Fetva Meclisi
Soru
Biz üç kardeşiz. Ben öğrenciyim. Annem ve babam ben dört yaşlarındayken vefat etti ve anneannem baktı bize bu yaşımıza kadar. Bu sırada devlet bize para verdi yetim kaldığımız için, kullanmadık bu parayı, birikti. O paraya zekât vermem gerekiyor mu? Şu an 23 yaşındayım ve üniversite öğrencisiyim.
Cevap
Benzer fetvalar
Zekâtın bir nisabı yani ölçüsü vardır. O ölçü 81 gram altındır. Bu nisaba ulaşınca zekât gerekir. Bu nisabın oluşması da altın ve altın gibi olan paralar toplamda ne kadar yaptığına bakılır. Mesela elli gram altın var, seksen bir grama yetiştirecek kadar da para varsa ikisinin toplamı nisabı oluşturmuş olur. Nisaba ulaştığımız anda da hemen zekât gerekmez. Üzerinden bir hicri yıl yani 355 gün geçmesi gerekir. Bir yıl geçince o nisap miktarı olan baraj elimizde ise yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Baraj eridi ise zekât gerekmez. Baraj büyümüş mesela 250 gram altın veya değerini bulmuş ise o toplamın yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Sizin ne zaman nisap miktarı malınız olduğunu bulmanız gerekiyor. O günden sonraki bir yılın dolduğu gün de zekât verecektiniz. Geçen yılları da bu şekilde telafi edersiniz. Allah kabul etsin.
Zekât, ferdi bir ibadettir. Topladığınız para, aranızda bölüşmediğiniz ve ortak rızanızla kullanılan bir paradır. O paranın zekâtı gerekmesi için size dağıtılması ve her birinize 81 gram altın alacak kadar düşmesi, ondan sonra da üzerinden 255 gün geçmesi gerekir. Eğer daha önce zekâtını verdiğiniz bir mal varsa bu malı ona ilave edebilirsiniz. Onunla beraber bu paranın da zekâtı verilir. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm.Dinimizde herkes kendi ibadet sorumluluğunu taşır. Zekât ve kurban bir ibadettir. Her ibadet gibi bunları da herkes kendisi yapar. Sizin zekâtınızın eşinizin zekatı ile bir alakası yoktur. kurban için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Eşiniz altınlarını, sizin ona sormadan kullanabileceğiniz şekilde size vermesi durumunda ona zekât sorumluluğu çıkmaz.
Kardeşiniz buluğ çağına gelinceye kadar yani on beş yaşını tamamlayıncaya kadar malından zekât vermeniz gerekmez. Hanefi mezhebine göre amel edenler için hüküm böyledir. Şu ana kadar verdikleriniz de diğer mezheplere göre doğru olandı, onda da bir sakınca yoktur, azalma oldu diye kabul etmeyin. Kardeşinizin malını korumanız gerekir. Emanet olarak aldığınızı da kesinlikle yerine koyun. Bu almaları da o mala ait bir deftere kaydedin ki ileride hak ihlaline sebep olmayasınız.
Aile içinde bile olsa ortak bütçe sıkıntılıdır. Mal üzerinde zekât, kurban ve hac gibi ibadetler yapılmaktadır. Her ibadette olduğu gibi bunlarda da bireysellik esastır. Bu nedenle ortak bütçenin muhatabı birden fazla kişi olacağından ibadeti kimin yapacağı da meçhul olur. Tıpkı namazı iki kişinin ortak kılmasına benzer bir durum olur. Size şunu tavsiye ederim: Altınlarınızı ikiye bölün. Bayanın ya da sizin, birinizin hissesi 80 gram altının aşağısına düşsün. O zekât ve kurban mükellefi olmasın. Diğeri de kurban kessin, zekât versin. Harcanır da azalırsa veya üzerine konur da çoğalırsa ona göre değerlendirme yaparsınız. Allah kabul etsin.
1- 81 gram altını baraj olarak belleyin. Zekâtın gerekip gerekmediği bu rakamla ortaya çıkacak. 2- Siz ve eşiniz iki ayrı kişiniz. Tıpkı namazda olduğu gibi zekâtta da birinizin ibadeti diğerini ilgilendirmemektedir. Herkes kendi sorumluluğunun gereğini yapacak. Buna göre bir hesap yapın. 3- Evinizdeki eşyalarınız, binek vasıtanız, iş yeriniz varsa o iş yerindeki alet ve takımlarınız zekât konusu dışındadır. 4- Borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturaları, taksitleri biriktirin. Bunları birikiminizden düşün. 5- Elinizde para, çek, veya benzeri değerli kâğıt olarak 81 gram altın muadili bir rakam kalıyorsa ve bu rakam bu baraj üstü olarak bir yıldır elinizde ise siz zekât vereceksiniz. 6- Bu durumda elinizdeki borçlar düştükten sonraki net rakamın yüzde iki buçuğunu zekât verin. 7- Bu sizin için ve eşiniz için iki ayrı kişilik olarak hesaplanacak. Mesela eşiniz vermesi gerekirken siz vermeyebilirsiniz. Ortak bir bütçe olmaz. Allah Teâlâ kabul buyursun.