Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi beş yaşında elhamdülillah Müslüman bir kadınım ve doktorum. Tesettürlüyüm kıyafet olarak ferace gibi giysileri renk olarak da tamamen kendi tercihimle siyah giyiniyorum. Yaşadığım zorlukları ve gözlemlerimi paylaşmak için yazıyorum. Elhamdülillah, sohbetlerinize sekiz yıldır katılıyorum ve sizden çok şey öğrendim. Akıl, mantık, ahlak ve insani değerlerin ön planda olduğu yaklaşımınız beni her zaman etkiledi ve yönlendirdi. Şimdi size kırık ve yorgun bir ruhla yazıyorum. Hayatta en güzel şeyin Müslüman kadın olmak olduğunu düşünüyorum. Ancak en zor şeyin de yine Müslüman kadın olmak olduğunu belirtmeliyim. Kendi deneyimlerimden yola çıkarak, bu zorlukları sizinle paylaşmak istiyorum. Mesleğim gereği birçok zorlukla karşılaştım. Doktor olarak, özellikle giyimim, yaşam tarzım ve duruşum nedeniyle beklenmedik yerlerde kendimi buldum. Bu zorlukları aşabilmek için çaba gösterdim ve Allah'ın rızası için doğruyu yapmaya çalıştım. Ancak en çok, kendi toplumumdan gelen eleştiriler ve kısıtlamalar beni yıprattı. Çevremdeki insanların gözünde sürekli bir günah sayacı olarak görülüyorum. Bu eleştirilerin ve kısıtlamaların özellikle kadınlar üzerinde yoğunlaştığını gördüm. Kadınların sadece dış görünüşleri ve giyim tarzlarıyla değerlendirildiğini, asıl değerlerin göz ardı edildiğini fark ettim. Bu durum, Müslüman kadınların yalnızca belirli rollerle sınırlı görülmesine ve toplumda yer bulmasının zorlaşmasına neden oluyor. Kadınların sadece giyimleri ve görevleri üzerinden değerlendirilmesi, asıl önemli olan değerlerin unutulmasına neden oluyor. İslam'ın öğretileri, kadınları sadece evde oturup ibadet etmeye yönlendirmiyor. Kadınlar da toplumda aktif rol alabilir, bilim ve ilim alanlarında başarılı olabilirler. Ancak bu potansiyelin farkında olmayan birçok kişi, kadınları sadece belirli rollerle sınırlıyor ve yeteneklerini göz ardı ediyor. Sonuç olarak, Müslüman kadınların potansiyelini tam olarak kullanabilmeleri için toplumda daha fazla güven ve destek olması gerekiyor. Kadınlar sadece dış görünüşleriyle değil, bilgi, yetenek ve karakterleriyle de değerlendirilmeli ve desteklenmelidir. Bu şekilde, Müslüman kadınlar toplumda daha etkin bir rol oynayabilir ve potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koyabilirler. Müslüman kadınlar olarak bunu gerçekten hak ediyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki Müslüman kadın bunları para kazanmak zorunda olmadığını bilerek yaptığı gibi, gerektiğinde çocuğunu düzgün yetiştirebilmek için gözünü bile kırpmadan bir kenara bırakacak kadındır. Hakkınızı helal edin, vaktinizi aldım. İnşallah sizi üzecek veya kızdıracak yanlış bir şey söylememişimdir, siz benim için çok kıymetlisiniz. Kusurum varsa affedin ve affedilmem için bana dua edin. Allah size dünyada da ahirette de iyilik versin. Allah’a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, büyük bir musibete düşmüşsünüz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sakın gevşemeyin ve yılmayın. Kural şudur: Ölüm hariç her derdin devası vardır. Doktorların 'yok' demeleriyle yetinmeyin. Farklı uzmanlarla tedaviye devam edin siz. Bu birinci hareket noktanız olsun. İkinci olarak da