İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ben yeni doğum yapan bir öğretmenim. Devletin verdiği doğum iznim okullar kapanmadan bitiyor. Bebeğim de henüz çok küçük. Bakıcıya bırakmak istemiyorum çünkü bulunduğum bölgede kimseyi tanımıyorum. Annem gelip çocuğuma bakabilir fakat evde başka kardeşlerim var. Bu durumda bebeğime bakmak için raporlu günlerin parasını bir fakire vermek koşuluyla rapor alsam caiz olur mu?

Cevap

Ücretini başkasına vermeniz sizi yalan iş yapıyor olmaktan kurtarmaz. Sahte rapor bir hiledir. Müslüman hile yapmaz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Devletin izin için meşru kabul ettiği sebeplerden birini göstererek rapor alırsanız aldığınız maaş helal olur. Hatıra binaen hileli bir rapor alırsanız aldığınız maaş da haram olur. Eşinizin mantığını ise anlayamadım.

Hocam ben sekiz aylık hamile bir kızınızım. Devlette öğretmen olarak çalışıyorum
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min ve yalan bir arada bulunamaz. Hile ile alınan bir mal da izin de haramdır. O izni gerçekten hak ediyordunuz da vermiyordu iseler bir sakıncası yok. Hayır siz, biraz daha dinlenmek istiyordu iseniz, o aldığınız maaş size helal olmaz. Bir yolla onu iade edersiniz. İadeniz mümkün değilse parça parça da olsa o kadar bir rakamı fakirlere verin.

Ben öğretmenim, yeni doğum yaptım ve doğum iznim bitince 45 günlük rapor aldım.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Raporlarda hile yoksa sakıncası yoktur. Geçmiş olsun.

Özel bir kurumda çalışmaktayım. İkiz hamileydim. Hamileliğimin 30. haftasına kad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu raporda yanlış bir beyan yoksa sıkıntı olmaz.

Eşim 4 ay önce doğum yaptı. Kızımın süt proteinine karşı alerjisi çıktı, sadece
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Raporun içeriği doğru değilse aldatma, hile ve yalan beyan olur. Kazancın helalliğine de sorun oluşturur. Allah muhafaza buyursun.

Hocam ben öğretmenim. Herhangi bir hastalık olmamasına rağmen bulunduğum yerde d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Başınızdaki yöneticiye sizin bir baskınız veya hileli bir yönlendirmeniz olmadan onun size böyle imkân sunmasından siz mesul olmazsınız. Böyle bir fırsatı değerlendirebilirsiniz. Ortada bir yanlışlık varsa o yanlışlığın hesabı sizin yöneticinize aittir.

Ebe olarak görev yapıyorum. Üçüncü yavrum dünyaya geldi. Devletin verdiği anneli

anne konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, fidyeyi siz veriyorsunuz ve sizin kardeşinize vermeniz caiz olur ancak bu fidye annenizin adına verildiği için annenizin kızına vermesi gibi bir durum olacaktır. Bunu böyle yapmamanız evla olandır.

Hocam annemin tutamadığı orucunun fidyesini ben evladı olarak ihtiyaç sahibi kız
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konuda bizim kanaatimiz olumsuzdur ama uygun bulan hoca efendiler de vardır. Onların kanaatine göre hareket edebilirsiniz.

Hocam sizin bilginize ilminize güvendiğim için çok itilaflı kaldığım konuda size
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tesettürün ne demek olduğunu, Rabbinin mü'min hanımlardan ne beklediğini o hâlde çok iyi biliyorsun. Çevren sebebiyle mi böyle düşünüyorsun yoksa kendi yaşantın seçimlerin açısından mı bunu güzel bir şekilde değerlendirmelisin. Ne istediğini, hayattaki beklentini netleştirmelisin. Sana tavsiyem; 2-3 ay kadar çevrene ve günlük meşguliyetlerine dikkat ederek geçirmen. Kendin için çok dua et. Namazlarını aksatma. Geçmişini bir kenara bırakarak önündeki günlere dair doğru kararları kendin ver. Geçmişi öne sürerek yarının heba etme. Bu tavsiyelere uyduktan sonra tekrar sürecini yazabilirsin. Fikrinde bir değişim var mı yok mu tekrar değerlendirelim olur mu!

