Fetva Meclisi
Soru
Cenaze namazı yağmur nedeniyle caminin içinde kılınabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Cenaze namazı bir mazeret bulunmadıkça cami dışında kılınır. Ancak yağmur, çamur, soğuk gibi bir mazeret bulunması durumunda camide kılınmasında bir sakınca yoktur (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/165). Şâfiîlere göre, camiyi kirletme endişesi yoksa bu namazın camide kılınması, müstehaptır (Nevevî, el-Mecmû’, 5/213). Sa’d b. Ebî Vakkâs vefat ettiği zaman Hz. Âişe kendisinin de cenaze namazı kılabilmesi için cenazenin mescide getirilmesini istemiş ancak sahabîler onun bu isteğini hoş karşılamamıştı. Bunun üzerine Hz. Âişe, “İnsanlar ne çabuk unutuyorlar! Resûlullah (s.a.s.), Süheyl b. Beydâ’nın cenaze namazını mescidde kılmıştı.” (Müslim, Cenâiz, 99 [973]) demiştir.
Bayram namazının şartları Cuma namazının şartları gibidir. Özellikle Hanefi mezhebi fukahası, evde bayram namazı kılınamayacağına hükmetmişlerdir. Diğer Fukaha ise bayram namazına gidemeyenlerin evlerinde kendi başlarına veya ailece cemaat yaparak camideki gibi kılabileceklerini söylemişlerdir. Ev şartları uygun olanlar vaktinde yani güneş doğduktan kırk dakika sonra cemaat yapıp bayram namazı kılabilirler. Bunun bir zararı olmaz. Kılınamıyor olmasının da bir sakıncası yoktur biiznillah.
Cenaze namazı nedeniyle camide namaz kıldıracak kimse yoksa siz de cenazeye gidin. Cenazeye katılmanız önemli olacak bir yakınınız ölmüş ise yine cenazeye gidin. Bunun dışında camide namaz daha önemlidir.
Aleykümselam. Caminin mihrabında yani sizin namaz kıldığınız kıble tarafınızda canlı resmi varsa oradaki namaz için mekruh hükmü geçerli olur. Bunun dışında sözünü ettiğiniz durum olan insanların üzerlerinde canlı resmi bulunması gibi bir nedenle cami ve cemaati terk etmeniz doğru olmaz.
İntihar edenin durumu çok kritiktir. Büyük bir veballe ahirete gittiğinden cenazesinin kılınmayacağı söylenmiş ise de kılınabilir, cinnet geçirdiği için öyle büyük bir suç işlediği varsayımı üzerinden namazının kılınabileceği söylenmiştir.
Önce şunu bilmelisiniz: Namazların cem edilmesi Hanefi mezhebi fukahasınca tatbik edilmez. Eğer diğer mezheplerden birinden iseniz yaptığınızda hiçbir sakınca yoktur. Vakit bitmeden evinize dönmüş olsanız bile tekrar kılmanız gerekmez. Allah kabul etsin.
cami konusundaki diğer fetvalar
Camiler Allah’ındır, ona ibadet için yapılmışlardır. İlim de namaz gibi bir ibadettir. Cami ilim merkezi olmaya en uygun mekândır. Caminin ağırlığını zedelemeyen, orada namaz kılanlara zarar vermeyen bir ders grubu çok rahat bir şekilde camide yapılabilir.
Kesinlikle cami daha sevaplı olur. Gidemediğiniz zamanlar ise evinizde eşinizle “küçük bir cemaat” yapmış olun. Allah Teâlâ kabul buyursun.
İslam herkesin dini değildir ama o Allah’ın dinidir. Diğerleri onunla aynı listede olamazlar. Belirttiğiniz söz bir hadistir. Ve bundan kaynaklanan pek çok hüküm vardır. Size bu hükümlerden örnekler zikredebilirim: Müslüman bir kadının kocası Müslüman olmayan bir erkek olamaz. Çünkü ailede erkek yönetendir, kâfir mü'min bir kadına karşı bu konumda olamaz. Asla dinler arası kardeşlik veya ortaklı olamaz. Muharref bir dinle kıyamete kadar baki bir din aynı masaya oturamaz. Aynı ortamda cami ve kilise ya da başka bir mabet inşa edilemez. Aynı cilt içinde Kur'an ve İncil/Tevrat basılamaz. Bizim dinimize bakışımızla iman etme iddiamız arasında çelişkinin olması tehlikelidir. Böyle konularda ulu orta konuşulmamalıdır.
Namaz için kıbleye yönelmek şarttır, aksi takdirde namaz olmaz. Mekke’de Kâ’be’nin önünde namaz kılanın yüzde yüz ona yönelmesi de şarttır. Şehir ötesinden yönelen ise KÂ’BE’nin yönüne yönelir. O yöne yönelmiş olmak namazın sahih olması için yeterlidir. Bu yöne yönelmede %45’e kadar olan yanılmalar namazın kabulüne mani değildir. Oran bu derecenin altında ise bu meseleyi tartışmamanız gerekir.
Siz de iki rekâtta selam verin ve onlarla farza başlayın, farzdan sonra istediğiniz kadar sünnet kılabilirsiniz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
İkisi de aynı şeyi farklı boyutları ile ifade eder. Mescit, secde edilebilen yani namaz kılınan yer demektir. Cami de Cuma namazı kılınabilen yer demektir. Her cami aynı zamanda mescittir ama her mescit cami değildir. Bu durumda da cami mescitten daha büyük olmaktadır. İbadet edilme değeri açısından ikisi arasında bir sevap farkı yoktur.