Fetva Meclisi
Soru
Böbrek hastası birinin evlenmesi günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Asla günaha girmezsin. Babana karşı başka bir kusurun olmasın yeter.
Bu mesele kadim kitaplarımızda direkt geçmeyen bir meseledir, yeni gelişen tıp imkânları ile yapılabilmektedir. Muasır fakihlerin bir bölümü böbrek naklini caiz görmüşlerdir ama özellikle bazı şartların gerçekleşmesini de şart koşmuşlardır. Böbrek kaybı yaşayan için bütün tıbbi alternatifler bitmiş ve nakil son çare olarak kalmış olmalıdır. Bu nakille elde edilecek yarar muhtemel zararlardan fazla olmalıdır. Nakille beraber iyileşme ihtimali uzmanlarca yüksek görülmelidir. Böbrek verecek olan için bir tehlike söz konusu olmamalıdır. Böbrek, mükellef (akıllı ve baliğ) birisinin olmalıdır. Baskı ile alınmamalı, hür iradesi ile vermelidir. Böbrek nakli asla böbreği alınana ücret verilme şeklinde olmamalıdır. Ölüm veya kaza nedeniyle birisinden nakil yapılacağı zaman ölümü kesinleşmiş olmalı, ondan sonra böbrek alınmalıdır. Ölenden nakil yapılacaksa kendisinin ölmeden önce resmi bir bağış yapması ya da varislerinin bağış yapmaları şarttır.
Doktorun reçetesine uymakla vebale girmezsiniz. Allah Teâlâ ona afiyet size de sabır ihsan etsin.
Uzman doktor tespiti ile ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalık nedeniyle ayrılmayı talep etmek günah olmaz. Gerekli tedbirleri alarak evliliğe devam etmesinde de bir sakınca görülmez.
Böbrek hastası veya diyaliz cihazına giren biri için namazları; Zorlanıyorsa oturarak kılma veya yatarak kılma, Abdestinde zorlanılıyorsa ya da su kullanamayacak durumda ise teyemmüm yapma, Namazın kaçacağı kesin ise namazları cem etme mümkündür. Bunun dışında namazında bir farklılık yoktur.
İnsandan insana organ nakli ile alakalı olarak şu kuralları zikredebiliriz: - Varislerinin muvafakatı ile ölüden nakil yapılabilir. - Yaşayan bir insandan ONUN İÇİN HAYATÎ niteliği bulunan yani olun yaşamını tehlikeye atan bir nakil yapılamaz. Bunu şöyle anlayabiliriz: Muhtemeli bir sağlık için devam eden bir sağlığı tehlikeye atamayız. Mesela sağlıklı bir insanın kalbini ve benzeri hayatî niteliği bulunan organını o bağışlasa bile alıp hasta birine veremeyiz. - Hayatî niteliği bulunmayan organların ya da yenilenebilen bölümlerin verilmesi pek çok muasır âlim ve fıkıh kurulu tarafından caiz görülmüştür. Mesela böbrek verilebilir bir organ kabul edilmiştir. Bu hususta tam bir fikir birliği yoktur. Bizim kanaatimiz, ulemanın olur görüşünü saygıyla kabul etmekle beraber bu husustaki suiistimal endişesini göz ardı etmemek gerektiği şeklindedir. Yaygınlaştırılması üzerine düşüncelerimiz vardır. - Böyle bir nakil durumunda kesinlikle ticari bir işlem yapılmamalıdır yani verecek insan, BÖBREĞİNİ SATAN değil insan kardeşine hibe eden olmalıdır. - Ön tahliller tıbbın son verilerine göre net yararlı nitelikte olmalıdır. - Veren kişi, hayatını eksik yaşayacak şekilde bir zarar görmemelidir. - Böyle bir alıp vermede insan olmayı öne çıkarırız. İyi birine vermek elbette önemlidir ama insanlık ortak paydamızdır.
böbrek hastası konusundaki diğer fetvalar
Böbrek hastalığının hac ibadeti ile direkt bir alakası yoktur. Eğer doktoru izin veriyorsa ve kendisine farz ise hacca gider ve yapabildiği kadarı ile hac menâsikini yapar. Hac şartlarını kaldıramayacak durumda ise yerine başkasını hacca gönderir. Vekilinin yaptığı hac biiznillah onun haccı olur. Vekâletle hac yaptırdıktan sonra iyileşmesi durumunda ise tekrar gitmesi gerekmez.
Uzman doktor orucu sakıncalı buluyorsa böbrek hastası oruç tutmayabilir. Oruçlu olduğu bir gün içinde diyalize girerse orucu bozulur. O günü kaza etmesi gerekir. Bu durumda orucu bozan kanın temizlenip gıda takviyesi ile tekrar kendisine verilmiş olmasıdır. Tutamadığı oruçları iyileşip tutma ihtimali kalmadı ise her gün için bir fidye verir. Fidye verecek imkânı yoksa yapacağı bir şey yoktur.