Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben olabildiğince cemaatler, gruplar hakkında bir şeyler söylememeye çalışıyorum. Ancak şu son dönemde malumunuz, ‘Cemaat-Ak Parti’ meselesinden ötürü her yerde bu konular konuşulur oldu. İşin kötü tarafı bazı yerlerde iş eleştiri sınırını aşıp alay etme, küçümseme, düşmanlaştırma vs. noktasına gider oldu. Kısacası etraf yangın yeri. Ben, bazen bu gıybete kaçan konuşmaları yapanları uyarıyorum ama bazen uyarmadığım da oluyor. Tartışmamak ve kimseyi kırmamak için duyduğum veya dinlediğim halde bazen konuşulanlara karışmıyorum. Çünkü ‘Böyle deme’ dediğinizde hemen siz öteki oluveriyorsunuz ve bir tartışma çıkıyor. Bu arada cemaati de kesinlikle desteklemiyorum. Geçen gün Fethullah Gülen’in şöyle bir beyanı oldu: ‘Mesela, Hareket için tahminlere göre, bütün dünyada 15-20 milyon kadar sempatizanı var. Bunların bütününe birden paralel dediğiniz zaman, sülük dediğiniz zaman, bu küfre denk bir günahtır. Onca insandan ‘Hakkını helal et.’ deyip rûberû haklarını helal ettirmedikçe, o insanın cennete gitmesi mümkün değildir; elli tane İstanbul fethetse dahi mümkün değildir.’ Hocam bu beyanı dini açıdan değerlendirir misiniz? Etrafımda duyup da müdahale etmediğim buradakine benzer bir sürü şey duymuşumdur, kendim çok bir şey konuşmadığım halde. Şimdi üstümüze milyonlarca kişinin hakkını mı aldık? Aldıysak ne yapmamız gerekir? Cemaat hakkında konuşanların oradaki herkesi kastettiğini düşünmüyorum gerçi ama içimi de bir umutsuzluk kapladı açıkçası.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu anlattıklarınızda bir aşırılık olduğunu siz de görüyorsunuz. O söylenenler ise ZAMANSIZ VE YERSİZ SÖYLENMİŞ DOĞRU SÖZLERDİR. Uygulanmak için değil de muhalefet etmek için söylenen sözlerin peşinden gitmemiz gerekmiyor. Elbette Kur'an ve sünnet'ten alacağız ama kim alacak nasıl alacak? Din, oynamak için değildir!
Aleykümselam. Dinimize hizmet etmek için şu veya bu iş sahibi olmak gerekmez. Her mü'minin dini için yapabileceği pek çok şey muhakkak vardır. Alim olma yöntemi ile hizmet etmeyi kastediyorsanız o ilme meyilli bir kabiliyetinizin olmasını gerektirmektedir. Bunun da bulunup bulunmadığı bu zamana kadar anlaşılmıştır. Dert etmenizi gerektiren bir durum yoktur. Siz önce İYİ BİR MÜMİN olma gayesi ile hareket edin. İyi bir mü'min oldunuz mu zaten dininiz sizden istifade etmeye başlar. Gerisini de Allah önünüzü açarak ne yapacağınızı size gösterir.
Selamünaleyküm. Ne yapmalısın biliyor musun? Sana Allah Teâlâ'nın çıkaracağı imtihanlar arasından seçme hakkın olmadığını bilmelisin. Senin imtihanın da böyledir. Filistinli kaçıp buraya gelebilir mi? Sen de buradan kaçıp oraya gidemezsin. Herkes kaderindeki imtihan ile imtihan olacak. Bak yanlış düşünüyorsun; Senin en yakınların olanların cehennemlik olduğunu sen bile söylediğin hâlde onları, cehenneme aday olarak bırakıp nere gideceksin? Olduğun yerde kal; kurtul ve kurtar. Daha iyisini yapmış olursun. Yıkılma hemen, sabırlı ol, zamana yaymasını bil. Çok dua et. Geçmişe bak; peygamberlere bak, Allah dostlarına bak. Kendi kısır döngüne bakıp durma. Allah yardımcın ola.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ, sizi de bizi de razı olacağı şekilde yaşamaya muvaffak kılsın. Düğün, imtihanlarınızdan sadece biridir. Her imtihanı bu kadar dert ederseniz yorulursunuz. Düğünü, hayatın bir gereği gördüğünüz gibi onun imtihanını da doğal bir süreçte izleyin. Rahat olun. Önünüze çıkacak sıkıntıları ikiye ayırın. Hiç taviz verilemeyecek hatalar ve daha iyisi olabilecek durumlar deyin. Açık haramlar konusunda taviziniz olmasın. Diğerlerinde olabilene razı gelin. Çalışmayın; sizinle kim evleniyorsa evinizi o kursun. Ev geçindiremeyecek olan erkek de evlenmesin. Bu kadar rahat olabilirsiniz. Size dualar ederiz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Aşırılık ithamı ve yalnız kalmak senden önceki Allah dostlarının da kaderi olmuştur. Bunu dert etmemen gerekir. Sabredemezsen şeytanı sevindirirsin. Sözünü dinletemediğin yerden, sözünü dinletebileceğin yere geç, inatlaşıp kendini yıpratma. Git gide körü körüne konuşan adam durumuna gelirsin. Sabırlı ol, yoluna devam et, abartma.
