Fetva Meclisi
Soru
Hocam sakallarım yeni yeni çıkıyor. Şu an tüy şeklinde olduğundan çevremdekiler kesmemi söylüyorlar. Ben ise takva olsun diye kesmiyorum. Acaba bu yaptığım ifrat mı? Sakallarımı kesmeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sakal kesin Sünnet olan emirlerdendir. Fakat sakalın yasak olduğu ortamlarda sakalsız bulunmak caizdir. Böyle bir durumda sakallı olmayı istediğimizi meleklerin şahit olacağı şekilde içimizde saklarız. İlk fırsatta da sakallı oluruz. Bu aradaki sakalsız zamanımız için de Rabbimizin rahmetine sığınırız. Talebe olarak sakalsız olabilirsiniz, yeter ki yüreğinizden sakal ve Sünnet eksik olmasın.
Sakal mühim sünnetlerden bir sünnettir ancak zorunlu durumlar için ertelenebilir. Mesleğiniz için zorunlu bir uygulama ise söz konusu olan kesebilirsiniz.
Sakal konusunda babanıza veya başka birine itaat etmeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Mühim bir Sünnet'i yapmamayı emretmek kimsenin haddi değildir. Böyle bir emre itaat edilmez.
Selamünaleyküm. Mühim bir Sünnet'i yapmamayı emretmek kimsenin haddi değildir. Böyle bir emre itaat edilmez.
Selamünaleyküm. Evet, sakal ile oynama hakkımız yoktur. Biraz sonra kesmek gibi bir niyetiniz varsa bırakmayın. Mecbur kalmadıkça kesmeyecek dirayette iseniz kesmeyin sakalınızı. Bir gün bir gündür, onu kazanın. Allah sizi korusun.
çevre konusundaki diğer fetvalar
Biz, içimizden geçenlerden değil konuştuklarımızdan, yaptıklarımızdan, tuttuklarımızdan sorumluyuz. Bu şu demektir: Eyleme dönüştürmedikçe içinizden geçenden sorumlu olmazsınız. İçinizin berrak kalması için de çevreniz ve eylemleriniz arınmış olmalı ya da buna gayret etmelisiniz.
Müslüman’ın sokakta eşi ile el ele dolaşması veya koluna girmesi esasen sakıncalı bir durum değildir. Karşılaştıklarında kucaklaşabilirler de. Ancak yaşadığımız zamanda bu tür görüntülerin kimleri yansıttığını iyi bildiğimiz için Müslüman vakarına uygun olan ve birilerine benzemeye neden olmayan görüntüler vermeliyiz deriz.
İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.
Bu hususta çevren çok önemlidir. Geniş bir zaman içinde de olsa çevren seni kendine benzetir. Okuduğun eserler önemlidir. Örnek tuttuğun şahsiyetler önemlidir. İbadetlerindeki titizlik önemlidir. Allah yardımcın olsun.
Hanım kızım, bunun adı tam anlamı ile yanlış çevrede bulunmak ve boşlukta kalmaktır. İnsanların gündem değerlendirmede beraber oldukları arkadaş çevrelerinden etkilenmeleri böyle olabilmektedir. Allah Teâlâ’nın size ihsan ettiği akıl, idrak ve diğer nimetleri kullanmadığınız için bir boşluk hissediyorsunuz. Kendinizi kontrol edin; Allah Teâlâ’nın haramlarından biri ile bağlantınız var mı, varsa hemen terk edin. Çok Kur'an okuyun. Kur'an’ı şifa niyeti ile okuyun. Zikir yapmaya başlayın. Arkadaş çevrenizi denetleyin. Namazınızı yeniden gözden geçirin. Gazali’nin İhya’sından okumalar yapın. Seyyid Kutub’un Fizilal’inden kısa kısa okumalar yapın. Hitabetini beğendiğiniz âlimlerin sohbetlerini dinlemeye çalışın. Sılayırahime önem verin. Özellikle büyüklerinizi ziyaret edip onlarla oturun. Ve son olarak da kademeli olarak en az üç ay haber dinlemeyin, izlemeyin, okumayın. Mesela önce TV haberlerine ara verin. Bir hafta sonra yazılı haberleri okumayın. Ardından internet haberlerini bakmayın. İnşaallah huzur bulacaksınız.
Çevrenizi değiştirmek zorundasınız. Çevreniz size olmanız gereken yerde durmaya izin vermiyordur. Bir de kitap okuyun, aktif sohbetler dinleyin. Kendinize virt edinin yani zikir sistemi kurun. Her gün belli zikirleri aksatmadan yapın. Ama çevre ve arkadaş çok önemlidir.