en büyük hedefiniz, sizdeki sıkıntıyı ikinci bir bayana sıçratmamak olsun. Kendi derdinizle yoğrulun ama ikinci bir insan kıyamet günü sebep olarak sizi göstermesin. Üçüncü olarak, sizdeki bu sıkıntıyı depreştirecek veya azdıracak sebepleri azaltmaya bakın. Şehvetinizi azdıracak yiyecekleri tespit edin, onları azaltın. Gözünüzü kışkırtan çevreyi daraltın. Dördüncü olarak da şunu yapın ki en önemli yatırımınız da bu olabilir: Hayatınızı size yetmeyecek kadar doldurun. Gün otuz saat olsa bile size yetmeyecek gibi olsun. İşi işle kovalayın. Boş saatiniz olmasın. Bu bölüm çok önemlidir. Beşinci olarak size şunu söylemeliyim: Bir kanser hastası düşünün. O hastanın mücadelesi, acıları, ağlamaları nasıl onun için bir sevap kaynağı ise sizin bu hastalıkla mücadelenizi de siz o şekilde bir sevaba dönüştürebilirsiniz. Sakın yılmayın. Yorulmaya razı olmayın. Üşenmeyin. Yoğun dua saatleriniz olsun. On yıl sonra da olsa düzeleceğinize umudunuz olsun. Allah Teâlâ ölüden diri çıkarıyor da size mi şifa vermez? Kültür düzeyinizi, yaşınızı, ailenizin meşgalesini ve benzeri özel dünyanızı tanıtacak bilgi vermediğiniz için size özel aktiviteler tavsiye edemiyorum. Belirttiğiniz boşalma yöntemi bildiğiniz gibi normal durumlarda caiz değildir. Bir haram bulaşma riskinize karşı sizin için caiz olabilir ama iyi bilesiniz ki, öyle bir rahatlamanın da kendine göre sıkıntıları olabilir. Size dua ediyoruz, Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Evet, bu zamanda ve bütün zamanlarda kadının işi zordur. Erkeğinki de zordur. Sizinki ise biraz daha zordur. Bunu bilmeniz ve ona göre kendinizi ayarlamanız gerekmez mi? Çevrenizi değiştiremezsiniz. Eşinizi avucunuzun içine alamıyorsunuz/almanız da zordur. Kendinizi ise şekillendirebilirsiniz. Başkalarının sıkıntılarını hesap edecek yerde biraz kendi üzerinizde helal olan değişiklikleri yapmaya çalışın. Mesela evde pantolon giyebilirdiniz. Helal olan şeyleri yapmaya çalışın. Bir de abartmayın konuları. Zaman ilerledikçe rahatlarsınız ama her şeyi kırk kere ölçmeye ve yorumlamaya kalkışırsanız kendi işinizi zorlaştırırsınız. Bu arada ibadetlerinize de yoğunluk verin. Bilhassa namaz kılmayı ve Kur'an okumayı sıklaştırın, içinizin açıldığını göreceksiniz. Size dualar ederiz, Allah yardımcınız olsun.
Eşiniz ile olan muhabbetinizi daima sıkı tutun. Siz eşinizin gönlünü yapmakla sorumlusunuz. Diğerleri mecbur olduğunuz bir şey değil. Fakat elbette Müslümana yakışan yumuşak huyluluk bellidir. Başkalarının evliliğinize müdahalesinden dolayı duyduğunuz rahatsızlığı daha stratejik bir biçimde kocanıza anlatıp bu konuda daha dirayetli durmasını sağlamaya çalışın. Siz de bu süreçte ona destek olun. Yorulunca ayağa kaldırın. Enerjik olun. Başkalarına olan tepkiselliğinizi de biraz kısıp kendi huzurunuza odaklanın. Bazen sorunlar onları bir miktar kendi haline bırakarak da çözülür. Bunu da gözetin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Her şey, tevbendeki ciddiyete ve kalıcılığa bağlı. Ne kadar kalıcı tevbe ettin ona bak. Gerçek bir tevbe sahibi kirli değildir. Temizle evlenebilir.
Kayacağını anladığın zaman hemen kenara çekileceksin. Bunun dışında yarının hesapları üzerinde şimdiden kafanı yorma. Allah yardımcın olsun.
