Fetva Meclisi
Soru
Çok nadiren ortaya çıkan otoimmün olan bir hastalığa yakalandım. Kısa bir süredir de solunum sistemini etkileyen hastalığa yakalandım. Trakeostomi yapılarak nefes alıyorum, yani nefes borusuna hortum takılarak o hortumdan nefes alıp veriyorum. Enfeksiyon riski olduğu için kalabalık insanların içine girmem benim için sağlık açısından tehlikeli olabilir. Basit bir enfeksiyon hayati risk taşıyabilir. Namazlarımı ikame ediyorum fakat cuma namazına gitmem farz mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Durum şöyledir: Cuma namazı, cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayan herkese farzdır. Şehrin neresinden olursa olsun oraya gitmelidir. Şehir dışında bulunan ise beş km mesafede ise cuma namazı kılınan camiye gitmek zorundadır. Sizin durumunuzdaki biri ise bu kuralın dışında kalmaktadır. Siz böyle bir durumda öğlen namazını kılarsınız. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Birkaç defa yazışmamızdan anladım ki daha önceki verdiğimiz bilgilerden tatmin olmamışsınız. Size açıkça ve yalnızca "Cuma namazına gitmeyebilirsiniz" ifadesini kullanma hakkımız yok. Bizim vazifemiz Cuma namazını düşüren ilkeleri nakletmek, sizin vazifeniz de bu ilkelere sizin uygun olup olmadığını kontrol etmektir. Sonrasında kalbinizle iç muhasebe yaparak doğru karara varmanızdır. Öncelikli çabanız uzak da olsa haftada bir Cuma namazında Müslüman kardeşlerimizle beraber namaz kılmak olmalıdır. Gerekirse o gün izin hakkınızı kullanın. Bu imkânlar elinizde değilse, Cuma namazına gitmek için farklı alternatifler de üretemediyseniz ve bahsettiğiniz şekilde de cami çok uzaksa öğle namazını kılarsınız. Üç Cuma namazını hiçbir mazereti olmaksınız terk eden kimsenin kalbinin mühürlendiği/İslami algılara kalbinin kapalı olduğu hadislerde yer almaktadır. Bu hadis Cuma namazını geçerli bir mazereti olmayan kimselerle ilgilidir. Öyle de olsa sakınma gayretinde olmalıyız.
Sadece farzları, namazın hakkını vererek kılan namaz kılmış olur. Harama girmez. Ancak bu tutumun yarın farzları da unutmaya götürmeyeceğini kimse garanti edemez. En azından bunu bir eksiklik olarak görmelisin. Kılmamayı bir kanun durumuna getirme. Ara sıra da olsa kıl. Sünnet dediğin senin Peygamber aleyhisselamın şefaatine uzanan yolundur. Cumanın iki rekât farzı için de bu kural geçerlidir.
Şu anda CUMA NAMAZI KILMA İZNİ, genel izin/serbestlik niteliğinde değildir. Gayet kısıtlı ve sınırlı bir izin verilmiştir. Cuma Namazı için toplanmaya engel oluşturan şartlar tam olarak ortadan kalkmadığından, Cuma için toplanma fırsatı da herkes için doğmamıştır. Sağlık riski taşıyanlar, tedavi görenler, yaş sorunu yaşayanlar ve benzeri özür sahipleri bu sınırlamalar devam ederken Cuma Namazına gitmeyebilirler. Risk devam ettiği için Cuma namazına gitmeyip öğlen namazı kılanlar ise bu şartlar dahilinde biiznillah vebal altında olmazlar diye umarız. Kılmak isteyenler de gerekli tedbirleri alarak bu fırsatı değerlendirebilirler.
Bu durum daha çok tıbbidir. Hemen bir doktora gitmelisin. Doktorun tedavisinden sonra devam ederse tekrar bize yazabilirsin.
