Fetva Meclisi
Soru
Eşten borç para alarak umreye gitmeye niyetlenmek doğru bir iş midir? Kendisine bu borcumu ödeyeceğimi taahhüt ederek gitmek istiyorum ve şu an itibariyle bir işle meşgul değilim. Kendisine, en kısa zamanda bir işe girip bu borcumu ödeyeceğimi söyledim. Kiradayız, çok şükür evimizi bir şekilde geçindiriyoruz. Bu şartlar altında gitmem sakıncalı mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman vize ile girdiği bir ülkede o ülke kâfirlerin ülkesi bile olsa kurallara uyar. Çünkü vize talep etmek, kurallara uymayı taahhüt etmektir. Müslüman ise sözünün eridir, taahhüdünün kölesidir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. O şahsa telim etmediğiniz parayı, yani yaptığınız harcamaları zekâttan sayamazsınız.
Selamünaleyküm. Bütün alacaklılarınızla görüşün. Durumunuzu izah edin. Kaçmadığınızı, borcunuzu itiraf ettiğinizi beyan edin. Hakkını helal edene teşekkür edin, onu listeden silin. Hakkını talep edenden de geniş bir zaman isteyin. Kabul ederse teşekkür edin. Etmezse acziyetinizi söyleyin, yapabileceğiniz bir şey olmadığını açıklayın. Neticede de ödemeye kararlı olun. Evde yatıp kalmayın. Çift mesai yapın, dilenin ama borçlarınızı aklınızdan silmeyin. Böyle yaparsanız Allah size yardım eder, onların kalbini yumuşatır. Sakın bu nedenle namazı ve diğer insani işlerinizi savsaklamayın. Siz, borcunuza sahip oldukça sıkıntı yoktur.
Aleykümselam. Umre nafile bir ibadettir. Bütün nafileler için geçerli olan kurallar umre için de geçerlidir. O kural da şudur: Başka bir farzı aksatmadan yapıldığında nafilenin değeri olur. Bir farzı ezerek nafile yapılmaz. Borçlu olmak iki türlü olabilir. Eğer alacaklı alacağını talep ediyor ise bir nafile yapmak için onu bekletemeyiz. Umre de yapılamaz demektir. Geniş zamanlı bir borç için ise böyle bir kural geçerli değildir. Evdeki evlendirilecek kız açısından da durum budur.
Eşinizin helal yolla kazandığı para ile ev geçindirmenizde bir sakınca olmaz. Eşiniz size itiraz ederse o zaman bunları düşünürsünüz. Yeni bir iş ayarlamadan da eski işinizi bozmayın.
Aleykümselam. Burada herkesin rızası varsa bir sıkıntı yoktur. Dinen yasak bir iş yapmış olmazsınız ama huzurunuz açısından risk aldınız. Baştan sorsa idiniz yapmamanızı tavsiye ederdik. İyi başlayıp iyi devam etmeyen işlerdir bunlar. Hayır ve bereket getirmesini dileriz.
borç konusundaki diğer fetvalar
Borç vermek bir külfete katlanıp iyilik yapmaktır. Paranın kaybı kadar sahibinin elinde bulunmaması da bir kayıp değil midir? Bankalar da zaten bu nedenle faiz almaktadırlar. Verilen borcun geri alınması esnasında kesinlikle bir ilave talep edilmeyecektir. Hem borç verip sevap kazanılacak hem de zarar edilmeyecek diyemeyiz. Her iyiliği bir bedeli olmalıdır. Vadesinde ödenmeyen borç bir zulümdür. Ödemeyen de zalimdir. Her zalim gibi borç geciktiren de Allah'ın huzurunda hesaba hazır olmalıdır.
Eşlerin birbirlerinin malında hakları yoktur. Herkes kendi malını dilediği gibi kullanır. Yapılan bedduanın da bir anlamı yoktur. Ancak kişi, kendi evini ihmal ediyor da başkasına borç veriyorsa burada sorun olabilir.
Şahısların ellerindeki paraların da ortak olup olmadığını belirtmemişsiniz. Eğer ağabeyinizin elindeki para da ortak bütçeden ise borcunuz bulunduğu için ona zekât gerekmez. Elindeki para onun, ortak bütçenize ait olmayan özel malı ise zekâta tabi bir mal durumundadır. Yılı dolmuş ise yüzde iki buçuğu zekât olarak verilir.
Borcunuz elinizdeki miktardan fazla ya da o miktar düştükten sonra geri kalan nisaptan az olduğu sürece zekât gerekmez.
Bir mü'min, bir ibadete niyet ettikten sonra, o ibadeti ondan düşürecek tarzda bir engelle karşılaşması halinde o ibadeti eda etmiş gibi bir sevap alır. Ancak niyet etmek, bir işi yapmayı hayal etmek değildir. Ciddi bir karara ve işi yapmaya hazır olmaya niyet diyebiliriz. Allah'a emanet olun.
Kimsenin faiz borcunu ödemek diye bir görevimiz yoktur. Ama elinizdeki haram parayı oraya atarsanız bir pislikten kurtulmuş olursunuz inşaallah.