İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Dinen gerçekleşen boşamadan sonra mahkemede verilen boşanma kararı yeni bir talak sayılır mı?

Cevap

Dinen gerçekleşen bir boşamadan sonra bunun hukuken de tescili için başvurulan mahkemenin verdiği karar, önceki boşamanın teyit ve tescilidir; ayrı bir boşama sayılmaz. Fakat başka bir nedenle yapılan müracaat sonucunda mahkemece verilen boşanma kararı yeni ve ayrı bir boşama anlamına gelir. Dinen geçerli bir talâka bağlı olan iddet bittikten sonra mahkemenin vereceği boşanma kararı ise o sırada eşler arasında evliliğe ilişkin herhangi bir bağ kalmamış olduğundan, önceki boşamanın tescilinden ibarettir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mahkemenin boşaması da bir talaktır. Mevcut mahkemeleri Şeriat'ın talak diyeceği kararın sahibi görüp görmeme ise farklı bir durumdur. O, kişinin mevcut düzene bakışı ile alakalı bir mesele olarak ele alınmalıdır. Normal bir mahkemenin boşaması boşama sayılır. Kadının iddeti bitince başkası ile evlenebilir.

Kocasından talak ile boşanmayıp mahkemeyle resmi nikâhta boşanan kadın başkasıyl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nasıl boşandınız? Mahkeme kararı ile boşandı iseniz, o mahkemeye dilekçe vermedi mi? Eğer eşiniz de bir avukata imza vermişse yani boşanmayı istediğini beyan etmiş ise, bu bir talaktır. Neticede mahkemenin kararı bir bain talak sayılır ki siz geri dönmek istemedikçe sizi boşamamış olsa bile siz boş sayılırsınız. Bunun dışındaki durum için ayrıntılı yazmanız gerekiyor.

Ben eşimden boşandım ama o beni dini olarak boşamadı. Onunla bir araya da gelmek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Açık ve net bir kelime ile EŞİMİ BOŞADIM diye konuşan veya yazan talak yapmış olur. Sonradan silmiş olmanız veya bunu kastetmemiş olmanız bu sonucu değiştirmez. Eşiniz üzerindeki bir talak gerçekleşmiştir. Daha önce iki kere daha boşama yapmadı iseniz eşinizi tekrar nikahınıza alabilirsiniz. Ben eşime verdiğim talakı geri aldım demeniz veya eşinize o anlamda yaklaşmanız, bir arada olmanız yeterlidir. Bu sizin boşama haklarınızdan birini bitirmiş olur. Bunu da kendinize ders edinin, nikahı daha ciddi görün.

Sesli mesajla eşime "seni boşadım" diye söyledim ama mesajı ona göndermeden sild
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evliliğin sonlandırılması, kocanın şartlarına uygun boşama beyanında bulunmasıyla gerçekleşebileceği gibi boşanma davası açılması üzerine mahkemenin boşamaya hükmetmesiyle de gerçekleşebilir. (bk. Kâsânî, Bedâʾi‘, 2/326; Sâidî, Hâşiyetü’l-ʿadevî, 2/41, 93; Haraşî, el-Muhtasar Halil, 4/16; İbn Kudâme, el-Muğni, 7/563-564; Ebü’l-Ferec İbn Kudâme, eş-Şerḥu’l-kebîr, 8/55; Nevevî, el-Mecmûʿ, 17/333) Şayet koca, boşama beyanında bulunmuşsa beyan anından itibaren evlilik dinen sona erer ve iddet vb. hükümler işlemeye başlar. Ancak talak söz konusu olmadan mahkemede boşanma davası açılmışsa bu durumda evlilik, mahkemenin boşama kararının kesinleşmesiyle sona erer. Buna göre mahkemenin boşama kararına süresi içerisinde itiraz edilmemesi durumunda, itiraz süresinin dolmasıyla; itirazda bulunulması halinde ise hukukî süreçlerin tamamlanıp boşama kararının kesinleşmesiyle evlilik sona ermiş olur. Bu durumda boşanmaya dair iddet, nafaka vb. hükümler yargı kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Öte yandan boşanma davası açan eşin, dava sonuçlanmadan boşanma talebinden vazgeçmesi ve bunu mahkemeye bildirmesi durumunda dava düşer; eşlerin evlilik hayatı devam eder.

