Fetva Meclisi
Soru
"Bir kimse güzelce abdest aldıktan sonra cumaya gelir, sessizce hutbeyi dinler de üç gün fazlasıyla bir cumadan diğer cumaya kadar olan günahları affedilir." Hadis-i şerifindeki müjde kadınlar için de geçerli midir? Yoksa Cuma namazı sadece erkeklere farz olduğundan günahların affedilmesi de sadece erkekler için mi geçerlidir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadınlar cuma namazı kılabilirler. Kılarlarsa makbuldür ama kılmaları farz değildir. Bu şu demektir: Kadınlar cuma namazından sorumlu değildirler.
Kadınlar ve kendilerine cuma namazı farz olmayan hasta ve benzeri kimseler vakit girdikten sonra, imam cuma namazını bitirmeden önce kendi evlerinde öğle namazını kılarlarsa bu namaz geçerli olur. Kendilerine cuma namazı farz olmayan bu gruptakilerin şehirde veya şehir hükmünde olan bir yerde öğle namazında cemaat yapmaları mekruhtur; bu kimseler öğle namazını kendi başlarına kılarlar. Kendisine cuma namazı farz olan bir kimse ise özürsüz olarak cumaya gitmez ve imam cuma namazını bitirmeden önce kendi evinde o günkü öğle namazını kılarsa Hanefîlere göre bu namaz geçerlidir, fakat cumaya gitmediği için günahkâr olur. Diğer üç mezhebe ve Hanefîlerden İmam Züfer’e göre ise kıldığı öğle namazı geçersizdir. Bu kimse öğle namazını, cuma namazı kılındıktan sonra tekrar kılmalıdır. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/83; Halebî, es-Sağîr, 343)
Kadınların, dini konularda aydınlanmak ve yapılan va'zlardan yararlanmak üzere camilere gelmeleri yararlı olduğu gibi cuma namazını kılmaları halinde de ayrıca o günün öğle namazını kılmalarına gerek olmadığı bilinmektedir. Kadınlara cuma namazının farz olduğunu söyleyenler, Kur'an-ı Kerim'de aksinin yer almamış olmasını ve kadınlara cuma namazının farz olmadığı hakkmdaki hadis-i şeriflerin, bazı alimlerce sened yönünden sıhhatinde tereddüt edilmiş bulunmasını, gerekçe göstermekte iseler de; İslâm müctehidleri arasında kadınlara cuma namazının farz olmadığı konusunda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Kaldı ki, Peygamberimizden günümüze kadar da uygulama ameli tevatür halinde böyle olmuştur. Bu konudaki en önemli dayanak da budur.
Cuma namazı, akıllı, ergenlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukîm (misafir olmayan) erkeklere farzdır. Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaate gelemeyecek kadar mazereti olanlar cuma namazı kılmakla yükümlü değildirler. Ancak kılmaları hâlinde bu namazları geçerli olup ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmez. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Cemaatle cuma namazı kılmak, her Müslüman’a farzdır. Ancak köle, kadın, çocuk ve hastaya farz değildir.” (Ebû Dâvûd, Salât, 214 [1067]) buyurmuştur. Asr-ı Saadet’ten günümüze kadar bütün âlimler, cuma namazının kadınlara farz olmadığı konusunda ittifak etmişlerdir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/62; Nevevî, el-Mecmû‘, 4/483-484; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/250) Cuma namazının kadınlara farz kılınmamış olması, onlar hakkında bir mahrumiyet değil, muafiyettir. Diledikleri takdirde, camiye gidip cemaatle cuma namazı kılmalarında dinen bir engel yoktur. Hatta hutbe ve vaazlardan istifade etmeleri için cuma namazlarına devam etmeleri tavsiye edilebilir.
Cuma namazı, akıllı, ergenlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve misafir olmayan Müslüman erkeklere farz kılınmıştır. Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaate gelemeyecek kadar mazereti olanlar cuma namazı kılmakla yükümlü değildirler. Cuma namazını terk edenlere yönelik tehditkâr ifadeler taşıyan hadisler, cumanın önemini vurgulamak ve mazeretsiz terk edenlerin cezayı hak edeceklerini bildirmek amacını taşırlar. Bu hadislerden bir kısmında Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Birtakım insanlar ya cuma namazını terk etmeyi bırakırlar yahut da Allah onların kalplerini mühürler, artık gafillerden olurlar.” (Müslim, Cum‘a, 40 [865]); “Her kim önemsemediği için üç cumayı terk ederse, Allah onun kalbini mühürler.” (Ebû Dâvûd, Salât, 209 [1052]; İbn Mâce, İkâmetü's-salavât, 93 [1125]) Buna göre, özürsüz olarak cuma namazını terk eden bir Müslüman büyük günah işlemiş olur. Fakat farziyetini inkâr etmedikçe ve hafife almadıkça; cumayı üç kez terk etmekle nikâhı düşmez.
Selamünaleyküm. Din olarak uyguladığımız hükümler, sizin yaptığınız gibi bir ayet okunarak ortaya çıkmıyor. Genelde bir ayet, Peygamber aleyhisselamın o ayeti ashabı üzerinde nasıl uyguladığına bakılarak hüküm teşkil ediyor. Kadınların Cuma namazı ile mükellef olmamalarında da böyle bir durum vardır.
cuma konusundaki diğer fetvalar
Cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayanlar, EZANI DUYMASALAR DA Cuma namazına gitmek zorundadırlar. O şehirde yaşıyor olmak yeterlidir. Şehir merkezinden beş km uzakta yaşayan ve normal imkânlarla namaza gidemeyecek durumda olanlar Cuma namazına gitmeyip öğlen namazını kılabilirler.
Durum şöyledir: Cuma namazı, cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayan herkese farzdır. Şehrin neresinden olursa olsun oraya gitmelidir. Şehir dışında bulunan ise beş km mesafede ise cuma namazı kılınan camiye gitmek zorundadır. Sizin durumunuzdaki biri ise bu kuralın dışında kalmaktadır. Siz böyle bir durumda öğlen namazını kılarsınız. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Cuma Namazı’nın kazası yoktur. Bir sebeple onu kılamayan ÖĞLEN NAMAZINI kılar. Kaza edecekse de öğleyi kaza eder.
Sübhanellah! Papaza kızıp oruç bozmak buna denir olsa gerek. Gidin, camiyi yalnız bırakmayın. Nezaketle ve tatlı dille yanlış gördüğünüz şeyi de konuşun. Kalbinizdekini söyleyin ama camiye küsüp şeytanı sevindirmeyin.
“Seferi sayılırız” diye bir şey olmaz. Seferisiniz veya değilsiniz. Seferi idiyseniz Cuma namazı kılmamanızda sakınca yoktur. Seferi değil idiyseniz Cuma kılmayarak vebale girdiniz. Öğleyi kılmanız Cuma namazının açığını kapatmaz ama günün boşluğunu doldurmuş olur. Tevbe ve istiğfar ediniz.
Geçmiş olsun size. Allah Teâlâ afiyetinizi eksik etmesin. Böyle bir nedenle Cuma namazına gitmemeniz ve onun yerine öğlen namazını kılmanız caizdir. Ciddi bir sağlık sorunu meşru bir özürdür.