Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Mehmet isminin Peygamber Efendimiz aleyhisselam'ın ismine hürmeten olurda çocuğa edepsiz bir laf edilir diye Muhammed isminin harflerinin harekelerinin değiştirilerek oluşturulduğu duydum ve okudum. Bu güne kadar konulara gelmiş bir isim Mehmet ama cevabını bulamadığım bir soru var mana değişikliği olmuyorsa Mehmet veya Muhammed konması fark etmez, mana değişiyorsa Peygamberimiz aleyhisselam'ın ismini vermemiş oluruz.Mehmet ve Muhammed isimleri aynı manada mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Peygamber aleyhisselam efendimizin isminin anıldığı yerde salavat getirmek gerekmektedir. Muhammed bu isimdir. Muhammed isminin sıradan insanlar için kullanılması da caizdir. Herhangi bir insanın ismi Muhammed ise onun isminin anılması salavatı gerektirmez. Anılan Muhammed isminin peygamberimizi kastettiği anlaşıldığında salavat gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Peygamber aleyhisselam efendimizin künyesi Ebulkasım'dır. Bu, insanın ilk erkek çocuğunun adı ile anılması anlamına gelir. Sizin uygulamanızda bir sakınca yoktur, mübarek olsun.
Aleykümselam. Peygamberlerden birinin adının sıradan bir insan gibi anılmasının abes olacağı her mü'minin bilebileceği bir meseledir. Muhakkak bir saygı ifadesi kullanılmalıdır ki, onların imanımızla alakalı bir isim olduklarını beyan etmiş olalım. Yalnız şunu da bilmeliyiz: Nasıl saygı göstereceğimizi biz belirlersek o saygı olmayabilir de. Ulemamızın izlediği yol ne ise biz de onu izlemeliyiz. HAZRET ifadesi, bu ümmetin ilk neslinin kullandığı bir ifade değildir. Bilhassa Arap olmayan halkların kültürleri içinde oturmuş bir kavramdır. Kelime olarak sakıncalı bir kelime değildir şüphesiz. Ne var ki, bu kelime SAYIN; MUHTEREM gibi anlamlar için kullanılırken bariz bir hataya neden olmaktadır. Allah Teâlâ, peygamberlerden biri, sahabelerden biri, meşayıhtan herhangi biri için kullanılırken bu isimlerin her birini eşit duruma getirmektedir. Bunu kabul etmemiz mümkün müdür? Yaygındır diye bir hatayı neden sürdürelim? Allah ve Mevlana kelimeleri için eşit anlam ifade eden bir kavram kullanılabilir mi? Siz de takdir edersiniz ki, ulemamızın edebine uygun olanı kullanmak daha makuldür. Allah için Teâlâ, Peygamber aleyhisselam efendimiz için aleyhisselam veya sallallahu aleyhi ve sellem, diğer peygamberler için aleyhisselam, sahabeden biri için radıyallahu anh, onlardan sonrakiler için de rahmetullahi aleyh kullanmak edebe en uygun olandır. Bunların hepsi için ismin başına bir HAZRET takmanın ne kadar kalbi rahat ettireceğini ise buyurun siz düşünün. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. İsim değiştirilebilir ama bu isimde değiştirilecek bir şey göremedim.
Aleykümselam. İki isim de kullanılabilir.
Aleykümselam. Emin, en güzel isim bunlar arasında.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu ve benzeri hususlarda kimsenin kimseyi tatmin etmesi mümkün değildir. Tatmin olmak için sizden cevap isteyen yoktur zaten. Herkes kendi görüşünün en doğrusu olduğuna inanıyor. Siz, kalbinizin tatmin olduğu tarafa dikkat edin, başkalarının kanaatlerini önemsemeniz gerekmez. Allah'ın hükümleri ile hükmetmeyen hatta o hükümleri yok sayan bir sistemi, Müslüman'ın kendisine ait görmesi elbette kabul edilemez bir hatadır. Hatta bu kabullenmede samimiyet varsa bunu imandan kayma olarak da görebiliriz. Yalnız tevil ederek yani esasen o sistemi benimsemediği hâlde, bazı tevillerle içinde bulunanlar için aynı şeyleri söylemek gayet tehlikelidir. Bundan Allah'a sığınırız. Olsa olsa bir hatadan söz edebiliriz. Bir başka husus da biz Müslümanlar olarak, vazifemizi yanlışları bulma ve ikaz etme ile sınırlandıramayız. Asıl vazifemiz bize ait olanı ihya etmektir. Bunun için herkes çalışmalıdır.
Selamünaleyküm. Sizi tebrik ederim; Rabbinize yönelmeniz, O'nun kapısına dayanmanız ne büyük nimettir. Yolunuz mübarek olsun. Varacağınız yer cennet olsun. Sizi de eşinizi de tebrik ederim. İntihar eden kardeşiniz için yapacak bir şeyiniz yoktur. Ümit ederiz ki, cinnet geçirmek gibi bir nedenle intihar etmiş olun. Aksi takdirde aheritini yakarak gitti. Onu ve olayını unutmanız gerekir. Kardeşinizin akabeniden evlenmeniz de sakıncalı değildir. Söylenenlere takılmayın. Annenizle ilgili tavsiyemiz şudur: Onu üzecek hiçbir iş yapmayın. Sizden bir hata başlamasın. Onun yaptıklarına ve söylediklerine karşı da kulağınızı tıkatın. Telefonlarına bir süreliğine sansürlü bakın. Eşinizi onunla muhatap etmeyin. Zaman geçtikçe o da size karşı kendine çeki düzen verecektir elbette. Sabırlı olun. Şeytan sizin dönüşünüzün intikamını almaya çalışıyor, gayretlerinizi boşa çıkarmayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Farzları kılmanızda bir sakınca yoktur. Farzın dışında kaza veya nafile kılarken çocukların bir sıkıntıya girmesinden emin değilseniz farz dışındakileri orada kılmayın.
Selamünaleyküm. Ateşten kaçın, yanacaksınız. Direnin ve işleminizi başlatın. Olmuyorsa terk edin birbirinizi.
Selamünaleyküm. Ebu Bekir radıyallahu anhdan gelen bir rivayeti esas alan fukaha, tuvalette baş örtmenin müstahap olduğunu söylemişlerdir. Peygamber aleyhisselamın da tuvalet için çıktığında başını örttüğüne dair Aişe radıyallahu anha dan bir rivayet varsa da bir fıkıh hükmüne istinat olacak derecede değildir. Netice olarak tuvalette başı açık olmakta fıkhen bir sakınca yoktur ama başı kapalı olmayı tercih eden faziletli bir iş yapmış olur.
Selamünaleyküm. Güçlü bir imandan sonra size en çok lazım olan çevredir. Çevrenizin üzerinizdeki etkisini bir kenara atamazsınız. Hedefinizde ne varsa onu anlayan ve sizin gibi yapmak isteyen bir çevre anlayışı içinde olmalısınız. Bir de kendinizi cahil bırakmayın, Allah'ı anlamaya yardım edecek ilimlerden edinin. Kuran ayetleri ile haşir neşir olun.