Hocam ben çocukluğumdan beri Kur’an okuyan, namaz kılan ve oruç tutan bir genç k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Basiret ve feraset birbirine yakın iki kavram olarak Allah’ın kullarından bazılarına olayların, meselelerin iç yüzüne dair ince anlayış lütfettiği nimetin adıdır. Basiret sahibi insanların önsezileri doğruya daha yakın olur. Tahminleri, düşünceleri Allah’ın rızasına yaklaşmak içindir. Basiret ehli insanlar karanlıkta aydınlık gibi yürümeyi başarabilirler. Şüphesiz bunlar olduğu gibi Allah’ın ikramıdır. Bu bazen tamamen Allah’tan gelen bir nur olduğu gibi bazen de kişinin Allah’a daha iyi kul olmak için gösterdiği performansın dünyadaki karşılığı olarak sonradan elde edilir bir ödüldür. Siyasette, ticarette, ailede, eğitimde ferasetin önemi büyüktür. Bir ülkenin yönetimi için de dinin geleceğine yatırım yapmak için de feraset gerekir. İnsanlar ve kurumlar, geleceği tahmin etmede başarı gösterdiği kadar insanlığa hizmet edebilirler ve başarılı olabilirler. Aynı şekilde annelik/babalık ve hocalık da böyledir. Evlatlarının geleceğini, yirmi yıl sonraki gençliğin ve toplumun halini şimdiden görebilenler hem kendilerini hem de çocuklarını yetiştirebilirler. Böylece iman ehli bir nesil olarak kalabilme mücadelelerini yönetebilirler. Özetle, basiret ya da feraset gözün ötesinde kalple görebilme yetisidir. Kalbin doğruyu hissetmesi de denebilir. Böylesine kıymetli bir nimeti Allah, kullarından takva sahibi olma derdinde olanlara verir. Zaten karanlık sokaklarda etrafı aydınlatmak isteyenler, Allah’ın dost kulu olmak isteyenler olacaktır. Gözleri olduğu halde görmek istemeyenler için yapılacak bir şey de yoktur. Basiret ve feraset, Allah’tan gelen bir ikram olduğuna göre Rabbimiz buna hak eden kullarına verecektir. Rabbimizin feraset/basiret bahşettiği kullardan olabilmek için; 1. Güçlü bir imana sahip olmak gerekir. Bu da Allah’tan başkasının ölçü olmadığı bir disiplinde olur. Hayatımızdan İslam dışındaki anlayışları, uydurulmuş inançları çıkardığımız kadar sadece Allah’a kul olabiliriz. 2. Günah işlememek, işlenirse tevbe ile ondan kurtulmak ferasetin ikinci adımıdır. Allah’ın haramlarından uzak bir yaşam tarzı benimseyebilirse insan, Allah da onunla beraber olur ve ona öteleri gösteren gözler nasip eder. Başta kalp olmak üzere organların Allah’a itaat ettiği bir beden sahibi olmak zorundayız. Emrettiği ibadetlerini hakkıyla yerine getirmek ve Rabbimizin emanet verdiği azaları onun istediği şekilde kullanmak basirete kapı aralar. Özellikle gözün kullanımı feraseti direkt etkiler. İlim elde ettikçe, Kur’an ve sünnetle tanıştıkça insanın olaylara bakışı da gelişir. Olayları mümince değerlendirmek, yaşananları anlamlandırabilmek ayetlerin ve hadislerin ışığında çok daha kolay hale gelmektedir. Peygamberlerin yaşadıkları, Allah’ın yeryüzü kanunları, ahiret inancı gibi başlıklar insanı akıl sahibi olmasında ciddi manada etkiler. Allah kendi dini için fedakârlıklar yapan kullarını o uğurda sabit kılar. Bu sebeple herkes kendi kapasitesine göre dinimize hizmeti kadar Allah’tan yardım görür. Bu yardımların bir boyutu da Allah’ın kuluna feraset vermesidir. Dua etmek her işte olduğu gibi basiret arzusunda da geçerlidir. Anneliğe hazırlanan bir hanım için esasında yukarıda sayılan maddeler basiretle birlikte teslimiyete de katkı sağlayacak noktalara işaret etmektedir. Özellikle anne adayı için değerlendirecek olursak mesele şudur: İnsan, iman yüklü kalbiyle doldurduğu zihninin ürünüdür. Nasıl düşünüyorsa hayatı da ona göre yönlenir. Düşünceyi oluşturan da imandır. Allah ile bağı kuvvetli olan bir anne teslimdir. Tam bir Müslümandır. Allah ile beraber, Allah için yaşar. Bunun sonucunda şöyle düşünür: Karnımdaki bebek, ben ve benim dışımdaki milyarlarca insan Allah’a aitiz. Ben Allah’ın yaratacağı bir insanın yaratılması için Allah’ın kullandığı bir kulum. Varlığım ve yokluğum Allah’ın izniyledir. Yaşatan ve öldüren O’dur. Doğumum Allah dilerse çok kolay olur. Beni yaratan benim doğumumu da düşünür. İnsanların ne dediği ve beklediği beni ilgilendirmez. Allah beni bu çocuk ile sınayacak. Allah dilerse çocuk bensiz de büyür, yetişir ve eğitilir. Ben sadece anne olarak Rabbimin bana yüklediği sorumluluğumu yerine getiririm. Sonra Musa aleyhisselamın annesi gibi Nil’e salsam da o çocuk bana geri gelir. Firavun’un sarayına girse de Allah onu yetiştirir. İnsanlık onun için seferber olabilir. Yıllar sonra Allah’ın en güzel kullarından biri olarak insanlığın hidayetine sebep olabilir. Tam tersi de mümkündür. Nuh’un oğlu gibi helak da olabilir. (Allah korusun) Ben anneliğimi/babalığımı yapayım sonuçlar Allah’ın elindedir. Eşim bana destek olmasa da ben çocuğuma annelik yapabilirim. Çünkü benim yardımcım Allah’tır. Meryem gibi ben de eşsiz kabul ederim kendimi, bu kadar basit! Bu düşünceler, insanı dünyada rahat ettirir. Bedenler yıpranır, zorluklar bitmez ama kalp huzurlu olur. Teslimiyet böyle fikirlerde sabit kalmanın eseridir. Siz de çevrenizi yukarıdaki gibi düşünen insanlardan oluşturmaya gayret edin ve çokça Allah’a dua edin. Rabbim anneliğinizi, muhtemel evlatlarınızı bereketli etsin. Ümmetin yüz akı olmayı nesillerinizle birlikte sizlere lütfetsin. Âmin! Allah’a emanet olun.

