Fetva Meclisi
Soru
Cenaze götürülürken zikir okunmalı mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Cenaze namazı ölen kimse için dua olsa da namaz hüviyeti olduğundan abdestsiz kılınmaz. Yalnız cenaze namazının tekrarı olmadığından kaçırma söz konusu olursa yani abdest almaya gitmesi durumunda cenaze namazını kılamazsa hemen teyemmüm alarak kılabilir.
Cünüp olana yasak olan Kur'an okumasıdır, dua yasaklar arasında değildir.
İntihar edenin durumu çok kritiktir. Büyük bir veballe ahirete gittiğinden cenazesinin kılınmayacağı söylenmiş ise de kılınabilir, cinnet geçirdiği için öyle büyük bir suç işlediği varsayımı üzerinden namazının kılınabileceği söylenmiştir.
Selamünaleyküm. Böyle biri için kâfir olma ihtimali yüksektir ama imana işaret eden tek bir işareti bile iman lehine kullanmak gerekir. Cenazeyi de buna göre kılarız.
Selamünaleyküm. Cenaze bir kere yıkanır. Şehirde yıkanıp köyde kılınmasında sakınca yoktur. Açılıp bakılması da gerekmez.
Ölülerin dirilere tasarrufu olamaz.
cenaze konusundaki diğer fetvalar
Bir Müslüman vefat ettiğinde ona bir kere namaz kılınır. Cenaze namazının tekrarı mekruhtur. Cemaat olarak kılınan namazı kılmamış olanların ikinci bir cenaze namazı yapmalarına Hanefi mezhebi dışındaki müçtehitler olumlu bakmışlardır. Buna göre de İstanbul’da namaz kılındı ise köyde yeni bir cemaat yapıldığında İstanbul’da namaza katılmamış olanlar oradaki namazı kılabilirler. Netice olarak ikinci bir namaz kılmak haram değildir. Edebe uygun olmayan bir hareket olarak yapılmasa daha iyi olurdu deriz. Allah Teâlâ mü'min ölülerimize rahmeti ile muamele buyursun. Bize de ibret almayı ve o hâllere girince rahmet görmeyi nasip buyursun.
VATAN HAİNİ kavramının içi İslam Fıkhı’na göre doldurulmuş ise idam Kur'an’ımızın emrettiği bir cezadır. İdam vardır. İdama rağmen de cenaze namazı kılınır. Genel hüküm böyledir.
Cenaze defnedildikten sonra kabrin üzerine su dökmek vardır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bazı kabirlere cenaze konduktan sonra üzerine su döktüğü sabittir. Yalnız bu, genelde kumluk olan arazide toprağın mezarın üzerinden dağılmasını engellemek içindir. Dökülen suyun ölüyle bir alakası yoktur yani ölüye faydası olsun diye değildir.
Ne yazık ki, cenazenin ve ölümün törenleştiği bir zamanda yaşıyoruz. Ölenin gittiği yerdeki akıbetinden çok geride kalanların şöhreti, ne derler endişesi öne çıkmaktadır. Bu durum, ahiretimiz açısından afettir. Ölene rahmet dilemek, dua etmek, kalan yakınlarına başsağlığı dilemek, acılarını paylaşmak görevimizdir. Ölüm ve yemeğin birleşmesini gerektirecek dini bir temel yoktur, gerek yoktur. Ölünün arkasından şu gün veya bugünlerin tamamı bid’attir, cenaze edebiyatıdır. Vakit israfıdır, umut çürütmektir.
Başsağlığı dileme ve sosyal bir nezaket kadar katılabiliriz. Din görüntü ve içerikli törenlerine katılmamız caiz olmaz.
İnşaallah bir sıkıntı olmaz. Allah Teâlâ hatalarımıza mağfiret buyursun.