Fetva Meclisi
Soru
Hocam askeri personellerin maaşlarının küçük bir kısmı OYAK şirketler grubu denilen bir sandığa kesiliyor ve belli bir zaman sonra bu şirketlerin kâr payından tüm personeller pay alıyor. Şirketlerin zamanla yaptıkları kârdan belli bir kısmını üye olan personellere dağıtıyor. Bankalarda bekletilip bekletilmediği hakkında net bir bilgiye sahip değilim sadece kâr payı olarak söyleniyor. Bu alınan pay faiz midir? Şüpheli duruma düşen paranın hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Dışarıdan bakıldığında bu bir ticaret gibi duruyor. İçine girmemiz için de verdiğiniz bilgiler yeterli değildir. Size şunu özel olarak zikredebiliriz: Parayı veren kişinin parası çalıştırılıyor ve elde edilen kâr da para sahibi ile çalıştıran arasında belli bir oranda taksim ediliyorsa sakıncası olmaz. Para sahibinin parası sermaye olarak garanti ediliyorsa yani sonunda parasını alması garanti ise bu durumda caizlik kalkar. Ya da işletmeden kâr edilmese bile para sahibi belli bir kâr yine alıyorsa bu da caiz olmaz. Para sahibi kâr/zarar ortaklığı ile buna girebilir. Arada süt işletmesinin olması durumu değiştirmiyor.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Selamünaleyküm. 'Yüzde yüz caiz değildir' şeklinde bir sözümüz yoktur. Herhâlde bir karışıklık olmuştur. Şunu söyleyebiliriz: Ticaret gibi tertemiz bir kazançtır diyemeyiz. Haramdır diyecek kadar da bilgimiz yoktur onlar hakkında. Ortada bir tereddüt vardır. Bu tereddüt, ana sütü gibi dememizi engelliyor. Dikkat ederek çalışmak zorundaysak çalışabiliriz. Dediğimiz budur. Bankayı zengin etmenin de gereği yoktur. Bu kurumlara yüklü para yatıranlar, verilen kârları almalıdırlar. Alınan kârlar, ona muhtaç olmayanın bir vakfa aktarması uygun olan bir paradır diye tanımlayabiliriz o parayı.
Faiz öyle bir musibettir ki, o musibete kim nereden ne kadar temas ederse o kadar faiz günahına temas etmiş olur. Bu nedenle faiz kurumunun faizli bir işine direkt destek niteliğindeki bir işi yapmamalısınız. Kendinize helal bir iş bularak oradan ayrılın. Allah yardımcınız olsun.
Önce bu hatadan ötürü tevbe edin, istiğfar edin. Tekrar benzeri bir bataklığa batmamaya azimli olun. Önceliğiniz bu olsun. İkinci olarak da anaparanızı alın gerisini de belirttiğiniz şekilde sizden uzaklaştırın. Tamamından arınmayı yani tamamını vermeyi tercih ederseniz daha da iyisini yaparsınız.
Selamünaleyküm. Hisse senetlerinin helal bir şekilde alınabilmesi için helal iş gören firmaların hisseleri olması gerekir.
asker konusundaki diğer fetvalar
Müzik sınırlarınız askeri marşlarla kalırsa sorun olmaz. Ama bu sınırları korumakta endişe ederseniz şüpheliden sakınmak vazifenizdir. Allah en doğru kararı vermeyi nasip etsin.
Mübarek bir düşünceye sahipsin. Yapacağın görev namaz ibadetini yerine getirirken ruhsat/geçici izin/esneklik verebilir. Ama namazları düşürmez. Kendinde tüm şartlarda namaz kılma iradesi ve kararlılığını görüyorsan arzuladığın bu işe yönelmen daha doğrudur. İşini ibadet olarak da görmelisin. Ancak namazlarını kılma konusunda (velev ki aksatma olsun) kendinde bir kararlılık görmezsen ibadetlerini yapabileceğin farklı bir alana yönelmeni tavsiye ederim. Allah'a secde edemeyeceğimiz ortamlarda biz yokuz.
Bacım, bu dertler sadece sizin dertleriniz değildir. Yaygın ve etkin bir dert olarak hepimizi ezmektedir ne yazık ki. Sabredip kazanacağız.
Allah işinizi kolay etsin. Sizi razı olacağı işlerle muvaffak kılsın. Zulmetmekten, zulüm görmekten korusun sizi. Şunu söylemeliyiz: Dağda eğitim veya faaliyet içindeki bir askerin orucu gerçekten zordur. Bunu esas olarak kabul ederiz ama zordur diye oruç tutmamayı da genelleştiremeyiz. Oruca niyetli olsun kardeşlerimiz. Yoğun faaliyet günlerinde uzun operasyon zamanlarında tutmayabilirler. Faaliyet esnasında ağırlaşanlar oruçlarını açabilirler. Tutamadıkları veya bozdukları oruçlar için sadece kaza tutarlar. Kışlada kaldıkları günlerde ise oruçlarını tutsunlar. Asker diye oruç tutmama durumu genelleşmesin. Böyle olursa biiznillah sıkıntı olmaz, melekler de onların yardımında olur. Allah’a emanet olunuz. Hepinize selamlar göndeririz.
Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun, batıla karşı yardımcınız olsun. Hakkı tutan kaldıran mümin olmayı size kolay kılsın. Bir Müslüman için “namaz kılmamaya/ertelemeye ruhsat” hiç bir zaman olamaz. Dolayısıyla “o belirttiğiniz durumlarda namazı erteleyin” gibi bir fetva olamaz. Sizin durumunuzdaki bir müminin şu şekilde bir uygulama yapması mümkündür: 1- Namazı vaktinde normal zamanlarda olduğu gibi eda etmeye kararlı olun. 2- Bir darlık söz konusu olduğunda sünnetlerini bırakarak sadece farzı kılın. 3- Namazı ilk vaktinden son vaktine kadar erteleme ile uygun bir vakitte kılmaya fırsat bulamazsanız öyle bir durumda öğleyi ikindi ile sadece farzlarını birleştirerek kılabilirsiniz. Akşamı da yatsı ile birleştirerek kılabilirsiniz. Bu da şu demektir: Gün içinde öğleye vakit bulamayacağınız bir durumda ikindi vaktinin son anı olan akşam namazı vaktine kadar ikisini birlikte kılmanız mümkündür. Buna cem etme diyoruz. Aynı şey akşam ve yatsı için de yapılabilir. Ya da sıkışık durumlarda önceden vakit ayarlama imkânı varsa ikindiyi öğlenin vaktine, yatsıyı da akşamın vaktine çekebilirsiniz. Bu da caiz olur sizin için. Yeter ki namazsız bir gününüz olmasın. Sabah namazı için ise böyle bir uygulama yoktur. Yalnız bu uygulama sadece sizin gibi olağan dışı olayların baskısı altında olanlar için getirilmiş bir ruhsattır. Her şeye rağmen bunu da yapma fırsatınız olmaz ise siz niyetinizi namazı kılmaya hazırlıklı tutun. Silah bırakıp kıbleye yönelemezseniz Allah Ğafûrdur. Allah yardımcınız olsun.
Allah yardımcın olsun, işini kolay etsin. Telefon nedeniyle namazı bozarsan tekrar yeniden kılarsın. Sünnetleri öyle bir durumda kılman gerekmez. Farzları kıl yeter.