Fetva Meclisi
Soru
selamun aleykum.Hocam biat edilecek kişide bulunması gereken özellikler nelerdir? bu özelliklerle ilgili hadıs varmı? biat ne şekilde olmalı. selam ve dua ile
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mesele şudur: Müslüman başı boş olamaz, bir lideri olmalıdır. O lider de cemaatleri, tarikatları, ulemayı bütün Müslümanları temsil etme gücüne haiz olmalıdır. Böyle bir lidere Müslümanların biat etmesi şarttır. Böyle bir lideri bulamayanların da öyle bir lider için çalışmaları şarttır. Yok olanı var etmek görevimizdir. Bunu hangi yolla yapabileceksek işimiz de o sayılacaktır.
Selamünaleyküm. Devlet adamına değil, Müslümanların başındaki Müslüman’a BEYAT sözü edilebilir. Gerisi ismi ile müsemması aynı olmayan şeylerdir.
Selamünaleyküm. Bid'at, sonradan çıkan şey demektir. Sonradan çıkan şey, bir asla benzetilmiyorsa onun için bid'at, fukahanın bir asla dayandırarak ortaya koydukları bir husus ise ona da güzel bid'at denmektedir.
Selamünaleyküm. Sakın cahillik etmeyin. Beyat, müminlerin kendi liderlerine dair bir kavramdır. Müminler, bir lider seçerse ona beyat edilir.Ama o lideri İngilizler getirirse ona başka şey edilir. Uzak durun, imanınıza dair meselelerle böyle oynanmasına asla izin vermeyin.
Selamünaleyküm. Namazın ses yükselticisi ile kılınması, namaza bir ilave değildir. Dolayısıyla bid'at kavramı ile ifade edilmesi yerli yerinde olmaz. Caiz midir değil midir şeklinde araştırılmalıdır. Bu hususta da caiz olmayacağına dair kuvvetli bir belge yoktur.
Selamünaleyküm. O veya başka biri, ulemanın, Ümmet'in otoritelerinin irşadı ile olmadıkça Ümmet'i bağlayan bir anlam ifade etmiyor. Kimse kendi aklına göre bir iş yapıp Mü'minlerin başına dert olmamalıdır.
biat konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Devrin imamı, Halife ve benzeri Müslümanların bütününü temsil eden kurumun başına bağlı olma anlamınadır. Bir tarikat şeyhi ve benzeri cemaat başı bu kavramın içini dolduramaz. Müslümanların bütününü kuşatan bir lider için söz konusudur bu. Müslümanlar böyle bir liderin emrinde olmak veya böyle bir projenin gayretlileri arasında olmak durumundadırlar. Aksi takdirde mesuliyetten kurtulamazlar.
Bu hususu ancak şu şekilde derleyebilirsiniz: İslam'ı Ümmet'i dert etmeden yaşayanın durumu (kimine göre kâfir kimine göre de günahkâr) iyi değildir. Ümmet'i dert ederek yaşayan ise bundan kurtulmuştur. Bunan adına beyat diyebilirsiniz, itaat diyebilirsiniz, bir vakıfta gayret diyebilirsiniz. Ne derseniz diyin sonuç, Ümmet diye bir derdinizin olup olmadığına kilitlenmektedir. Keşke böyle bir dertle dertlenebilsek! Bu bizi neticede siyasetten ticarete kadar her alanda daha büyük düşünen idraklere sevk edecektir biiznillah.
Selamünaleyküm. 1- Şeriat'ımız Mü'min kadınlardan cihat mesuliyetini birinci derecede mesuliyet olmaktan kaldırmıştır. Kadınlara yüklemiş olduğu nesil yetiştirme ve iffeti muhafaza görevini onun yerine koymuştur. Kadınların, kendi aralarında toplanmaları ve Allah'ın dinine hizmet için bir şeyler yapmaları kesinlikle güzel bir şeydir ama bu, onların ilgi alanları dahilinde olmalıdır ve nikâhlı olanlarının eşlerinin izni ile bunu yapmaları gerekmektedir. Biat ve benzeri şeyler de ciddiye alınacak tutumlar olarak kabul edilemez. Herkes haddini ve hacmini bilmelidir. 2- Aile içinde çocuk talebine karşı engellemenin kadın ve erkek arasında söz birliği ile yapılması gerekir. Bu hususta iki taraf da hak sahibidir. Taraflardan birinin kendi başına bu hakkı yok sayması caiz değildir. Eşlerin rıza ile bunu yapmaları gerekmektedir. Eşinizdeki bu durumun geçici olacağını düşünürüz. İnatlaştırmadan yavaş yavaş ikna etmeniz daha doğru olur. 3- Öğretmenlik göreviniz de, Şeriat'ımızın kurallarını koruduğunuz ve kadınlığınızı, anneliğinizi aksatmadığınız sürece mübarektir. Devam ediniz. Allah Teâlâ azminizi daim kılsın.
Bu bir kibir değildir ama insanı kibre de taşıyabilir. Öyle bir risk hissedince kendinizi değiştirirsiniz.
Hadislerde geçen imamlık sözü, siyasi lider anlamındadır. Ne yazık ki şu anda Müslümanlar olarak bu nimetten mahrumuz. Dolayısıyla biat edeceğimiz ve emrine itaat edeceğimiz “dinimiz adına başımızda duran” bir liderimiz yoktur. Şimdiki vazifemiz, bu nimetin geri gelmesi için gayret etmektir. Hocalar veya isimleri öne çıkmış kimseler bu makamı temsil edemezler. Ümmet olarak o nimete ermek için mücadele edeceğiz. Bizim kuşağımız eremese bile gelecek kuşakların ermesi için gayret ederek biz üzerimize düşeni yapıp kazanmış olacağız biiznillah.