Boşanma davalarında dinen boşanma hangi aşamada gerçekleşir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir erkeğin eşini boşamasına TALAK denmektedir. Talak erkeğin hakkıdır. Erkek bu hakkı üç kere kullanabilir. Birinci ve ikinci kullanımında geri dönme yani yaptığı talakı geri alma hakkı vardır. Üçüncü talakı kullandıktan sonra ise geri dönme hakkı yoktur. Üçüncüden sonra aynı kadınla tekrar evlenebilmesi için o kadının başka bir erkekle normal bir evlilik yapması ve ondan da hileli olmayan bir şekille boşanması gerekir. Bu süreçten sonra tekrar ilk kocası ile yeniden evlenebilir. Elbette bunun şartları vardır. Bakara suresinin 228.ayeti bu hususu beyan etmektedir. Talakın nasıl olacağına dair ayrıntılara girmeden sorunuzun cevabı olan bölümü sadece bu ayetten alarak şunları tespit edebiliriz: a- Erkek kendisi boşama yapmış ise yani bir mahkeme kararı ile boşanmış değillerse, b- Talak birinci ve ikinci talak ise, c- Kadın, talak sözü kullanıldıktan sonraki bekleme süresi olan İDDET süresinde ise ki bu süre kadının üç kere ay başı olması durumudur, d- Erkeğin kadına işkence yapmak gibi bir kastı yoksa ki bunu bilirkişi veya hakem ya da mahkeme tespit edebilir. Bu ilkeler dâhilindeki bir boşamayı erkek geri alabilir. Kadının da buna itiraz hakkı yoktur. Genel hüküm böyledir. Bu talak çeşidine RİC’İ TALAK denmektedir. Elbette talak konusunun sadece bir paragrafı denebilecek kadar kısa bir bölümünü oluşturmaktadır bu başlık. Diğer ayrıntıları için muhakkak ehline sorulması gerekir.

Hocam eşim beni boşadı yani seni boşadım dedi bana. Bir hafta sonra akşam eve ge
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eşler arasında boşa(n)ma dinen üç kere ile sınırlandırılmıştır. Birinci ve ikinci boşa(n)ma sonrasında eşlerin yeniden bir araya gelme imkânı vardır. (el-Bakara, 2/229) Kişi ric‘i talak ile boşadığı eşine, iddet süresi içinde nikâha gerek kalmadan, iddet süresi bitmiş ise yeni bir nikâh akdi ile dönebilir. Bâin talakta ise iddet içinde bile olsa yeni bir akitle aile tekrar kurulabilir. Üçüncü boşa(n)madan sonra ise kesin ayrılık gerçekleşir. Bu ayrılıktan sonra kadın, başka bir erkek ile hileli olmayan bir evlilik yapmadıkça ve bu evlilik boşama ya da ölüm ile sona ermedikçe ilk eşi ile tekrar bir araya gelmesi mümkün değildir. (el-Bakara, 2/230)

Boşanan eşler birbirleriyle yeniden evlenebilir mi?

AİLE HAYATI konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kişinin eşini boşadığını başkalarına ifade etmesi ayrı bir boşama anlamına gelmez. Bu, önceki boşamayı haber vermek demektir.

