Fetva Meclisi
Soru
Hocam, 7 ay önce evlendim. Hanımım çarşaflı. Benim ailemde haremlik selamlığa dikkat edilmiyor. Hanımım haremlik selamlığa dikkat ediyor, zaten ben de öyle istiyorum. Fakat dedemler, dayımlar çarşafıyla da olsa yanımızda oturacak çayımızı getirecek diyorlar. Haramsa şimdiye kadar niye hiç bahsetmedin diyorlar. Haramsa uçağa otobüse niye biniyorlar, onların yanında da çarşafıyla oturmuyor mu diyorlar. Onlar İstanbul'da, ben Rize'deyim, tatillerde gidiyorum ama bu sebepten dolayı gitmek istemiyorum. Şu ana kadar benimle konuşmadılar, bu sözleri hep anneme söylediler. Dedemler geçenlerde de kız istemeye gitmişler, kız tarafı çarşaflıymış ve orada birlikte oturmuşlar onlar niye böyle de biz böyleyiz demişler. Şimdi benim ne yapmam lazım, bana bir yol gösterir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Hocaefendi,Bu anlattıklarınızın hiçbir tutar tarafı yoktur. Sizde başka bir neden vardır da siz onu keşfedememişsinizdir. Taktiğinizi acilen değiştirin. Önce mü'min bir hanım olmasını yeterli ilk şart olarak belirleyin. Ondan sonra da bedensel zevklerinizi esas alın. Ardından da diğer şartları ele alabilirsiniz. İleri sürdüğünüz şartlarda esnek olmayı da baştan kabul edin. Yanlış yapıyorsunuz, tehlikeli bir iş yapıyorsunuz. Ne aileniz ne de siz; ateşle oynama hakkınız yoktur.
Aleykümselam. Allah sizi muvaffak kılsın. Sabır ve sebat ile yol almayı size de bize de müyesser etsin. Şunu ilke edinmelisiniz: Bir yerde haramla kesin bir şekilde yüzleşecek ve ona düşecekseniz, hiçbir şekilde taviz veremez, orada bulunamazsınız. Ortada bir ihtimal bulunuyorsa o takdirde de tedbirler alırız. Tedbirimiz yeterli oluyorsa ne ala, değilse imanımızı ve akıbetimizi düşünür, orayı terk ederiz. İlahiyatı buna göre düşünün. İlahiyat sonrasını da bu mantıkla ele alabilirsiniz. Ama her zaman mükemmeli arayan bir ev hanımlığını, iyi bir anneliği yeğlemelisiniz. Çarşaf şart değildir, tesettür şarttır. Tesettürü sağlıyorsa giydiğinizin adı önemli değildir. Allah'a emanet olun.
Çarşaflı olman şart değildir. Ona yakın bir kıyafet giyinin, onlar da rahat etsinler. En yakınınızdakilerle sürtüşerek bir yere varamazsınız. Zamana yayarak iş yapmayı becermelisiniz. Bir yılda gelinecek noktaya bir haftada gelirseniz dikkat çekersiniz, kendiniz de bıkarsınız zaman içinde. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Hatalı sizsiniz; kendinizi reşit olmayan biri durumuna sokmuşsunuz. İffetinizi her şeyin önüne geçirmek zorundasınız. Önce iffetiniz. Ailenizin beklentilerini ikinci sıraya itin. Sizin iffetinizi koruyacak bir bayan bulun. Kıyafetinden önce kadın ve ahlâk öne geçsin. Hemen evlenin, hemen. Size dua ederiz.
Bacı, “ben Müslüman değilim” diyen biri ile aranızda iman farkı oluşur. Bu farkla nasıl nikâhlı kalabilirsiniz? Önce bunu çözmelisiniz. Eşiniz Müslüman değil ise sizin nikâhınız yoktur zaten. Namaz kılmayabilir ama dinden çıkmak daha başka bir şey. Çarşaf ise tesettürün olmazsa olmazı değildir. Çarşaf olmayan ferace gibi tesettürler de var, onları giyebilirsiniz. Çarşaf yüzünden boşanmanızın anlamı olmaz. Tekrar ve daha geniş düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Bir mü’min kadının iş edinip çalışma mecburiyeti olmadan eşinin ona müreffeh bir hayat sağlama mecburiyeti vardır. Bunun karşılığında da kadının kadınlık dışında ek bir hizmet yapma mecburiyeti yoktur. Dinimizin genel ilkesi böyledir. Ne yazık ki dinimizi kendi hırs ve menfaatlerimize göre şekillendirmeye cüret ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Eşinizin sizden böyle bir şey isteme veya annesine istetme hakkı yoktur ama sizin bunu insanlık olarak yapmanız sizin artınız olur. Aile huzurunuzu sarsmadan sorun çözmeye gayret ediniz. Mevcut durumu değil ileriyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Ürettiğiniz mamüller helal, yenebilir mamüller olacaksa pastanenizden Yahudilerin pasta alıp onunla bir işler yapmaları sizin kazancınızı haramlaştırmaz. Böyle bir mantık güdülürse, içki masasında yenme ihtimali olan ekmeğin de üretilmesi caiz olmaması gerekir. Helal ve temiz şeyler ürettikçe pastane açabilirsiniz.
Aleykümselam. Helal yolla kazanılmış ve zekâtı verilmiş bütün mallar mubahtır. Malın çokluğu asla din dışı bir durum değildir. Verdiğiniz örnekteki gibi anlayışlar kâğıt üzerinde doğru gibi görülen ama realitede yeri olmayan sözlerdir. Helal kazanan, kazandığının zekâtını veren mü'minin ev veya başka bir malının çokluk sınırı yoktur.
Aleykümselam. Evet, sizin mehrinizden eşiniz sorumludur. Er geç o, ödemesi gereken bir borç olarak onun üzerinde kalmıştır. Yine de siz böyle bir meseleden ötürü huzurunuzu bozmamaya dikkat edin. Dikkat ederek ve kırmadan hakkınızı isteyebilirsiniz. Hiçbir maddi kazanç huzurunuz kadar değerli olamaz.
Aleykümselam. Boş dünya sözleri olarak anlamalısınız bunu. Kaldı ki böyle bir boş dünya sözleri de olsa kişinin namazının bozulması gibi bir durum yoktur. O anda kazanılabilecek faziletlerden mahrumiyet söz konusu olabilir.
Selamünaleyküm. Tevbe etmeden kimsenin günahı silinmez. Tevbe edecek ve tevbesine Sadık kalacak!
Aleykümselam. Helallik isteğinizden vazgeçmeyin. Siz helallik isteyin, haram ediyorum demedikçe de siz helallik almış olursunuz.