Fetva Meclisi
Soru
Hocam kadınlara yarım hisse olan miras meselesi günümüzde nasıl uygulanmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min, 'Kur'an'da hata var' sözcüğünü ölür de söylemez. Söyleyeni dinlemez. Ne dediğimize dikkat edelim. İlim adamlarının daha iyi anlama ve tatbik etmeye yönelik çalışmalarını ulu orta ifadelerle karıştırmayalım. Allah hepimizi affetsin.
Mehir kadının hakkıdır. Babasından aldığı bir harçlık, çalışıp aldığı maaş ne ise bu da odur ve sadece kadının hakkıdır. Kadın ne zaman nasıl isterse öyle kullanır. Eşi dâhil kimsenin mihre dokunma hakkı yoktur. Dilediği zaman dilediği gibi kullanır.
Erkeğin evleneceği kişiye mirasımı istemeyeceksin diye bir şart koşması doğru değildir. Kadının da istemeyeceği yönünde söz vermesinin değeri yoktur. Zira miras ölmeden önce olmayan bir şeydir. Olmayan şeyin üzerinden sözleşme yapılamaz. Öldükten sonra eşinin mirasını istememek ise kadının hakkı olabilir.
Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.
Miras öldükten sonraki alınan maldır. Ölmeden önce babadan alınan miras değil hibedir. Babanın sadece erkek evladına vermesi, kızlarına vermemesi bir zulümdür. Bu zulüm kıyamet günü ondan sorulacaktır. Buna göre babasını düşünen bir evlat ise olana rıza göstermesi, dini alet ederek az aldığını söylememesi daha isabetli olur. Evet, kızların erkekle eşit olması dinen uygun değil ama kızların hibeden yoksun bırakılması da dine uygun değil.
Selamünaleyküm. Herkes razı ise, baskı söz konusu değilse o şekilde bölüşmenizde sakınca yoktur.
kadın konusundaki diğer fetvalar
Kadın için yasak olan iki şehir arasındaki mesafeyi mahremsiz olarak gitmesi veya gelmesidir. Eşinizi oraya götürürken ki gerekçe dönerken de devam etmektedir.
Mesleğiniz mübarek bir meslektir. Kadınların özellikle bulunması gereken bir meslek olduğunu düşünüyorum. Başörtüsü kadar mahremiyet ve erkeklerle iletişim tarzını da düşünmelisiniz. İletişim tarzında mahremiyete dikkat ettiğiniz sürece işiniz değerlidir.
Bayanlar iki kişi de olsalar mahremsiz olarak umreye gitmeleri caiz olmaz.
Ayakkabının nasıl olacağı önemli değildir. Önemli olan sağlıklı olması, kibir nedeni olmaması, kadını teşhir etmemesidir.
Allah rahmet etsin, Erbakan’ın en öncelikli sloganı: “Önce Ahlâk ve Maneviyat” idi. Bu sözdeki “maneviyat” iman kavramını yansıtıyordu. Senin de bir mü'min olarak hedefin bu olmalıdır. İmanın ve ahlâkınla nerede bulunabileceksen orası senin olsun. Yeter ki çocukça ve afakî düşünme. Gerçekçi ol; düşün, imanınla ve ahlâkınla istediğin yerde bulun.
Evi erkek geçindirir. Erkeğin parasını kadına bildirmesi de gerekmez. Kadın, evin geçimi sağlanıyor olduğu sürece bir şey talep edemez/etmemelidir. Kadın da çalışıyorsa kazandığı ona aittir. Kadının parasını erkek saklar veya harcamasına karışır diye bir şey yoktur. Aile içinde bu tür konular tartışma alanının konusu olursa şeytan o aileye kolay sızar, bunu unutmayınız.