Fetva Meclisi
Soru
Mali sıkıntılar yaşadığım için nakit para ihtiyacı doğdu. Katılım bankalarında, yaygın olmamakla birlikte benim gibi zorda kalan kişiler için uygulanmakta olan iki yöntem olduğunu öğrendim. Bu iki yöntemin detayları özetle aşağıdaki şekilde. Bu yöntemlerle ihtiyacı gidermek caiz olur mu? 1. Banka Londra metal borsasında satılan değerli metallerden (platin, bakır, vb.) alım yapıyor. Bu metali size vadeli olarak satıyor. Sizin mülkiyetinize geçen bu metali sizin adınıza borsada satıyor ve elde edilen nakit parayı sizin hesabınıza geçiriyor. Siz öncesinde bankaya borçlandığınız vadede ödemeleri yapıyorsunuz. 2. Size ait bir malı (araba, vb) bankaya satıyorsunuz. Elde ettiğiniz parayla ihtiyaçlarınızı görüyorsunuz. Banka bu malı size leasing yöntemiyle vadeli olarak kiralıyor. Siz malınızı kullanmaya devam ediyorsunuz. Borcunuz bittiğinde banka, size kiralamış olduğu bu malı sembolik bir ücret karşılığında size devrediyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bulunduğunuz durumu siz daha iyi biliyorsunuz. Kalbiniz rahat ise kullanın.
Allah Teâlâ işinize bereket, kalbinize huzur versin. Şöyle yapın: Kendinize bir zekât günü belirleyin. Bugün kameri aylardan birinin günü olsun. Mesela Ramazan ayının dokuzu gibi. Her sene o gün geldiğinde; a- Kasanızdaki, bankadaki, cebinizdeki nakitleri, altınları (altın tek başına olduğunda kendi gramı üzerinden hesaplanır, burada değerini para olarak ilave edebilirsiniz.), elinizdeki çekleri (günü ne olursa olsun) toplayın, b- Dükkanınızda satılmak üzere bekleyen yedek parçaları fatura değeri üzerinden hesaplayın, c- a ve b kalemlerini birleştirin. Bu birleşim sizin zekât hesabı yapılacak olan mal varlığınızdır. d- SATMAK İÇİN BEKLETTİĞİNİZ arsa veya gayrimenkuller varsa onların da piyasa değerini c kalemine ilave edersiniz. İkinci olarak da; a- Önünüze gelmiş ödenecek faturalar, kesilmiş çekler, bir yolla ortaya çıkmış borçlar varsa bunları hesaplayın. b- Bu hesabı bir önceki toplamdan düşün. Geriye kalan değer yani elinizde borçlar düştükten sonraki net kalan 81 gram altın veya onun piyasa değeri kadar ediyorsa sizin bu sene zekât vermeniz gerekir. Daha aşağı düştü ise zekât vermeniz gerekmez. Zekât vermeniz gerekiyorsa eldeki net kalanın yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Onu hemen vermeniz gerekir ama elde nakit sıkıntısı varsa birkaç gün ertelemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Anlaşılmayan bir nokta varsa tekrar yazabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu sistem, yapı olarak fıkıh kurallarına uygundur ancak faizli bir kurum tarafından yapılırsa caizliğini yitirir.
Eğer bu işlemde hileli bir yol izleniyorsa ve faizli bir krediye dayanıyorsa caiz değildir. Ama gerçekten ihtiyacın olan bir klimayı alıp kullanıyor, sonra ihtiyaç kalmadığı için satıyorsan bunda bir sakınca olmaz. Ancak sırf kredi kartındaki limiti nakde çevirmek için yapıyorsan bu faizli bir düzenlemeye girebilir ve caiz olmayabilir. Rabbim sana helal ve bereketli kazançlar nasip etsin. Duaların için teşekkür ederim, ben de senin için dua ediyorum.
Allah Teâlâ işinize bereket, kalbinize huzur versin. Şöyle yapın: Kendinize bir zekât günü belirleyin. Bu gün kameri aylardan birinin günü olsun. Mesela Ramazan ayının dokuzu… gibi. Her sene o gün geldiğinde; a- Kasanızdaki, bankadaki, cebinizdeki nakitleri, altınları (altın tek başına olduğunda kendi gramı üzerinden hesaplanır, burada değerini para olarak ilave edebilirsiniz.) elinizdeki çekleri (günü ne olursa olsun) toplayın, b- Dükkanınızda satılmak üzere bekleyen yedek parçaları fatura değeri üzerinden hesaplayın, c- a ve b kalemlerini birleştirin. Bu birleşim sizin zekât hesabı yapılacak olan mal varlığınızdır. d- SATMAK İÇİN BEKLETTİĞİNİZ arsa veya gayrimenkuller varsa onların da piyasa değerini c kalemine ilave edersiniz. İkinci olarak da; a- Önünüze gelmiş ödenecek faturalar, kesilmiş çekler, bir yolla ortaya çıkmış borçlar varsa bunları hesaplayın. b- Bu hesabı bir önceki toplamdan düşün. Geriye kalan değer yani elinizde borçlar düştükten sonraki net kalan 81 gram altın veya onun piyasa değeri kadar ediyorsa siz bu sene zekât vermeniz gerekir. Daha aşağı düştü ise zekât vermeniz gerekmez. Zekât vermeniz gerekiyorsa eldeki net kalanın yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Onu hemen vermeniz gerekir ama elde nakit sıkıntısı varsa birkaç gün ertelemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.
