Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. 1.) Kadın veya erkeğin mahremleri dışındaki kişilerle konuşmaları haram mı? (bir kadının kaynı ile konuşup aynı ortamda bulunması ne kadar doğru?) 2) Bir bayanın bayana avret mahali neresidir? Derslerde gördüğümüz diz ile göğüs üstüne kadardı, ama yeni göbek ve dize kadar olduğunu öğrendim. Aydınlatırsanız sevinirim.. 3) Banyoda örtünmenin sınırı nasıl? Banyonun büyüklüğü ne kadar olursa örtüye gerek kalmaz? 4) Bir bayanın adet süresi en az en fazla 7 gündür. Bazı bayanların 10 günde sürüyor. 7 günden sonra bayan namaz kılıp ibadet yapabilir mi? Yoksa 10 günün tamamlamasınımı beklemeli. Eğer 7 günde kanaması durmuş ise olan sarartılarla ibadetini devam ettirebilir mi? 5) Yatak odalarında aynanın bulunmamasının doğru olduğu söyleniyor bu ne kadar doğru. Benim arkadasım yatak odasında kı aynalardan çok korkuyor, geceleri uyuyamıyor. Bunun bir alakası var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Cinsel ilişki için örtünmeyi farz olan örtünme ve edep gereği olan örtünme olarak almalıyız. Farz olan örtün odanın kapalı olmasıdır. Edep gereği olan ise yataktaki bir çarşafla ne kadar olabiliyorsa o kadar olan örtünmedir. Tamamen kuralsız olmamak şeklinde de anlayabiliriz bunu. Bu örtünmenin yokluğu ya da bir an düşmesi haram değildir. Bilhassa belden aşağısının örtülü olması yeterlidir. Cinsel ilişki için kapalı olduktan sonra her yer müsaittir. Yatak odası şartı yoktur. Eşinizin temizliğini sizin üstlenmeniz daha doğrudur. Zaruret denecek bir durum oluşmamaktadır. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Sizin bekar olmanız veya onun bekar olması durumunda evlenebileceğiniz derecede olan bir kadınla aynı evde, onun ev kıyafetleri içinde iken beraber olmanız doğru değildir. Evet, sizin veya onun şu anda zihin olarak bir sıkıntısı yoktur belki. Hatta birbirinizi kardeş gibi görüyorsunuzdur ama vakti gelince de evlenen evleniyor. Bu nedenle böyle karma bir ortam İslamî değildir. Niyetlerin, samimiyetlerin iyi olması hükmü değiştirmez. Şeriat'ımız, fertlerin özel durumlarına göre değil yaratılışımızın gerektirdiği genel yapımıza göre hüküm verir. Sizin evinizin mesela bayram ortamındaki tatlı manzaranın yıllarca devam etmesi, dedenizin o zevki yaşaması da iyi bir şeydir. Dolayısıyla sizin bir orta yol bulmanız gerekir. a- Kadınlar ve erkekler, evli olsun bekar olsun mümkünse ayrı salonlarda otursunlar. Yemekler ayrı yensin. Tuvalet, banyo ihtiyaçları müstakil bölümlerde giderilsin. b- Bu ölçüyü kurmak fiziki mekân olarak mümkün değilse, bayanlar bedenlerinin rahatlıkla incelenemiyeceği bir kıyafetle evde dolaşsınlar. Bu kıyafet, bir çeşit sokak kıyafeti olsun. Ama dikkat edildiğinde bir erkeğin zevk alacağı incelik ve dikkat çekicilikte olmasın. c- Böyle bir ortamı oluşturamıyorsanız, belki de bunu isteyen ayıplanıyorsa o takdirde Allah'tan korkan biri orada zorunluluk kadar bulunacak, tatilini başka bir yerde geçirecek. Hoş bir ortamda üç gün duracağız diye Rabbimizin gazabına muhatap olamayız.
Selamünaleyküm. Aybaşı durumu ya başlar ya da başlamaz. Yok denecek kadar da olsa başlamıştır o. Fazlalığı on günden sonrasına kaydırmalısınız. Prof. Faruk Beşer'in kadınlara dair eserlerini inceleyebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bir kadının, banyosu ve mutfağı ayrı olan bir evde eşi ile beraber kalmasını istemesi dinen hakkıdır. Bu hakkı nikâh masasında konuşarak iptal ettirmedikçe bir erkek yok sayamaz. Anne babalar, çocuklarına baskı yaparak gelinlerini emirleri altında tutmaya çalışırlarsa zulmetmiş olurlar. Gelin bu zulme itaat etmek zorunda değildir. Erkek, ortayı bularak durumu düzeltmek zorundadır. Allah’ın tanıdığı hakkı kimse alamaz. Buna örf ve saire alet edilemez. Erkek de, bu durumu ebeveynine nezaketle izah etmelidir. Hanımlar da bir gün kaynana olacaklarını düşünerek konuşmalı ve tavır koymalıdırlar. ‘Ben o zaman böyle yapar mıyım hiç?’ demeleri de inandırıcı olmaz. Zira onlara eziyet edenler de ‘ben öyle yapmam hiç’ diyorlardı. Nesiller arasındaki farklılığı aşmak neredeyse mümkün değildir. En ideal olanı, anahtarları farklı evlerde yaşamaktır. Bunu yaparken de, anne babanın kırılmayacağı ve hizmetinin aksamayacağı şekilde bir ortam oluşturmaktır. Yorulan ve sıkıntıya giren kesinlikle erkek evlat olacaktır. Bu sorunu, iki tarafı kırmadan çözmek zorunda olan erkektir. Kadın, yaparsa insanlığı gereği yapacaktır. Hukuki zorunluluğu yoktur. Elbette, bu sıkıntılara giren erkek de yaptığının Allah rızası için yapılacağını ve bundan ecir kazanacağını unutmayacaktır.
Selamünaleyküm. Bayan hastalar bakımından sizin yaptığınız gerekli bir iştir. O işte ehil sayılabilecek bir tecrübeye erdi iseniz onu sürdürmenizde yarar vardır. Bulunduğunuz ortamın halvet olmamasına çok dikkat edeceksiniz. Halvet, üçüncü kişiye kapalı bir ortamda yabancı erkekle baş başa kalmaktır. Bunu temin ettikten sonra sakıncanın ana bölümü kalkar. Kendinizi koruyabiliyorsanız devam edin. Selamünaleyküm.
Selamünaleyküm. Avret bölgesini temizlemeniz çirkin bir haramdır, o işten kazandığınız her kuruş da size haramdır. Kıyamet günü kuruşuna kadar onun hesabını vereceksiniz. Bir husus da, sizin güzelleştirdiğiniz kadınlar sokakta o güzelliği teşhir ederken girdikleri vebale siz de ortaksınız. Bunu da bilin. İşinizin helal olan bölümünü yapın. Dünya, uğrunda cehenneme girmeye değecek bir şey değildir. Açlıktan korkmayın, Allah size de bize de yeter.