Fetva Meclisi
Soru
Önceden, bilmediğim, öğrenmediğim ve günahını tahmin edemediğim için namaz kılmıyordum, kılsam bile mesela sabah namazına kalkmamanın amelime zararını bilmiyordum. Şimdi kılıyorum çok şükür, geçmiş hatalarım için de Rabbime tövbe ettim; umuyorum ve çok istiyorum ki kabul olunur. Ama benim eskilerden bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğum kul hakları varsa ne olacak, tövbe etmekle ve bir daha yapmamaya çalışmakla affolunur muyum? Yoksa bu günah sadece hak sahipleriyle benim aramda mı? Eğer öyleyse ben günahını bilmiyordum, o zaman durumum ne oluyor? Yani önceden bu konunun da önemini bilmediğimden aynı namazdaki gibi tövbe etmemle bu günahlardan da sıyrılmış olur muyum yoksa bunlar hep defterimde yazılı mı durur?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kul hakkı için böyle bir şey yoktur; kul hakkı ödenmedikçe yani helalliği alınmadıkça Allah onu affetmez. Namazın kılınmaması ise büyük günahlardan biridir. Tevbe edilmesi gerekir. Hac veya başka bir sebep affa neden olabilir ama garantili değildir. Kılınmayan namazlar kaza edilirse aftan kesin söz edilebilir.
Selamünaleyküm. Geçmişimizdeki hatalar, bir kul hakkı ihlali ise o hakkın sahibine ödenmesi gerekir. Bunun dışında daha doğrusunu öğrendikçe onu yaparak kulluğumuzu icra ederiz. Olması gereken de budur.
Selamünaleyküm. Eskileri unutabilen ve tekrarlamayan tevbe etmiş demektir. Tevbe eden de günahlarından kurtulur. Eskileri unutun, tekrar yapmayın. 'Helal ettim' demeniz yeterlidir.
Selamünaleyküm. Mesele kul hakkı ila alakalı bir mesele ise o hakkı sahibine iade etmek veya onunla helalleşmekle tövbeniz yerini bulmuş olur. Hak sahibi ile helalleşin, sıkıntınız inşallah biter.
Kul hakkı ile alakalı bir günah için sahibi ile helalleşmek şarttır. Onun dışındaki günahlar için samimi bir tövbe ve tekrar dönmemek yeterlidir. Devletin tatbik etmesi gereken cezalarla düşen günahlar vardır ama şu anda böyle bir imkân olmadığından en büyük umudumuz tövbedir. Allah yardımcımız olsun.
Allah’ın hakkı ile kul hakkının ayrı şeyler olduğunu kesin bir kural olarak tespit edebiliriz. Tövbenin ve imanın kapattığı hak, Allah Teâlâ’nın hakkıdır. Kul hakkı ödenecektir; çaresi yoktur. Ancak imandan önceki döneme ait ağır haklar asla zayi olmaz. Allah kimsenin hakkını zayi etmez. Şu kadar ki iman gibi bir barajı aşanın adına Allah Teâlâ, hakları hak sahiplerine verir. O kul da imanı sayesinde adına ödenen haklardan kurtulmuş olur.