Bu noktada eşin yüzeysel olarak da olsa doğruyu söylüyor. Sizin faaliyet isteğinizi zamana yayarak inatlaşmayı engellemenizi tavsiye ederim. Aksi takdirde şeytan yuvanızı dağıtmak için iyi bir fırsat yakalamış olur maazallah, dikkat edin. Aileniz ve huzurunuz faaliyetlerinizden daha öncelikli olmalıdır. Kanaatim budur.
anne konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ yüreğine huzur indirsin kızım. Sen öncelikli olarak: - Eşin ve aileni düşün. - Annene elinden gelen desteği yap. Babanı da aç kaldı düzeye geldiğinde himayene almaya çalış. Bunu da elinden geldiği kadar yapacaksın. Babana karşı dilinle ve elinle bir kötülük ulaştırma. Sus ve sabret. Gerisini de Allah’a havale et. O istediği kadar ağzını açsın, ne derse desin. Sen rahat ol. Allah’a emanet olasın.
Cinsel organların kendileri ve iç üreme organlarından üremeye etki eden bölümlerin nakli caiz değildir. Bunun dışındakileri caiz gören ulema vardır. Rahim, üremede direkt etkin bir organ olarak görülmüyorsa nakli yapılır şeklinde bir görüş vardır. Yine de bu tür nakillerin yapılmasına soğuk bakmak zorunda olduğumuzu düşünürüz.
Basiret ve feraset birbirine yakın iki kavram olarak Allah’ın kullarından bazılarına olayların, meselelerin iç yüzüne dair ince anlayış lütfettiği nimetin adıdır. Basiret sahibi insanların önsezileri doğruya daha yakın olur. Tahminleri, düşünceleri Allah’ın rızasına yaklaşmak içindir. Basiret ehli insanlar karanlıkta aydınlık gibi yürümeyi başarabilirler. Şüphesiz bunlar olduğu gibi Allah’ın ikramıdır. Bu bazen tamamen Allah’tan gelen bir nur olduğu gibi bazen de kişinin Allah’a daha iyi kul olmak için gösterdiği performansın dünyadaki karşılığı olarak sonradan elde edilir bir ödüldür. Siyasette, ticarette, ailede, eğitimde ferasetin önemi büyüktür. Bir ülkenin yönetimi için de dinin geleceğine yatırım yapmak için de feraset gerekir. İnsanlar ve kurumlar, geleceği tahmin etmede başarı gösterdiği kadar insanlığa hizmet edebilirler ve başarılı olabilirler. Aynı şekilde annelik/babalık ve hocalık da böyledir. Evlatlarının geleceğini, yirmi yıl sonraki gençliğin ve toplumun halini şimdiden görebilenler hem kendilerini hem de çocuklarını yetiştirebilirler. Böylece iman ehli bir nesil olarak kalabilme mücadelelerini yönetebilirler. Özetle, basiret ya da feraset gözün ötesinde kalple görebilme yetisidir. Kalbin doğruyu hissetmesi de denebilir. Böylesine kıymetli bir nimeti Allah, kullarından takva sahibi olma derdinde olanlara verir. Zaten karanlık sokaklarda etrafı aydınlatmak isteyenler, Allah’ın dost kulu olmak isteyenler olacaktır. Gözleri olduğu halde görmek istemeyenler için yapılacak bir şey de yoktur. Basiret ve feraset, Allah’tan gelen bir ikram olduğuna göre Rabbimiz buna hak eden kullarına verecektir. Rabbimizin feraset/basiret bahşettiği kullardan olabilmek için; 1. Güçlü bir imana sahip olmak gerekir. Bu da Allah’tan başkasının ölçü olmadığı bir disiplinde olur. Hayatımızdan İslam dışındaki anlayışları, uydurulmuş inançları çıkardığımız kadar sadece Allah’a kul olabiliriz. 