Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm hocam: Arkadaşlarım sürekli küfrediyor doğrusu artık etmemeye çalışsam da ben de arada bir küfrediyorum. Bununla ilgili dinin gereği nedir? Bununla ilgili bir ayet veya hadis var mı? Cevaplandırırsanız çok sevinirim. Allah'a emanet olun. Selamunaleyküm.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 'Müslüman’a küfretmek, ağırlığı açısından kâfir olmak kadar büyük bir günahtır' şeklinde anlaşılmalıdır. Dinden çıkaran bir küfürdür denmez.
Selamünaleyküm. Hayır, bunu küfür olarak görmek gerekmez. Bu bir hatadır, istiğfar bunu kapatır inşallah.
Selamünaleyküm. Bir insan iman esaslarını kabul edip yaşadıktan sonra Mü'min olmanın gereklerini yerine getirmiş olur. Bu sözlerinden dolayı ona kâfir diyecek hâlimiz yoktur. Ama bu sözlerin durduğu sabit bir yer de yoktur.
Selamünaleyküm. Hidayeti için dua edin. İnşallah dinden çıkmamıştır diye temenni edin ama durum anlattığınız gibi ise vahim.
Selamünaleyküm. Ehlisünnet'in iman ettiği hakikat şudur: Amel eksikliği, tembellik, ihmalkârlıktan kaynaklandıkça küfre girme nedeni olmaz. Küfür, imandaki sakatlıktan kaynaklanır. Allah'a ve Şeriat'ına imanda sıkıntı olmadıkça küfür söz konusu değildir. Bu noktayı yani küfürden aşağıda kalan ama imana da yaraşmayan noktayı FASIKLIK olarak isimlendiriyoruz.
Selamünaleyküm. Siz 'münafık' derken iki yüzlü anlamında dedi iseniz bu bir tartışma esnasındaki aşırılıktır. Kâfir anlamında dedi iseniz istiğfar etmeniz gerekir. Müslüman, dili ile söylemedikçe içinden geçenlerden ötürü bir vebale girmez. İkinci husus için de bir şey yapmanız gerekmez. Allah'a emanet olun.
arkadaş çevresi konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hatalı olan sizsiniz. Öyle bir liseye neden verdiniz kızınızı? Şimdi onu inatlaştırmadan sabırla ikna etmeye çalışın. İnatlaştırırsanız sizden ve evden soğur, kızınızı daha kötü kaybedersiniz. Yavaş yavaş ve inatlaştırmadan...
Selamünaleyküm. Mesafeli durabilirsiniz. Zorunlu insanî ilişkileri yerine getirir ileri gitmezsiniz.
Selamünaleyküm. Burada anne babanın mesuliyeti elbette açıktır. Gence gelince, akil ve baliğ olmayı hak etmeyeceği bir durum varsa erginlik çağına girmiş olması bir şey değiştirmiyor. 'Baliğ' olmanın yanında 'akil' de olmak gerekir ki mesuliyet başlasın.
Peygamberler ve Allah'a davet edenler senelerce konuştular da netice alamadılar ama yılmadılar. Siz de onların yolunda iseniz öyle yapın: - Önce kendinizi canlı ve hareketli tutmaya bakın. - Yaşayarak anlatın, söyleyerek anlatın. - Eğlence konusu olmamaya önem verin. Vakarlı olun, seviyeli olun. - Sabrı en büyük silahınız bilin. - O insanlar için arkalarından dua edin. - Mikrobun size bulaşmasana karşı uyanık bulunun. - Bu işlerin yapılması asla sizi kendi ibadetinizden ve insanî görevlerinizden alıkoymasın.
Hepimiz mü'mince yaşamaya mecburuz. Mü'mince yaşamanın en temel ilkelerinden biri de mü'minleştirilmiş bir ortam oluşturup yaşamaktır. Mü'mince yaşadığını zannedip çevresini ihmal edenler kendilerinin de düşebileceği bir kuyunun kazıldığını anlamamaktadırlar. Elbette çevrenizle ilgileneceksiniz. Elbette arkadaşlarınız adına endişe edeceksiniz ama iki hususu unutmadan: a- Allah Teâlâ kimseye kaldıramayacağını yüklememiştir. Bu konuda da sorumluyuz ama takatımız kadar sorumluyuz. b- Hiçbir sorumluluk kendi özel sorumluluğumuz kadar değildir. Önce kendi kulluğumuzu düşünüp planlamalıyız. Sonra da dışımızdakileri planlayacağız. Allah yardımcımız olsun.
İman ve ahlâk sıkıntısı yaşayanlarla insan olarak ilişki içinde olabiliriz/olmalıyız da. Şunu da unutmamak zorundayız: Biz de insanız, onların etkilendiği gibi biz de etkilenebilir ve onlar gibi olabiliriz. Bu nedenle ‘insanî ilişki’ düzeyinde ve seviyeli bir beraberliğimiz olmalıdır. Onları ıslah etme gayretimiz bile bir risktir. Bugün onları kınadığımız şeyleri yarın biz yapıyor olabiliriz. Neticede bir mikrop her şeyi bitirebiliyor.