Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam... Size benim gittiğim sohbet meclisiyle ilgili bir şey soracaktım. Hocam toplu halde defli zikir caiz midir? Bide zikirdeki aşırılık caiz midir? Vaktinizi aldım hakkınızı helal edin selamünaleyküm...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Biz, dinimizi ashabı kiramdan öğrendik; onların yapmadığını DİN OLARAK yapamayız. Ashabı kiramdan o şekilde bir zikir çeşidi nakledilmemiştir. Yapılan işin içeriğinin güzel olması ibadet şekli olmasını gerektirmez. Bir mecliste oturup fıkıh öğrenmek, tefsir öğrenmek daha bereketlidir.
Selamünaleyküm. Zilsiz def yasak değildir. İlahilere, ibadet ve zikir gibi bakmak doğru değildir. Düğünde veya başka bir yerde uygun ise, sözlerinde hata yoksa dinlenebilir.
Selamünaleyküm. İstiğfar etmeniz yeterlidir. Allah, kendisine yönelen ve yaptığına pişman olan herkesi bağışlar. Başka yapmanız gereken bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. Bu keyfi bir durumdur, bundan ötürü cem olmaz.
Selamünaleyküm. Asla öyle bir şey yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin zikri şu anda namaz olarak bildiğimiz, Kur'an olarak bildiğimiz şeylerdir. Sabah namazından sonra oturup tespih yapmaktır. Kendinize daha berrak yerler bulun, onlarla da tartışıp bir mü'mini üzmeyin.
Selamünaleyküm. Böyle birinin şahsiyet itibariyle imam olmamayı kendisinin düşünmesi gerekir. Müftülüğe müracaat edip kadrosunu başka bir bölüme aldırmalıdır. Mezhep değiştirmekle bağırsakları mı düzelecek?
caiz midir konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, geciktirmeme kararlığı ile olduğu sürece kullanılabilir. Bu birinci esas. İkinci olarak, gecikmeden alınan farktan benim kalbim mutmain değildir. Bu nedenle de o kurumlar için 'iyidirler' ifadesini kullanmaya cesaret edemiyorum. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Esasen devleti zarar ettirmediğinize inanıyorsanız sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. Şu anda yapılacak başka bir durum yoktur. Ödeyin kurtulun.
Selamünaleyküm. Aybaşını geciktirici ilaç kullanmak, doktorun yasağı yoksa caizdir.
Selamünaleyküm. Birinci ilke şudur: Sağlığımız ve bedenimiz bizim elimizde Allah'ın emanetidir; buna göre hareket ederiz. Biz mal sahibi gibi değil emanetçi gibi davranmalıyız. İkinci ilke şudur: Allah'ın her yarattığı hastalık için muhakkak bir şifa yarattığını ve bizim bu şifayı aramamız gerektiğini bilir öyle davranırız. Üçüncü ilke şudur: Hastalık ne kadar sürerse sürsün, ilk günkü gibi sabreder, mücadele ederiz. Dördüncü ilke şudur: hastalığı da şifayı da Allah'tan biliriz, O'na yalvarır, O'na şükrederiz. 'Hastalığı yenmek.' türünden çirkin şeyler söylemeyiz Beşinci ilke şudur: Devletin vatandaşını tedavi için oluşturduğu sistemi kullanmamız hakkımızdır, bir hile yapmadıkça onu kullanmamızda bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Daha önce (sözlü de olsa ) yaptığınız bir anlaşmayı çiğnemiyorsanız, yasalara uygun olan haklarınızı alablirsiniz, helaldir.