2. Günah işlememek, işlenirse tevbe ile ondan kurtulmak ferasetin ikinci adımıdır. Allah’ın haramlarından uzak bir yaşam tarzı benimseyebilirse insan, Allah da onunla beraber olur ve ona öteleri gösteren gözler nasip eder. Başta kalp olmak üzere organların Allah’a itaat ettiği bir beden sahibi olmak zorundayız. Emrettiği ibadetlerini hakkıyla yerine getirmek ve Rabbimizin emanet verdiği azaları onun istediği şekilde kullanmak basirete kapı aralar. Özellikle gözün kullanımı feraseti direkt etkiler. İlim elde ettikçe, Kur’an ve sünnetle tanıştıkça insanın olaylara bakışı da gelişir. Olayları mümince değerlendirmek, yaşananları anlamlandırabilmek ayetlerin ve hadislerin ışığında çok daha kolay hale gelmektedir. Peygamberlerin yaşadıkları, Allah’ın yeryüzü kanunları, ahiret inancı gibi başlıklar insanı akıl sahibi olmasında ciddi manada etkiler. Allah kendi dini için fedakârlıklar yapan kullarını o uğurda sabit kılar. Bu sebeple herkes kendi kapasitesine göre dinimize hizmeti kadar Allah’tan yardım görür. Bu yardımların bir boyutu da Allah’ın kuluna feraset vermesidir. Dua etmek her işte olduğu gibi basiret arzusunda da geçerlidir. Anneliğe hazırlanan bir hanım için esasında yukarıda sayılan maddeler basiretle birlikte teslimiyete de katkı sağlayacak noktalara işaret etmektedir. Özellikle anne adayı için değerlendirecek olursak mesele şudur: İnsan, iman yüklü kalbiyle doldurduğu zihninin ürünüdür. Nasıl düşünüyorsa hayatı da ona göre yönlenir. Düşünceyi oluşturan da imandır. Allah ile bağı kuvvetli olan bir anne teslimdir. Tam bir Müslümandır. Allah ile beraber, Allah için yaşar. Bunun sonucunda şöyle düşünür: Karnımdaki bebek, ben ve benim dışımdaki milyarlarca insan Allah’a aitiz. Ben Allah’ın yaratacağı bir insanın yaratılması için Allah’ın kullandığı bir kulum. Varlığım ve yokluğum Allah’ın izniyledir. Yaşatan ve öldüren O’dur. Doğumum Allah dilerse çok kolay olur. Beni yaratan benim doğumumu da düşünür. İnsanların ne dediği ve beklediği beni ilgilendirmez. Allah beni bu çocuk ile sınayacak. Allah dilerse çocuk bensiz de büyür, yetişir ve eğitilir. Ben sadece anne olarak Rabbimin bana yüklediği sorumluluğumu yerine getiririm. Sonra Musa aleyhisselamın annesi gibi Nil’e salsam da o çocuk bana geri gelir. Firavun’un sarayına girse de Allah onu yetiştirir. İnsanlık onun için seferber olabilir. Yıllar sonra Allah’ın en güzel kullarından biri olarak insanlığın hidayetine sebep olabilir. Tam tersi de mümkündür. Nuh’un oğlu gibi helak da olabilir. (Allah korusun) Ben anneliğimi/babalığımı yapayım sonuçlar Allah’ın elindedir. Eşim bana destek olmasa da ben çocuğuma annelik yapabilirim. Çünkü benim yardımcım Allah’tır. Meryem gibi ben de eşsiz kabul ederim kendimi, bu kadar basit! Bu düşünceler, insanı dünyada rahat ettirir. Bedenler yıpranır, zorluklar bitmez ama kalp huzurlu olur. Teslimiyet böyle fikirlerde sabit kalmanın eseridir. Siz de çevrenizi yukarıdaki gibi düşünen insanlardan oluşturmaya gayret edin ve çokça Allah’a dua edin. Rabbim anneliğinizi, muhtemel evlatlarınızı bereketli etsin. Ümmetin yüz akı olmayı nesillerinizle birlikte sizlere lütfetsin. Âmin! Allah’a emanet olun.
Bu konuda bizim kanaatimiz olumsuzdur ama uygun bulan hoca efendiler de vardır. Onların kanaatine göre hareket edebilirsiniz.
Ücretini başkasına vermeniz sizi yalan iş yapıyor olmaktan kurtarmaz. Sahte rapor bir hiledir. Müslüman hile yapmaz.
Evet, fidyeyi siz veriyorsunuz ve sizin kardeşinize vermeniz caiz olur ancak bu fidye annenizin adına verildiği için annenizin kızına vermesi gibi bir durum olacaktır. Bunu böyle yapmamanız evla olandır.