1- Bir kere aile bütçesi şeklinde bir uygulama yapmayın. Sizin bir bütçeniz olsun, eşinizin bütçesi ayrı olsun. Bu bir ibadettir, namazı ortak kılamayacağınız gibi zekâtı da ortak veremezsiniz. Bütçeleriniz belli olsun, harcamayı dilediğiniz gibi ortak yapın. 2- Altınlarınız bulunduğuna göre siz borçlardan önce ZEKÂT MÜKELLEFİ idiniz. Borç bitiş tarihi olan son dört ayı başlangıç yapın. On ikinci ayın sonunda malınızın toplamının yani altınların değeri artı elinizdeki nakit paralar artı SGK'dan alacağınızın toplamı artı eczanedeki satılık olarak bekleyen ilaçların maliyet fiyatı üzerinden tutarı ve artı varsa başkalarından alacaklarınızın toplamını MALINIZ OLARAK BELİRLEYİN. 3- O ay içindeki ödemelerinizi yani tahakkuk eden vergi ve sigorta bedellerini, şahıslara olan borçlarınızı, faturası gelmiş elektrik ve benzeri ödemelerinizi bir önceki maliyetten düşün. Kalan miktar sizin zekât için ödemeniz gereken maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak vereceksiniz. 4- Zekâtı nakit olarak da verebilirsiniz. Eczanenizdeki ilaçlardan da verebilirsiniz. Mesela bin lira zekât tutuyorsa o bin lirayı nakit olarak da verebilirsiniz, üzeri fiyattan hesaplayarak bin liralık ilaç da verebilirsiniz. 5- Zekât gününde ödeme yapmanız nakit bulma zorluğu gibi bir nedenle sıkıntı oluşturuyorsa zekât borcunuzu hesaplayın. Mesela bin lirayı hesap edin. Onu zekât borcunuz olarak bir kenara kaydedin. Ara ara ödemelerle ya da ilaçlarla borcu bitirebilirsiniz. Bir ay veya üç ay taksitlendirilmesinde sakınca yoktur. 6- Zekâtı para veya ilaç olarak nasıl verecekseniz zekât alabilecek nitelikteki bir fakire vereceksiniz, bunu unutmayın. 7- Eşiniz de nisap miktarı mala sahip ise onun da böyle bir hesap sistemi olacak. 8- Kurbanı da siz kendiniz keseceksiniz. Eşinizin malı varsa o da ayrı bir kurban kesecek. Allah kabul etsin.
banka konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Banka promosyonları, direkt faiz değildir. Faiz şartları ona uymuyor ama soframıza gelebilecek bir helallikte olduğunu da zannetmiyorum.
Aleykümselam. 'Mecburen' deyimi bir savunma değildir. Yeterli birikiminiz yoktu ise işe girmeyecektiniz. Öyle veya böyle bir hata işlemişsiniz. Tevbe ve istiğfar etmelisiniz. Tekrarını yapmamaya da azimli olmalısınız.
Aleykümselam. Faizle direkt ve dolaylı ilişki caiz değildir. Faizli bir bankanın para taşıyan aracında çalışmak ise direkt hizmettir. Aç kalmadıkça yapmamalısınız.
Selamünaleyküm. Bankalar işlerini bilgisayar programları ile görmektedirler. Program satmak onlarla ortak olmak gibi görülmelidir.
Selamünaleyküm. Hisselerinin ağırlıklı sahibi faizci olan bir kurumu, ‘banka’ gibi görmeyebiliriz ama ‘bankanın arka kapısı gibi’ görmemize bir engel yoktur.
Selamünaleyküm. ‘Faizli bir işlem için de kullanılabilir’ ile ‘faizsiz işlemlerde de kullanılabilir’ arasındaki farka bakarak bu konuda karar verebiliriz. Bir programın bankacılar için üretilmesi ile üretilmiş bir programı bankacıların kullanması şeklinde de adlandırabiliriz bunu. Haram/helal kararı da buna göre verilir. 2-) Bankaya satışta helallik yolu gayet dardır. Bankacının bakkaldan ekmek alması ya da bakkalın ona ekmek satması haram değildir ama bankanın yemek ihalesine girip her öğlen yemeğini dağıtmak bankaya hizmettir.