne bakın. İyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Hanefi mezhebine bağlı iseniz grup halinde olmak da cevaz nedeni olmuyor. Çok zorunlu olmadıkça yalnız çıkmamanızı tavsiye ederim. Allah'a emanet olun.
kadın konusundaki diğer fetvalar
Kadın için yasak olan iki şehir arasındaki mesafeyi mahremsiz olarak gitmesi veya gelmesidir. Eşinizi oraya götürürken ki gerekçe dönerken de devam etmektedir.
Günümüzde ve kıyamete kadar mü'min kadınların mirası erkek kardeşlerinin yarısı kadar olacaktır. Kur'an’ımızın açık beyanı olan bir emri zaman ve mekân farklılığına göre değiştirmeyi düşünmek bile bizi bitirir maazallah. Küfür ehlinin harap ettiği bu dünyada kala kala Kur'an’ımızın bir hükmü mü kaldı sorun diye anılabilecek? Bunu konuşmak bile abestir. Bunu konuşanın da imanı tehlikeye girer.
Bayanlar iki kişi de olsalar mahremsiz olarak umreye gitmeleri caiz olmaz.
Ayakkabının nasıl olacağı önemli değildir. Önemli olan sağlıklı olması, kibir nedeni olmaması, kadını teşhir etmemesidir.
Allah rahmet etsin, Erbakan’ın en öncelikli sloganı: “Önce Ahlâk ve Maneviyat” idi. Bu sözdeki “maneviyat” iman kavramını yansıtıyordu. Senin de bir mü'min olarak hedefin bu olmalıdır. İmanın ve ahlâkınla nerede bulunabileceksen orası senin olsun. Yeter ki çocukça ve afakî düşünme. Gerçekçi ol; düşün, imanınla ve ahlâkınla istediğin yerde bulun.
Evi erkek geçindirir. Erkeğin parasını kadına bildirmesi de gerekmez. Kadın, evin geçimi sağlanıyor olduğu sürece bir şey talep edemez/etmemelidir. Kadın da çalışıyorsa kazandığı ona aittir. Kadının parasını erkek saklar veya harcamasına karışır diye bir şey yoktur. Aile içinde bu tür konular tartışma alanının konusu olursa şeytan o aileye kolay sızar, bunu unutmayınız.