Fetva Meclisi
Soru
Eşlerden birinde ortaya çıkan bulaşıcı hastalıktan ötürü ayrılma günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunu dert etmeyin. Muhakkak bir doktora görünün, eğer sizdeki bir hastalık ise tedavi ettirmiş olursunuz. Hastalık değil de başka bir doğal durum ise onu öğrenmiş olursunuz. Bu durum doktorluk durumdur, ihmal etmeyin. Elle rahatlamaya gelince, zamanla öyle bir alışkanlık sizi ve eşinizi içinden çıkamayacağınız başka sıkıntılara itebilir. Asla tavsiye etmeyiz size. Eğer kadın hastalıkları uzmanı size bunun başka çaresi olmadığını, elle boşalmanız gerektiğini söylerse o zaman caiz olabilir. Allah Teâlâ huzurunuzu baki kılsın.
Selamünaleyküm. Bunu yapan kadın ise, eşinin eşlik haklarına dikkat etmemesinden ötürü yapıyorsa sakıncası yoktur. Bunun dışındakileri ahlakî değildir.
Selamünaleyküm. Bunu yapan kadın ise, eşinin eşlik haklarına dikkat etmemesinden ötürü yapıyorsa sakıncası yoktur. Bunun dışındakileri ahlakî değildir.
Guslü gerektiren bir durum olduğunda geciktirmemek gerekir. Oldu da gusül geciktirildi diye de cinler musallat olmaz.
Tıp konusunda önce uzmanlık aramalıyız. Uzman olduktan sonra Müslüman arayışımıza gerek yoktur. Her ikisi de aynı oranda ehil olur, ücretleri de aynı olur da buna rağmen özellikle Müslüman olmayana gidebilir miyiz diye sorulursa o zaman Müslüman’a gitmen gerekir deriz.
Kadın veya erkeğin kendini elle boşaltması haramdır. Ama eşlerin birbirlerini elle boşaltmaları bu harama dâhil değildir.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Erkeğin hanımına bir ev vermesi hanımın haklarındandır. Helal bir şekilde onu sana vermesinde hiçbir sakınca olmaz.
Ne yazık ki eşiniz için hastalık sahibi demekten başka bir ifade bulamıyorum. O bir hastalığa tutulmuş durumdadır, yakın bir zamanda da tedavisi olmaz. Sabredip uzun zamanda iyileşmesini bekleyebilirseniz biiznillah umutsuz bir vaka olmaz zannederiz. Biraz da hamileliğin getirdiği gerginlik sizi zorluyor olabilir. Genel olarak çözümün nerede olduğunu yakalamışsınız ama geç kalınmış olabilir. Sabredip sözlerinizle, eylemlerinizle onun içine sızmaya çalışarak tedavi eden bir doktor gibi tavır takının ona. Duayı eksik etmeyin. Allah yardımcınız olsun bacı
Normal bir durumda sadece mehrinizi alabilirsiniz. Mehir de hiçbir şekilde pazarlık konusu edilemez, o bir borçtur. Onu kesin olarak almanız hakkınızdır. Çocuğun nafakası da onun görevidir. Evin durumuna gelince: - “Ortak” çalıştı iseniz yani “ben ve sen” mantığı ile çalıştı iseniz ev de o çalışmadan elde edilen her şey de ortaktır. Evli iken de ortaktı, ayrıldığınızda da ortak olacak. - Çalışırken siz “eşine yardım eden bir kadın” durumunda idiyseniz şu andaki durum ortaklık değildir, ev eşinize kalacaktır. Bu gerginliğin giderilmesi için ya bir aile büyüğü ya da boşanmayı yürütecek avukatın hakemliğine başvurun.
Keşke Müslümanlar olarak böyle kanunlarla ve eşlerimiz açısından bu ihtimallerle karşılaşmasa idik, keşke! Dinimiz açısından bu kanun hiçbir dayanağa oturmamaktadır. Müslüman olarak kendi açınızdan yapabiliyorsanız tedbir alabilirsiniz.
Kaynana ve kaynata nikâh devam ederken, boşama olduktan sonra veya eş öldükten sonra her durumda anne baba gibidir. Belli nezaket ölçülerine dikkat ederek eski eşinin babası ve annesi ile görüşebilir. Bir sıkıntı olmaz.
Evliliğin sonlandırılmasında üç yöntem vardır: - Talak, - Fesih, - Hul’ Üçü ile de evlilik sona erer ama bunlar birbirlerinden farklı olan uygulamalardır. Benzerlikler ve farklılıklarını şöyle özetleyebiliriz: 1- TALAK: Erkeğin kullandığı bir yetkidir. Onun rızası ve sözü ile geçerli olur. Gerçekleşmesi için mahkeme kararına gerek yoktur. Birinci, ikinci kademelerinde erkek iddet süresi bitmeden talakı geri alabilir. İddet bittikten sonra ise birinci ve ikinci kademede kadın isterse yeni bir nikâhla olmak şartı ile evlenebilirler. 2- HUL’: Kadının boşanmak istemesi ve bunun karşılığında kocası ile pazarlık etmesidir. Mesela aldığı mehri geri vererek veya başka bir şekilde anlaşır ve erkeğin “evet” demesi ile aralarındaki nikâh biter. Hul’ nikâhı sonlandırması bakımından bir bain talaktır. Hul’ için mahkeme kararı gerekmeden gerçekleşme olur. Böyle bir ayrılıktan sonra yeni bir akit ve yeni bir mehir ile tekrar evlenebilirler. 3- FESİH: Mahkemeye başvurulması ve mahkemenin aradaki nikâh akdini kaldırması (feshetmesi) ile gerçekleşir. Mahkemenin bu kararı ile taraflar birbirlerinden bir talepte bulunmazlar. Kadın, ödenmemiş ise mehrini alır. Böyle bir kararı mahkeme, eşlerden birinde eşlik yapamayacak eksiklik bulunması, erkeğin ev idare edemeyecek durumda olması, nikâhın esasında bir arıza bulunması, eşlerden birinin riddeti yani dinden çıkması gibi sebepler üzerine böyle bir karar verir. Mahkeme kararının geçerli olması için kadın veya erkeğin rızası gerekmez.