Fetva Meclisi
Soru
Evlilik için başladığım hiçbir ilişki tamamlanmadı. Çok ciddi bunalıma giriyorum. Düşünüyorum ve bazen isyan edesim geliyor. Nasıl bir düşünce içinde olacağımı bilemiyorum. Ne düşünmeliyim? Hakkımda hayırlısı değilmiş demek yetmiyor maalesef, inancımda mı sıkıntım var diye düşünüyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Kızım, biraz kendini sıkıştırıyorsun, dert ettiğin için de üzerindeki baskısı daha ağır duruma geliyor. Kendini kaderin kanatlarına sal, rahat edersin. Üzerine üzerine gitme, o sana gelecektir biiznillah.
Böyle bir hak şekli yok. Evlilik, ona hazır ve ihtiyaç duymuş herkese farzdır. Bir farz varsa ortada demek ki onu yapmaya imkân da vardır. Çünkü yapmaya imkân olmayan hiçbir şey farz olmaz. Allah taşıyamayacağı yükü kula yüklemez çünkü. Belki sizin haktan kastınız evlilik öncesinde alınan çeyizlik ürünlerin sizden önce kardeşiniz için alınmaya başlamış olmasıdır. Bu konu ise evlilik sırasından biraz daha farklı bir durumdur. Fakat aklınıza getirin ve hatırlayın ki bugün siz hazırlık eşyalarının önce kime alınacağının kavgasını yaparken evden birileri fitneye ve harama düşme tehlikesi ile karşı karşıya olabilir. Bu yüzden illa bir evlilik sırası varsa bu fitneye en yakından en uzağa olan kişiler arasında olur ancak. Bu konuları çok endişe uyandırıcı olarak görmemenizi tavsiye ederim. Sizin için asıl endişe verici olan, sizin huzurunuzu kaçıran, dedikodular ve alaylarla kalbinizi kıran ve şeytanın misyonunu yüklenmiş "evde kaldın" diyen kişilerdir. Onlardan uzak durun. Onlardan uzak durmadığınız sürece önce siz evlenseniz bile fitne fesattan yeterince uzaklaşmış olmazsınız. Çünkü o tip insanlar yine bir şeyler bulur ve fitne ateşlerini yakarlar. Allah'a sığının. Sabırlı olun. Dua edin. Evlenmek isteğinizi güvendiğiniz kişilere belirtin. Kısmetlerinizle görüşün. İstişareler edin. Allah nasip edince sizin işleriniz de kolaylıkla hallolacaktır inşaallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Siz haram yememe, Allah'tan korkarak yaşama azminizi bozmayın. Eşiniz, haramı inkâr eden biri ise nikâhınız tehlikeye girer. Öyle değilse eşiniz ortada bir durumda demektir. Dua edeceksiniz, sabredeceksiniz. Eşinizle yüz yüze bu durumu açıkça konuşun, rica edin. Bir zaman sonra bunu tekrar edin. Tamamen haramla beslenmedikçe ayrılma zorunlu olmaz. Bu durumu tespit ettirmek için imanına itimat ettiğiniz bir akrabayı devreye sokun, ondan fikir almaya çalışın. Dua etmeyi unutmayın.
Selamünaleyküm.Hanım kardeşim. Yirmi beş yaşı evlilik için son sınırdır diye bir kural mı var? Gereksiz yere sıkıntı etmeyin. Kim bilir sizi ne güzel bir yuva bekliyor; siz de gereksiz yere acele ediyorsunuz.İnsan evleneceği zaman erkek olsun kadın olsun, uzun bir şartlar listesi hazırlar kafasında. Bu şartların çoğu zamanla erir gider. Siz de aynısını yapacaksınız. İbadet şartından asla vaz geçmeyin ama tahsil çok da önemli değil. Ahlâklı bir okumamış, ahlâk yoksunu bir diplomalıdan daha değerlidir. Endişe etmeyin, her şey kaderle yürüyor. Siz araştırmanızı yapın,gelen tekliflerle ilgilenin. Üzerinize düşeni yaptıktan sonra gerisini Allah Teâlâ halledecektir.
Muayyen bir dua yoktur. Araştırmaya devam edeceksiniz. Ve asla, 'bari bu olsun' diyerek sizce uygun olmayan birine 'evet' demeyeceksiniz. Belki sizin vaktiniz gelmemiştir, acele etmenize gerek yoktur. Zamanı gelince her şey olur. Sabredin, yılmayın. Şeytanın sizi tuzağa çekmesine izin vermeyin. Kim bilir, Allah sizi, evlenmeniz durumunda başınıza bela olacak bir akıbetten korumaktadır. Neden acele edesiniz ki?
bunalım konusundaki diğer fetvalar
1- Asla hedefsiz kalmamalıyız. Yarına, bir yıl sonrasına, on yıl sonrasına ait, hayallerden bile oluşsa hedeflerimiz olmalıdır. Bu hedefler davamızla, özel hayatımızla ve mesleğimizle ilgili olmalıdır. 2- Ailenizle bağlantınızı biraz daha sıklaştırın. Daha sık ziyarete gidin. Oradaki arkadaş çevrenizi genişletmeye çalışın. 3- Mesleğinizden farklı kolay kitaplar okumaya çalışın. 4- Uykuyu düzensiz tutmayın. Disiplinli ve 7-8 saat arası bir uykunuz olsun. 5- Yemekte de aynı disiplini sağlamaya çalışın. 6- Yatarken kesinlikle Mülk suresini okuyun. Bildiğiniz dualardan okumaya çalışın. 7- Duygularınızı, düşüncelerinizi yansıtan küçük küçük makaleler yazın, o makaleleri bir arkadaşınıza gönderin, size yorum yapsın. Mesela her gün bir makale yazın. 8- Sıkıldığınız konuları listeleyin, başlık vererek onları konuşun. 9- Evliliğinizle ilgili bir değerlendirme yapın; evlilik vaktiniz gelmiş olabilir. Allah'a emanet olun, sıhhat ve afiyetiniz daim olsun.
Selamünaleyküm. Akılla alakalı sıkıntı yani kişinin 'deli' sayılabileceği durumlarda muafiyet olabilir. Psikolojik sıkıntı bu anlamda özür sayılmaz.
Asla bunun imanla direkt alakası yoktur. Depresyon iman zayıflığını göstermez, böyle düşünmemelisiniz. Allah Teâlâ size böyle bir hastalık yazmıştır, diğer kullarına da onlara ağır gelen hastalıklar yazmıştı. Bu dünya böyle sıkıntıların nedenlerini çözebileceğimiz bir yer değildir sabredip karşılığında ecir göreceğimiz sıkıntılar olarak görmeliyiz bunları. Tıbben yapılabilecek ne varsa büyük bir sabırla yap. Kendini yapabildiğin kadar meşgul edecek işlerle meşgul et, boşta kalma. İradeni güçlü kullan, kendini zayıf ve erimiş görme. Namaz başta olmak üzere farz ibadetleri ihmal etme, haramlardan kaçın. Allah Teâlâ yardımcın olsun.