Namaz, Rabbimizin en büyük emirlerinden biridir. Savaş halinde bile terk edilmesi mümkün değildir. Ayakta duramayacak halde olanın oturarak, oturamayanın yatarak kılması emredilmiştir. Namaz, bizim için imanla küfür arasındaki sınır taşıdır. Namazımızdan asla taviz veremeyiz. Namaza soğuk bakan, onu horlayan birileri yüzünden insani haklarımızdan da vazgeçmemiz gerekmez. Hem namazı hem diğer haklarımızı koruruz. Müslüman bir ülkede yaşıyorsak, namazımızın engellenmesi akılla yorumlanamayacak kadar yanlış bir tutumdur. Biz her hâlükârda namazı da okulu da aynı anda korumak durumundayız. Bunun için şöyle bir yol izleyebiliriz: a-Okul sürecinde önce farzları eda etmeye yönelik bir hedef belirleriz. Sizin kılmakta sıkıntı çekebileceğiniz namaz büyük ihtimalle, öğlen ve ikindi namazlarıdır. Cuma namazını da haftada bir gün devreye alabiliriz. Bu durumda öğlen/cuma ve ikindi namazlarının sadece farzlarını düşünelim. b-Namazın kılınması için cami ve seccade şartı aramaya gerek yoktur. Abdestinizi sürekli muhafaza ettikten sonra dört rekâat farzın kılınması bilemediniz dört dakikadır. Bir koridorda kıbleye yönelerek dört rekâat namaz kılabilirsiniz. Gözle görülen bir pislik olmadıkça da seccade sermeniz şart değildir. Bu yaptığınızı da, ne mücadeleye dönüştürün ne de riya vesilesi yapın. Zamanla göreceksiniz ki, size imrenip pek çok genç namaz kılacaktır. Hem kılmış olacaksınız hem de kıldırmaya vesile. c-Kazaya bırakmayı en son çare olarak düşünebilirsiniz. Bilhassa Cuma namazı için kendi başınıza kılmanız mümkün olmayacağına göre, öğretmenlerin inisiyatifini iyi kullanarak o sorunu da çözmeye çalışın. Teneffüs aralarını, özel muhabbet ve saygınızı iyi kullanın. Baliğ olduktan sonra, üzerinizden üç cuma namazının geçmemesini sağlamanız gerekir. Çok dikkat ediniz. d-Çok özel durumları muhakkak bir fıkıh bilene danışın. Allah yardımcınız olsun.
cuma konusundaki diğer fetvalar
Siz Bulgaristan’dan yazıyorsunuz. Orada zaten size ne kadar farz oluyor Cuma? Cuma kılınabilen yerlerde yaşıyorsanız size Cuma farz olur. Cuma kılınmayan bir şehre gittiğinizde zaten size Cuma farz olmayacak, merak etmeyin.
Sübhanellah! Papaza kızıp oruç bozmak buna denir olsa gerek. Gidin, camiyi yalnız bırakmayın. Nezaketle ve tatlı dille yanlış gördüğünüz şeyi de konuşun. Kalbinizdekini söyleyin ama camiye küsüp şeytanı sevindirmeyin.
Cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayanlar, EZANI DUYMASALAR DA Cuma namazına gitmek zorundadırlar. O şehirde yaşıyor olmak yeterlidir. Şehir merkezinden beş km uzakta yaşayan ve normal imkânlarla namaza gidemeyecek durumda olanlar Cuma namazına gitmeyip öğlen namazını kılabilirler.
İkinci Cuma diye bir kavram yoktur. Cuma aynı vakitte bir kere kılınır. Belirttiğiniz İkinci Cuma yoktur.
Sizin tatlı bir dille ve samimi bir üslupla ikaz etmekten başka bir vazifeniz olmaz. Bir de babanız için dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Kadınlara Cuma namazı farz değildir ama gidip kılmaları caizdir. Bir sakıncaya bulaşmadıkları sürece cumaya gittikleri zamanlarda Cuma ne kazandırıyorsa biiznillah onu kazandırırlar.