Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşimin akrabaları genel olarak çalgılı düğünler yapıyorlar. Ben oralarda bulunmak istemiyorum dedim. Kendisi de oturursun bir köşede ama gelmesen olmaz diyor. Mesuliyet kabul etmiyorum sorumluluk sana ait dedim. Ben ne yapmalıyım sizce?
Cevap
Benzer fetvalar
Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Düğünlerde iki türlü hata ortamı bulunabilmektedir. İlki yüzde yüz haram olan durumların meydana geldiği ortamlar: Alkol kullanmak, kadın-erkek bir arada oturmak, gelin ve damadın karma bir ortam önünde bulunup fotoğraf çekilmesi, erkek ve kadınlarla tokalaşmaları vb. Bu şekildeki düğünlere abimiz-ablamız-kardeşimizin düğünü olsa da katılmayız. İkinci ortam ise bu düzeyde olmayıp basit düzeydeki mekruh işlerin, laubalilik sayılabilecek durumların olduğu ortamlardır. Bu tarz düğünlere katılıp, daha iyi olanını tavsiye etmeyi tercih ederiz. Yakın akrabamız böyle bir düğün yapıyorsa gitmememiz yanlış olur. Bahsettiğiniz düğüne katılmamak babanızla sizi karşı karşıya getiriyorsa asla tartışmaya girmeden, sert cevaplar vermeden onu ikna etme yoluna girmelisiniz. Düğün günü öncesinde yapılacak yardım adına ne varsa kendinizin yapmasını teklif edebilir, bu bakımdan elinizden gelenin fazlasını yaparak yanlarında olduğunuzu hissettirerek ikna yolları arayabilirsiniz. Önemli olan, elinizden gelen tüm çabayı sarf edebilmek, Allah'ın rızasını kazanmaya çalışırken ailenizi önemsemeyen, babanıza isyan eden üslup ve davranışlarda bulunmamaktır.
Üniversite veya başka bir yer değişmez; Müslüman için her yer ve her zaman dinine göre yaşayacağı yer ve zamandır. Belirttiğiniz ortamda kız erkek karma olma durumu sizin için bir risk oluşturmaktadır. Evet, zaruret olarak bir arada bulunulabilir ama bu zarureti gevşetmeniz durumunda şeytanın sizi günaha sevk edebileceğini unutmayın. Size şunu söylemem gerekir: Melekler sizi bir an bile bırakmadan izliyorlar. Her şeyi yazıyorlar. Yarın Allah'ın huzurunda mahcup olacağınız işleri yapmamalısınız. İbadetlerinizi ihmal edebileceğiniz, ahlakınızdan taviz verebileceğiniz her iş ve ortam sizin için sakıncalıdır. Böyle bilin.
Ortada şöyle bir gerçek var: Oturup kalkmadaki mahremiyet inceliklerine dikkat edilerek girip çıkma yapılıyorsa sizin eşinizin ailesi ve yakınlarına ziyarete gitmeniz insanî olan, gerekli olduğu tartışılamayacak olan bir hakikattir. Bunu sormaya bile gerek yoktur. Ancak durum sizde olduğu gibi kadının psikolojik de olsa eziyet görmesine neden olan tavırlar barındırıyorsa gitmek zorunda değilsiniz. Eşinizin sizi her durumda eziyetten koruması gerekmektedir. Yakınlarının sılayırahimi kadar sizin korunmanız da ona görevdir. Eşinizin yakınları sizin kan bağı ile oluşmuş yakınlarınız değildir. Dolayısıyla onların sılayırahimi size farz değildir. Eşinizin bunu zorlamaya hakkı yoktur. Eşiniz sizi eziyet görmeye karşı koruyamadığı bir yere götüremez. Şunu bilmenizde fayda vardır: Aile bu tür tartışmaların başlaması ile risk altında kalır, keşke bu tartışmaya girmese idiniz, sabredebilse idiniz, çok daha iyi ederdiniz. Dinen size mecburiyet getirilmemiş olsa bile sizin aile huzurunuzu dikkate almanız sizin lehinize bir durumdur.
Başka bir ayrıntı yoksa sadece kocası yanında olan bir kadını ziyaret için haram ifadesini kullanamayız. Haram olmasa da riskten ve kerahiyetten söz etmemiz de şarttır. Mahremiyete dikkat ediliyorsa ve evde o yabancı erkekle tek başına kalınmıyorsa haram demeyiz. Bunu, bir zaruret olmadığı sürece sadece keyfi bir maksatla yapmanız ise mü'min bir bayan vakarına yakışmaz.
Oyunsuz olması o açıdan bir olabilirlik oluşturur. Diğer günahlar ise bulundukça oraya katılımın hükmü aynıdır. Karma oturma mesela caddede yürüme gibi olduğunda yani kimsenin kimseye dikkat etmediği ve dış kıyafet açısından korunaklı olduğunda sakıncasızdır. Düğün ortamında bunun ne kadar sağlanabileceği ise meçhuldür. Buna göre karar veriniz.
çalgılı konusundaki diğer fetvalar
İlkelerinizden taviz vermemenizi tavsiye ederiz. Allah'a teslim olun. O size bir çıkış gösterecektir. Asıl olan kulluktur. Ona odaklanın. Rabbim hayır kapılarını açsın.
Haram işlememek için düğün geciktirilebilir; geciktirilmelidir de. Bu hayrı geciktirmeme adına Müslümanca düğün yapmak için kızın ailesini ikna etmek üzere birilerini aracı koyarak çözüm üretebilirsiniz.
Biz, Allah'ın kullarıyız. Onun emrettiğini yapar, gerisini ona bırakırız. Peygamberler de yer yer istediklerini yapamadılar ama azimleri eksilmedi, yılmadılar. Şeytan sizi yarınlarla korkutup şimdiden çökertmesin. Siz dik durun, Allah'ın emir ve yasaklarına riayet edin. Gerisini ve yarını da Allah'a bırakın. O sizi mahcup etmez, asla etmez!
Aleykümselam. Allah razı olsun sizden. Ne demek 'bir görün?' Hiç görünme! Melekler bir kere bile görmesinler seni orada. Allah ayağınızı sabit kılsın.
Aleykümselam. Allah ayağınızı sabit tutsun. Ne mutlu size ki, iyiyi erken yaşta ayırt etmeye başlamışsınız. Kardeşim, bedelsiz bir nimet yoktur. Keşke onlar da senin tattığını tatmış olsalar! Ne yazık ki, iyiliği anlamak herkese nasip olmuyor. Kesinlikle taviz verme. Annenle ve babanla da kötü olmamaya son derece gayret et. Gerisi önemli değildir. Okuldan sonra da kendini uzak bir yere atmaya bak. Düğününe gelmeseler de hiç üzülme! Seni tebrik ederim, dik duruşun takdire şayan olmuş. Allah'a emanet ol.