Hocam bir Müslüman nasıl ferasetli ve basiretli olur? Bu çalışarak kazanılacak b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Doktor hanım, yazdıklarının hiçbirine itiraz edebileceğim bir nokta yoktur. Haklısın. Haklısın ama sana hakkını verebilecek birini bilemiyorum. Bu hayat böyle bir sürtüşmeler üzerine kuruludur. Bu sürtüşmeler esasen bizim imtihanlarımızdır. Kim kazanacak kim kaybedecek onu da ahirette öğreneceğiz. Sana tavsiyem şudur: Böyle bir ayrıntıya takılıp kalma. Dinini ve mesleğini en iyi şekilde ilerletmeye bak. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. İstanbul’da isen veya gelebilirsen de seni vakıfta görüşmeye beklerim.

Hocam ben yirmi beş yaşında elhamdülillah Müslüman bir kadınım ve doktorum. Tes
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ yüreğine huzur indirsin kızım. Sen öncelikli olarak: - Eşin ve aileni düşün. - Annene elinden gelen desteği yap. Babanı da aç kaldı düzeye geldiğinde himayene almaya çalış. Bunu da elinden geldiği kadar yapacaksın. Babana karşı dilinle ve elinle bir kötülük ulaştırma. Sus ve sabret. Gerisini de Allah’a havale et. O istediği kadar ağzını açsın, ne derse desin. Sen rahat ol. Allah’a emanet olasın.

Hocam az önce bir sohbetinizi dinledim. Anne babanız müşrik de olsa seveceksiniz

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.