Selamünaleyküm. Hiçbir mü'min, takatinin üstünde bir işle yükümlü tutulamaz. Ailesini ihmal edeceği bir işten bereket bulamaz. Hiçbir grup, İslam'ın kendisi değildir. Hiç kimse özel içtihatlarını din olarak bize öğretemez. Kalbimizin huzur bulmadığı bir işte bulunmak zorunda değiliz.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Benzer bir soruya daha önce verdiğimiz cevabı size tekrar yazmak istiyorum. Meselemiz, dinimize hizmet etmek midir yoksa dinimizden hizmet görmek midir? Bunu tespit etmeliyiz. Ne yazık ki bu konuda kalbimiz huzurlu değildir. Ashabı kiramdan başka mükemmel denebilecek örneğimiz neredeyse yoktur. Siz mümkün olduğunca ashabı kiramı okuyun, inceleyin, değerlendirim. Allah yardımcınız olsun. Size önceki bir cevabımızı tekrarlıyoruz: 'İslam’ı bir bütün olarak gören; cihadı namazdan, eğitimi zekâttan, seyahati hacdan, siyaseti takvadan ayırmayan, mü’minleri kardeşler olarak görüp ırk ayrımı yapmayan, kendisini davası önünde yok sayan, biriktirmeyen, zühd içinde yaşayan, gündüzü hizmetle gecesi ibadetle geçen, televizyon ile vakit israf etmeyen, Kur’an okurken haşyet içinde eriyip giden, infak eden, ümmetin dertleri ile dertli yaşayan, affeden bağışlayan, küfre ve kâfire karşı ğayz dolu olan, Kur’an ve hadis ilimlerini can bilen, fıkıh öğrenen ve öğreten, şehadeti özleyip duran, kendisine ashabı kiramı örnek alan, çok çocuk sahibi olup her birini şeriatına adayan bir cemaat önderi bulur bulmaz onun peşine takılmakta kurtuluş vardır biiznillah. Bu ölçüleri yakalayamayan biri ise ne kadar ise ona bağlanmak da o kadar olur.'
Selamünaleyküm. Kapımız Allah’ın ve Resûlü’nün kapısıdır. Başka hiçbir kapı terk edilemez kapı değildir. Eğer başka kapıları da Allah’ın kapısı ya da onun gibi görüyorsak bu bir cahilliktir. Kalbimizin huzur bulmadığı bir yerde neden duralım? İslam’a hizmet edenlerin İslam’dan kıymetli olması düşünülebilir mi? Bu bir hatadır. Eğer size katkıları olduysa bunun karşılığını Allah’tan bulsunlar; neden senden ve senin onlardan yana olmandan karşılık beklesinler ki? Yok, karşılığı Allah’tan beklemeyecek bir yapıda iseler zaten senin orayı hemen terk etmen gerekir. Kim ve nerede oldukları önemli değil, bizim ilkemiz bu olmalıdır. Kalbinizin dediğini yapın, Allah’a emanet olun.
Aleykümselam. Eski alkol borcunuz için şimdi bir şey yapmanız gerekmez. İstiğfar edin, yolunuza devam edin. Bulunmanız gereken cemaati sizin ihtiyacınız belirleyebilir. Size en yakın olana katılın. Bakın, sadece din konuşuluyor ve sizden para talep edilmiyorsa, dergi, kitap almanız istenmiyorsa devam edin. Bu mantıkla bir iki deneme yapın, inşallah yerinizi bulacaksınız. Şunu da unutmayın ki, her cami gideceğiniz bir cemaattir. Camilere katılmayı ihmal etmeyin. Allah'a emanet olun.
Evde cemaatle namaz kılmanız güzel olur. Kim bulunursa bulunsan erkek/kadın cemaat olun. Kadınlar erkeklerden bir saf geride durdular mı yeterlidir.
Kafa karıştıracak bir alana girmişsiniz. Bunun neticesi, yıllarca sürse bile incelemeniz, tartışmanız tam anlamı ile BİR HİÇ olacaktır. Kesinlikle aklınızdan bu tür konuları silin. Evet, ifade ettiğiniz şeyler esasen doğrudur ama o konuların ümmetimiz ve bizim şahsımız adına pratiği yoktur. İnsanların batmamak için tutunduklarını zannettikleri son tahta parçasını ellerinden almanıza benzer bu iş. Bir de siz, bu cedelleşme ile meşgul iken şeytan sizi eli boş duruma sürükleyebilir de hiç anlamazsınız korkarım. Aman dikkat edin, yararı olmayan şeylerle kaybedecek bir tek dakikamız billahi yoktur. Ümmetimiz asırladır bu kadar çetin bir mücadele içinde olmamıştır zannederim. Biz hakikati bilmişler olarak nasıl boşa kürek sallarız, nasıl? Aman bir kenara çekilin ve işe yarayacak işlerle vakit geçirin. İşe yarayacak bir iş üretemiyorsanız, susun; susmakla kazanın! Şu ibretlik hâlimize bakın ve lütfen bu konularla vakit geçirmeyin. Rabbim size de bize de ihsanıyla muamele buyursun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Evli bir kadının, eşiyle böyle konularda tartışması uygun değildir. Eşinize karşı, Müslümanlar arasındaki ihtilaflı konulardan birini tutmayın. Hiçbir şekilde eşinizle tartışmayın bunları. Onun düşündüğü gibi düşünmek zorunda değilsiniz ama şeytana aranıza fitne sokması için fırsat vermeniz de hakkınız değildir. Özür dileyin ve tekrarlamayacağınızı bildirin on, durum düzelsin.