İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Bir kimsenin sütannesine karşı ne gibi görevleri vardır?

Cevap

İslâm ahlakının temel prensiplerinden biri de vefadır. Bir Müslüman’ın anne ve babasından sonra vefa göstermesi gereken şahıslardan biri de sütannesidir. Kendisi de sütanneler tarafından emzirilmiş olan Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bu şahıslara karşı sergilediği tavır, Müslümanlar için örnek bir duruş arz etmektedir. Hz. Peygamber , ilk sütannesi olan amcası Ebû Leheb’in kölesi Süveybe’ye karşı hep vefalı olmuş, kendisini emzirdiğini her fırsatta söylemiştir. (Buhârî, Nikâh, 20 [5101]; Müslim, Radâ‘, 15-16 [1449]) Peygamberimiz (s.a.s.), yanında çocukluğunun yaklaşık üç yılını geçirdiği sütannesi Halime’yi de hayırla yâd etmiş, ona ve ailesine karşı hep vefa duygusu içinde olmuştur. (Ebû Dâvûd, Edeb, 128 [5144-5145])
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuğun bakım ve büyümesinde emzirmenin önemli bir yeri vardır. Bu bakımdan emzirme, İslâm hukukunda çocuğa karşı yerine getirilmesi gereken önemli bir hak olarak görülmüştür. Allah Teâlâ “Emzirmeyi tamamlamak isteyen için analar çocuklarını tam iki yıl emzirirler. Onların normal ölçülerde yiyecek ve giyeceklerini sağlamak da babanın borcudur. Hiç kimse gücünü aşan bir şeyle yükümlü kılınamaz. Ne ana çocuğu yüzünden zarara uğratılsın ne de babası çocuğundan dolayı zarar görsün” (el-Bakara 2/233) buyurmuş ve emzirmeyi bir vazife olarak annelere yüklemiştir. Ancak aile isterse çocuğu sütanneye de verebilir. Annenin çocuğu bizzat emzirmesinin sağladığı yararlar dikkate alındığında meşru mazeret olmadıkça annelerin emzirmeden kaçınmamaları gerekir. Çocuğun sütanneye verilmesi durumunda emzirme karşılığında bir ücret talep edilirse, bu ücret baba tarafından ödenir. (el-Bakara, 2/233; et-Talâk, 65/6)

Ücretle sütanne tutmak caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zaruret yoksa böyle bir süt bağı oluşturmamanızı tavsiye ederiz size. Yaparsanız da sadece mahremiyet açısından bir sorumluluk olur. Eğitim ve geçindirme gibi konularda sütanneliği sorumluluk getirmez.

Hocam görümcemin bebeğiyle kendi bebeğimi süt kardeş yapma niyetimiz var. Bu kon
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkeklerin sünnet olması (hıtân), İslâm’ın şiarlarından biridir. Hz. Peygamber (s.a.s.) sünnet olmayı fıtrat gereği yapılan işler arasında zikretmiştir. (Buhârî, Libâs, 63, 64 [5889, 5891]; İstiʾzân, 51 [6297]; Müslim, Tahâre, 49 [257]; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/229 [7139]) Veli, çocuğunu doğumdan itibaren büluğ çağına erişene kadar herhangi bir zaman diliminde sünnet ettirmelidir. Dolayısıyla çocuğa özel tıbbi bir engel bulunmadığı sürece yeni doğan bebeğin sünnet ettirilmesinde dinen bir sakınca bulunmamaktadır. (Kudûrî, Tecrîd, 12/6120; Aynî, Binâye, 9/157-158; Mevsılî, el-İhtiyâr, 4/152)

Yeni doğan bebeğin sünnet ettirilmesinde dinen bir sakınca var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykumselam. Süt anne, anne gibidir, kocası da baba gibidir. Buna rağmen şu ilkeleri zikretmeliyiz: a- Süt annelik nikâhlanmaya manidir. Bakma, dokunma açısından öz anne gibidir. Halvet açısından yasak değildir. Beraber yolculuğa çıkılabilir. Annenin kocası baba gibidir. Annenin diğer çocukları öz kardeş gibidir. b- Süt anneliği ile miras hakkı doğurmaz. Süt emene süt annesinin nafakasını verme mecburiyeti getirmez. Bu iki çizginin ortasında bir iyiliğe iyilikle karşılık verme, ikram etme, alaka gösterme düzeyinde ilişki vardır. Dinimizin istediği de budur.

