Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 2 ay önce ani bir şekilde kalp krizi nedeniyle babamı kaybettim. Babam şeker hastasıydı o gün baya baklava yemiş. Düğünde oyun oynamış kendini yormuş. Aileme babamın eceliyle öldüğünü o saatte zaten öleceğini defalarca anlatmama rağmen onlar hala baklava yemeseydi veya düğünde oymasaydı ölmeyecekti diyorlar. Böyle düşünmelerinin hükmü nedir hocam? Böyle düşünmeleri ve babam için gece gündüz ağlamalarının babama zararı var mıdır? Ve ölüler cuma günleri eve gelir mi? Çok teşekkür ederim hocam. Hayırlı günler..
Cevap
Benzer fetvalar
Ölümü düşünmek yerine ona hazırlık yapın. Sadece düşünmek açısından ölümü düşünmenin bir anlamı yoktur. İbadetlerinizi artırarak, Kur'an okuyarak ölüme hazırlanma tarzınız olsun onu düşünmeniz. Aksi takdirde tedaviyi gerektirecek bir hastalığı davet etmiş olursunuz.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, dinimiz de aklımız da, gördüklerimiz de diyor ki: Siz hastalık sahibi olduğunuz için ölüm endişesi taşıyorsunuz. Esasen bütün insanlarda o korku vardır da sizin gibi hasta olmadıkları için onu dillendiremiyorlar. Hepimiz öleceğiz ve ölümden korkuyoruz. Sağlığınıza zarar vermeyecek ek meşgaleler bulun kendinize, rahatlarsınız.
Müslüman iyi insan ise camide ölür diye bir kural yoktur. Şeytan sizi babanız hakkında evhama düşürmek istemiş siz de ona alet olmuşsunuz. Babanız hakkında isabetli olmayan düşünceye dalmışsınız. Müslüman’ın nerede ve nasıl öldüğü bizim için onun hakkında yönlendirici bir bilgi kaynağı değildir. Elbette secdede ölmek veya şehit olarak ölmek bir emeldir ama mühim olan Allah’a imanın içini dolduran bir hayat yaşamak, ihlaslı işler yapıyor olmaktır. Tuvalette ölmek veya ölmemek insanın tercih edip etmeyeceği işleri arasında değildir ki ondan ötürü bir mesuliyeti oluşsun, iyiliği veya kötülüğüne delalet etsin.
Onlar yaşıyorsa umudunuz güçlü demektir. Ellerini ayaklarını öpün, helalliklerini isteyin. Onlar ne kadar sert davransa da neticede erirler; anne babadırlar merak etme. Muhakkak onları yumuşatın. Bunu da ertelemeyin. Hemen yapın. Hediyelerle, tatlı sözlerle, aracılar koyarak yumuşatın. Onların ağzından 'aferin' aldın mı işin kolay demektir. Hatta seni kahvaltıya çağırdıklarında ailece yine mesele çözülmüş sayılır. Bundan sonra da onları üzecek bir iş yapmazsan Allah yardımcın olur. Anne baban ya da biri öldü ise o iş biraz zordur. O zaman dua etmen, onların arkasından hayırlar yapman bir umut olarak kalır ama umut!
Selamünaleyküm. Siz bir düşünün; evlilik harama düşecek boyutta sizi sıkıştırıyorsa, babanızın sınırları bitmiş demektir. Allah'ın dini size yön verecek baba karışamayacaktır. Evlenir gidersiniz. Ona karşı da nezaket kusuru işlemezsiniz. Buna çok dikkat edin. Eğer bu oranda sıkışmadı iseniz, onun yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka türlü Allah'ın rızasını yakalayamazsınız.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.