Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben üniversite öğrencisiyim. Ek gelir için banka hesapları açtım ve onların kampanyaları üzerinden puan kazanıyorum. Bunu yapmak için kendi banka hesaplarımın arasında parayı döndürüyorum yani anlayacağınız bir para harcamıyorum. Kampanya şartlarına uyarak yapıyorum, bu kampanyaları araştırmak ve gerçekleştirmek için günde iki saat masa başında çalışıyorum. Harçlık sayılabilecek ufak bir meblağ kazanıyorum bu sayede, sizce bu haram mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Şüphesiz bir helal istiyorsanız elbette size farklı bir işe geçmenizi tavsiye ederim. Mevcut durumda ise haram diyemediğimizi siz de okudunuz. Önemli olan mal sahibi durumundaki şirketin haram iş yapıp yapmadığıdır. Elemanlarından birinin yanlışını onlar tasvip etmedikçe ne onlar ne de siz vebale girmezsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Sözünü ettiğiniz kurumlar, helal dairesini izlediklerini iddia etmektedirler. Bizim ise onlar hakkında diğer faizli bankalar için söylediklerimizi söylemeye belgemiz yoktur, kalbimiz de mutmain değildir. Dolayısıyla sizin oradan kazandığınızın haram olduğunu söyleyemem. Siz orayı daha yakından bilebileceğinize göre kararınızı da verebilirsiniz. Diğer bankalardan farkları olduğunu söyleyebiliyorsanız maaşınız size helaldir. Tereddüdünüz varsa o tereddüt kadar maaşınızda da sıkıntı var demektir. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Bereketsiz bir harçlık alıyorsunuz ama sizin için babanıza olduğu gibi haram değildir o para.
Selamünaleyküm. Babanızın kazancının helal olmaması elbette bir sıkıntıdır ama bu sıkıntı sizin için ikinci dereceden bir sıkıntı olabilir. İlk fırsatta kendi rızkınızı kazanmaya bakın, umreye de o zaman gidin.
Aç ve sokakta kalma derecesine gelmedikçe bankada çalışılmaz. Allah'a emanet olunuz.
Faize hizmet edenin kazancı helal olmaz. Bu işi terk edin, helal bir rızık kapısı bulun kendinize.
banka konusundaki diğer fetvalar
İnceleyebildiğiniz kadarı ile haramla iştigal yoksa sıkıntı da olmaz inşaallah.
Faizli olmayan bir işlemde kurumun o işlemi yapmak için takdir edilmiş masraflarını alması verdiği paraya faiz alması değildir. Genelde faiz, “verilen paranın yüzde şu kadarla geri verilmesi” veya ödemenin gecikmesi durumunda aylık/günlük olarak şu kadar gecikme farkı şeklinde işler. Masraf ise o işlemin yapılması için kurumun giderlerinin müşteriye o işlem çapında yansıtılması şeklindedir. Bu da faiz değildir. Kurum, bu isimle faizi kılıflandırmak gibi bir hileye başvurmuş ise müşterinin imzaladığı protokolde böyle “fark, faiz, gecikmede zarar tazmini…” gibi maddeler bulunmadıkça sorun olmaz biiznillah.
Direkt faizli bir bankanın memuru olmak caiz olmaz. Dolaylı olarak bankanın sizin şirketinizden iş alması sizin kazancınızı haram etmez. Bu ikisi arasında işinizi değerlendirebilirsiniz.
Faiz, ona şahit olanın bile vebaline ortak olduğu ağır bir günahtır. Faizli bir kurumun ürünlerini dinen geçerli bir özre dayanmadan satın almak ona ciddi bir kamuoyu desteği vermektir. Zaten banka da ticaretten çok bunu istemektedir. Bu nedenle acil ve zorunlu olmayan satın almaların faizli kurumlardan yapılmasında sakınca görmekteyiz.
Mü'min, kalbinin rahat etmediği işi yapmaz insandır. Borsayı bu şekilde görüyorsanız ondan uzak durmalısınız. Bir şirketin: İşinin haram bir iş olması, Helal bir iş yapıyor olsa da faiz alıp veriyor olması ve bunu şirket hesabı üzerinden yapması o şirketin hissesini almayı din olarak engeller. Zorunlu bir borçlanmadan kaynaklanan geçici bir faizli ilişki için o şirketin haram iş yapan şirket olduğunu söyleyemeyiz. Hiçbir şekilde faiz almak ve vermek arasında fark göremeyiz. Böyle bir bakış bizi maazallah ZİYA YAPAN MI YAPILAN MI sorusuna da götürebilir.
Buna ateşle oynamak deriz. Ateşle oynanmaz.