Selamunaleykum. Süt anneye karşı sorumluluk ne derecedir? Oğlum iki aylıkken abi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur’ân-ı Kerîm’de, sütanneler ve sütkardeşlerle evlenmek yasaklanmıştır. (en-Nisâ, 4/23) Hz. Peygamber de (s.a.s.) “Nesep bakımından haram olan süt bakımından da haramdır.” (Buhârî, Şehâdât, 7 [2645]; Müslim, Radâ‘, 12 [1447]) buyurmuştur. Bu yüzden kişi, kendi baba bir kardeşiyle evlenemeyeceği gibi sütbabasının diğer hanımından olan çocuğu da baba bir sütkardeşi olduğundan, onunla da evlenemez. (Serahsî, el-Mebsût, 5/133)

Bir kimse sütbabasının diğer hanımından olan çocuğuyla evlenebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ mübarek kılsın, mü'min, mücahit, âbid bir insan olsun. Size de ona da afiyetler versin. Emzirebilirsiniz de bir zararı olmaz.

Hocam benim oğlum 5 aylık. Nebe’ suresi dinleyerek uyuyor. Bu durumda süt vermem

AİLE HAYATI konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur’ân’da kendileri ile evlenilmesi yasak olan kadınlar zikredilirken “sütanneler” mutlak olarak gelmiş, emziren için herhangi bir din kaydı konulmamıştır. Bununla beraber bazı âlimler, süt emzirdikleri çocuklara haram gıdalardan yedirip içirecekleri endişesiyle gayrimüslim sütanne edinmeyi hoş görmemişlerdir. (Sahnûn, el-Müdevvene, 2/303)

Gayrimüslim kadının, bir müslümanın çocuğunu emzirmesinde sakınca var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm’da boşama yetkisi prensip olarak kocaya verilmiştir. Boşama yetkisini elinde bulunduran kocanın, bu yetkisini, nikâh akdi sırasında veya evlilik süresi içinde karısına veya bir başkasına devretmesi mümkündür. Buna “tefvîz-i talâk” denir. Tefvîz, nikâh akdi esnasında yapılabileceği gibi evliliğin devam ettiği bir zamanda da yapılabilir. Nikâh akdi esnasında tefvîz yapılacaksa bu, kadının o sırada bu hakka kendisinin de sahip olmasını şart koşmasıyla olur. Kadın bu hakka nikâh kıyılırken mesela “boşama yetkisi elimde bulunup, dilediğim zaman kendimi boşayabilme şartıyla evleniyorum” demesi ve erkeğin de bunu kabul etmesiyle sahip olur. Bu şekliyle boşama yetkisini alan kadın dilediği zaman boşanabilir. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/387-390; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 3/242, 314-324, 329) Tefvîz-i talâk, evlilik devam ederken de olabilir. Erkek, eşine, “Sen muhayyersin. Beni veya boşanmayı tercih edebilirsin. İstersen kendini boşayabilirsin, evliliğe devam konusunda karar senin.” gibi sözler ile boşama hakkını verebilir. Kadın bu tür sözlerle kendisine verilen boşama yetkisini aynı mecliste kullanmazsa hakkını kaybeder. Ancak boşama yetkisi “kendini her ne zaman istersen boşayabilirsin” gibi umumi bir ifade ile verilirse, kadın bu hakkı sözün söylendiği meclisle sınırlı olmadan istediği zaman kullanabilir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 4/76-79) Kadın, ister nikâh esnasında isterse evlilik devam ederken elde ettiği boşanma yetkisini kullanmak zorunda değildir. Kadın kocasının verdiği bu yetkiyi baştan kabul etmeyeceği gibi sonradan kendi rızasıyla da iade edebilir. Bu yetkiyi kocasına iade eden kadın tefvîz yoluyla elde etmiş olduğu boşanma hakkını yitirmiş olur. (Bilmen, Kâmus, 2/259)

