Fetva Meclisi
Soru
hocam kızım 16 yaşında lise öğrencisi başörtülü, başta istekliydi ama çevresinden etkilendi sonradan benimseyemedi.çevresinden çok etkileniyor.okula giderken başını örtmüyor.baskı yapmamız doğru mu serbest mi bırakmam lazım.nasıl davranmam gerek?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunu geçirdiği bir hastalık olarak görün. Hastalananı morga koymadıkları gibi siz de kardeşinizi böyle bir çıkışından dolayı itmeyin kendinizden. Daha yakın durun ona. Yoğun inatlaşmaya sevk edecek tartışmalar yapmayın onunla. Sabırla ve merhametle yanaşın. Bir zaman sonra aklını başına alacağını göreceksiniz biiznillah.
İnatlaşmayı tercih etmeyin. Onu dışlamayın. Rızanız olmadığını belirtin ama itmeyin. Dua edin, sonra o da sizin çizginize gelsin.
Kayacağını anladığın zaman hemen kenara çekileceksin. Bunun dışında yarının hesapları üzerinde şimdiden kafanı yorma. Allah yardımcın olsun.
Kızınızın bir rahatsızlık geçirdiğini kabul edin ve ona daha fazla yaklaşın. Açılmayı konuşmayın, tartışmaya girmeyin. O haliyle bile onu çok sevdiğinizi ve kabullendiğinizi hissettirin. Bunu becerebilirseniz bir zaman sonra geri döner biiznillah. Böyle yapmazsanız, sürekli örtünmeyi konu edinirseniz düşüncelerinde kökleşebilir ve umduğunuzu bulamazsınız maazallah.
Selamünaleyküm. Kızım, hiç Allah'ın emri ertelenir mi? İleride çok acı çekersin bu düşüncelerine. Ne mutlu sana ki, böyle bir baban var. Hiç geciktirme, başını da ört yüreğini de. İçin huzur dolsun. Sakın endişelenme. Önü açık dediğin şey ne ki? Hayatın önü açık mı, ne kadar daha garantimiz olacak? Sabret ve yılma kızım. Sakın yılma ve şeytana uyma! Babandan da git özür dile elini öp; uygun olanı sana emrettiği için ona minnettar ol. Haydi kızım, daha akıllı ve daha gelecekçi düşün. Allah yardımcın olsun.
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
arkadaş çevresi konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Onu bunu bırakın, arkadaş çevrenizi değiştirin. Sizin küfretmekten daha tehlikeli durumunuz o arkadaş çevresi ile bulunmanızdır. En kestirme olanı yapın, çevrenizi değiştirin. Küfretmek, fasıklık nedenlerindendir. Yani ağır günahlardandır. Mü'min ağız, temizdir. Allah diyen ağız berraktır. Dikkat etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Mesafeli durabilirsiniz. Zorunlu insanî ilişkileri yerine getirir ileri gitmezsiniz.
Selamünaleyküm. Burada anne babanın mesuliyeti elbette açıktır. Gence gelince, akil ve baliğ olmayı hak etmeyeceği bir durum varsa erginlik çağına girmiş olması bir şey değiştirmiyor. 'Baliğ' olmanın yanında 'akil' de olmak gerekir ki mesuliyet başlasın.
Peygamberler ve Allah'a davet edenler senelerce konuştular da netice alamadılar ama yılmadılar. Siz de onların yolunda iseniz öyle yapın: - Önce kendinizi canlı ve hareketli tutmaya bakın. - Yaşayarak anlatın, söyleyerek anlatın. - Eğlence konusu olmamaya önem verin. Vakarlı olun, seviyeli olun. - Sabrı en büyük silahınız bilin. - O insanlar için arkalarından dua edin. - Mikrobun size bulaşmasana karşı uyanık bulunun. - Bu işlerin yapılması asla sizi kendi ibadetinizden ve insanî görevlerinizden alıkoymasın.
Hepimiz mü'mince yaşamaya mecburuz. Mü'mince yaşamanın en temel ilkelerinden biri de mü'minleştirilmiş bir ortam oluşturup yaşamaktır. Mü'mince yaşadığını zannedip çevresini ihmal edenler kendilerinin de düşebileceği bir kuyunun kazıldığını anlamamaktadırlar. Elbette çevrenizle ilgileneceksiniz. Elbette arkadaşlarınız adına endişe edeceksiniz ama iki hususu unutmadan: a- Allah Teâlâ kimseye kaldıramayacağını yüklememiştir. Bu konuda da sorumluyuz ama takatımız kadar sorumluyuz. b- Hiçbir sorumluluk kendi özel sorumluluğumuz kadar değildir. Önce kendi kulluğumuzu düşünüp planlamalıyız. Sonra da dışımızdakileri planlayacağız. Allah yardımcımız olsun.
İman ve ahlâk sıkıntısı yaşayanlarla insan olarak ilişki içinde olabiliriz/olmalıyız da. Şunu da unutmamak zorundayız: Biz de insanız, onların etkilendiği gibi biz de etkilenebilir ve onlar gibi olabiliriz. Bu nedenle ‘insanî ilişki’ düzeyinde ve seviyeli bir beraberliğimiz olmalıdır. Onları ıslah etme gayretimiz bile bir risktir. Bugün onları kınadığımız şeyleri yarın biz yapıyor olabiliriz. Neticede bir mikrop her şeyi bitirebiliyor.