Fetva Meclisi
Soru
Hocam cenaze namazı kılmayı bilmediğim halde insanlar arkamdan konuşmasınlar diye cemaate girip namaz kılmak zorunda kaldım. Benden dolayı cenaze namazı kabul olmamışsa günahım nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Cenaze namazı ölen kimse için dua olsa da namaz hüviyeti olduğundan abdestsiz kılınmaz. Yalnız cenaze namazının tekrarı olmadığından kaçırma söz konusu olursa yani abdest almaya gitmesi durumunda cenaze namazını kılamazsa hemen teyemmüm alarak kılabilir.
Cenaze namazı nedeniyle camide namaz kıldıracak kimse yoksa siz de cenazeye gidin. Cenazeye katılmanız önemli olacak bir yakınınız ölmüş ise yine cenazeye gidin. Bunun dışında camide namaz daha önemlidir.
Selamünaleyküm. Böyle biri için kâfir olma ihtimali yüksektir ama imana işaret eden tek bir işareti bile iman lehine kullanmak gerekir. Cenazeyi de buna göre kılarız.
Namazda bir günahı hatırladığı için ağlayan insanın namazı bozulmaz. Dünyevi bir sıkıntıdan ötürü ağlayan ve konuşmaya benzer sözler çıkaran kişinin namazı bozulur.
Aleykümselam. Bunun için gitmeniz gerekmez. Bulunduğunuz yerden ona dua edin, daha iyi edersiniz.
Selamünaleyküm. Siz, ezan vakti girmeden namaz kıldı iseniz namazınız olmadı yeniden kılacaksınız. Ezan vaktinden sonra gecikmiş olarak okundu ise sizin namazınız tamamdır.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Evet, öyle bir teravih namazının caiz olabileceği ilmihallerde kayıtlıdır ama keşke siz imam/yöneten olsaydınız da insanlar size imam olmasaydılar deriz.
Asla böyle bir namaz olamaz. Bildiğiniz en kısa ayetle namaz kılın ama o namaz namazın ağırlığına uygun bir namaz olsun.
En güzel, en bereketli, en kalıcı olanı Kur'an SAATLERİ YAPMAKTIR. Günde aralıklı olarak beş saat Kur'an dersi yaparsanız büyük bir medrese olur eviniz. Bunun bir bölümünü ezber için ayırın. Herkes en kolay ezberleyebildiği yerden ezberlesin. Bir bölümünü herkes kendisi okusun. Bir bölümünü de biri okusun gerisi dinlesin şeklinde yapın. Son bölüm olarak da bir hafızın okuyuşunu bir süre dinleyin. Abdussamed hafızdan dinleyin. Bu asıl işiniz olsun. Yani medresenizin birinci konusu bu olsun. Cemaatle namaz kılın. Namazlardan sonra tesbihat yapın. Evdeki çocuklar o tesbihata muhakkak katılsın. Namaz kılmıyor olsalar da tesbihata katılsınlar. İlmihalden her gün bir konuyu öğretmen gibi çalışarak ders yapın. Sevdiğiniz bir hocanın bir dersini beraberce dinleyin. Evde çocuk varsa sakın onlarla oynama saati yapmayı unutmayın. Sürekli ders onları sizden bıktırabilir. Ve evinizde dua saatleri yapın. Bu saatleri şöyle ayarlayın: Herkes bir günün duacısı olsun. O hazırlansın, dua etsin. Siz âmin deyin. Kim namaz kıldırıyorsa o, her namazdan sonra belli bir konuda dua etsin. Mesela bir namazda hastalara duayı artırsın. Öbüründe afetten korunmayı, diğerinde fakirlere… Haneniz mamur olsun, kalbiniz feyiz dolsun.
Kızım, baban “olmaz” demedikçe hiçbir sakınca olmaz elbette. Bu açıdan durum normaldir ama şunu da bilmeni isterim: İstanbul cennet değil, oranın da kendine ait sıkıntıları var ve o sıkıntılar seni muhakkak bulacak. Bunu da bilmelisin. Evlenme meselesine gelince, sakın bu hissiyatını karşındakilere sezdirmeyesin, aç kurtları uyandırmış olabilirsin. Senin için dua ederim. Gelebilirsen vakfımıza gelebilirsin, oradaki hanım arkadaşlarınla tanışırsın.
Selam sözcüğünün sonunun uzatılması esnasında cemaatte olanların kısa tutarak imam kadar uzatmamasını kastediyorsanız bunun namaza bir zararı olmaz.
Hayır, bu durumun namazın kabul olmasına engeli yoktur. Allah Teâlâ mübarek etsin.