Boşama yetkisinin eşe veya başkasına devredilmesi mümkün müdür?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Süt emme ve emzirmenin evlilik engeli sayılabilmesi için emme olayının kesin olarak sabit olması gerekir. Fıkıh bilginlerinin çoğunluğuna göre çocuğun ilk iki yaş içerisinde emdiği süt, az olsun çok olsun süt hısımlığının meydana gelmesi için yeterlidir. Buna göre; iki yaş içerisinde aynı kadından bir defa da olsa süt emen kız ve erkeğin birbirleriyle evlenmeleri caiz değildir. (Serahsî, el-Mebsût, 5/137; Kâsânî, Bedâ’i, 4/8) Şâfiî ve Hanbelîler ise süt hısımlığının oluşabilmesi için ilk iki yaş içinde ve bebeğin doyup da kendiliğinden bırakması sûreti ile ayrı ayrı beş kez emmesinin şart olduğunu söylemektedir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 8/171; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 5/130-131) Kocanın, eşiyle sütkardeş olduğunu ikrar edip, ikrarında ısrar etmesi ya da âdil iki erkek veya bir erkek ve iki kadının şahitliği ile sütkardeş oldukları sabit olan evli çiftlerin araları ayrılır. Bu durumda, çiftler arasında cinsel yakınlık olmuş ise kadın, belirlenen mehir ile mehr-i misilden en az olanı hak eder. Cinsel yakınlaşma olmamış ise kadın, mehir olarak bir şey alamaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/380-381) Şâfiî mezhebine göre süt akrabalığının varlığı, erişkin iki erkek, bir erkek iki kadın veya dört kadının şahitliğiyle ispat edilebilir. Yine bu mezhebin kuvvetli görüşüne göre, süt emmeye şahitlik etmek, mahremiyetin sabit olması için yeterli değildir. Şahitlerin; süt emme vaktini, emme sayısını ve sütün, emen çocuğun midesine ulaştığını söylemeleri gerekir. (Şâfiî, el-Ümm, 5/36; Nevevî, el-Mecmû’, 20/260) Buna göre, evlendikten sonra sütkardeş oldukları ihtimali beliren çiftler, Şâfiî mezhebinde ileri sürülen şartlar gerçekleşmemişse bu mezhebin görüşü doğrultusunda evlilik hayatına devam edebilirler.

Sütkardeş oldukları evlendikten sonra anlaşılan çiftlerin durumu ne olacaktır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur’ân-ı Kerîm’de, “Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.” (et-Talâk, 65/2) buyrulmaktadır. Bu âyetteki şahit tutma emrinin boşamaya mı yoksa ric‘î talâkla boşadıktan sonra dönmeye mi yönelik olduğu konusunda farklı görüşler vardır. Hanefîlere göre her ikisinde de şahit bulundurmak menduptur. Dolayısıyla boşama esnasında şahit tutma, boşama işleminin geçerlilik şartı değildir. Bununla birlikte fakihler bu buyruğun, hakların zayi olmaması ve ihtilafların önlenmesi gibi amaçlar taşıdığı noktasında birleşmektedirler.

Boşanma esnasında şâhit bulundurmak gerekir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Süt akrabalığı, emziren ve emen arasındaki süt emme fiilinden doğduğu için sütanne ve bazı akrabaları ile; süt emenin kendisi ve öz çocukları ile sınırlı kalmakta, bunların dışındaki akrabalar arasında evlenme engeli meydana gelmemektedir. (Kâsânî, Bedâ’i, 3/4; Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/118) Bu yüzden kişi, kardeşinin sütkardeşiyle evlenebilir.

Bir kimse kardeşinin süt kardeşiyle evlenebilir mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.