Kişinin eşini boşadığını değişik zaman ve mekânlarda başkalarına söylemesi ayrı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mahkeme yoluyla boşanan eşler, dinî hükümlere göre bir bâin talâkla boşanmış olurlar. Zira hâkimin boşaması bâin talâk kabul edilmektedir. (bk. Kâsânî, Bedâʾi‘, 2/326; Sâidî, Hâşiyetü’l-ʿadevî, 2/41, 93; Haraşî, el-Muhtasar Halil, 4/16; İbn Kudâme, el-Muğni, 7/563-564; Nevevî, el-Mecmûʿ, 17/333) Buna göre, mahkeme yoluyla boşanan bir kadının -eğer başka bir erkekle evlenmek niyeti varsa- önce iddetini tamamlaması gerekir. (Şeyhîzâde, Mecme‘u’l-enhur, 1/464) İddetini tamamlayan bu kadın dilerse bir başkası ile evlenebilir. Eski eşinin istemesi durumunda ise iddetini tamamlamasa dahi yeniden nikâh kıyılması suretiyle boşandığı eşiyle aile kurabilir. Bu evlilik tarafların en fazla iki defa boşanması durumunda gerçekleşebilir.

Mahkeme kararıyla boşanan eşler, dinen de boşanmış olurlar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz insan ve toplumun huzurlu bir hayat yaşamasına vesile olan aileye ve ailenin devamına önem vermiştir. Evlilikteki amaçlardan biri de nesli devam ettirmektir. Mümkün olan her yol denendikten sonra çocuk sahibi olunamıyorsa, Allah’a teslim olmak gerekir. Kur’ân-ı Kerîm’de hiçbir şeyin Allah’ın hükümranlığından bağımsız olmadığı belirtilmekte, çocuk sahibi olmanın veya olamamanın bir övgü veya yergi konusu olmaması gerektiğine işaret edilmektedir. (eş-Şûrâ, 42/49-50) İnsan nihaî olarak kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu bilemeyeceğinden, istediği şeyi kendi hayatı ve mutluluğu için vazgeçilmez görmemesi, ilahi takdire rıza göstermesi gerekir. (el-Bakara, 2/216) Kişinin gücü ve irâdesi dışındaki bir isteğinin gerçekleşmemesi uğruna hayatını karartmak yerine sahip olduğu nimet ve imkânları başkalarıyla paylaşarak çeşitli yollarla bu mutluluğu yaşamayı ve bunun ecrini Allah’tan beklemeyi tercih etmesi, hem daha makul hem dünya hem ahiret saadeti için daha elverişli bir yoldur. Nikâhın bir amacı da neslin devamını sağlamak olduğundan, İslâm bilginleri bu maksada erişmeye mâni olan böyle bir durumda, kadın ve erkek için boşanmayı caiz görmüşlerse de (Serahsî, el-Mebsût, 5/95-96) mümin insanların ahlaken bunu rıza ile karşılayıp boşanma sebebi yapmamaları eşe karşı vicdani bir gerekliliktir.

Çocuk sahibi olamamak boşanma sebebi sayılır mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnançsızlık ya da dini değerlere hakaret etmek amacıyla değil de sırf ağız alışkanlığıyla, dinden çıkmayı gerektiren sözlerin söylenmesi büyük günah olmakla birlikte tercih edilen görüşe göre bilgisizce söylenen bu sözlerle dinden çıkılmayacağı için nikâh da bozulmaz. Çünkü burada maksat dinî değerlere hakaret etmek veya bu değerleri hafife almak değildir. Şu kadar var ki bu tür söz ve davranışlarda bulunan kişinin tövbe ve istiğfarda bulunması ve tekrar böyle bir hataya düşmemeye gayret etmesi gerekir. Dinin kesin esaslarından birisinin bilerek inkâr edilmesi veya hafife ya da alaya alınması ise kişinin dinden çıkmasına sebep olur. Mesela Allah'a, Peygambere ve dinen mukaddes olan değerlere küfreden, namazı ve orucu inkâr eden kişi İslâm dininden çıkmış olur. Hanefî mezhebine göre, eşlerden birinin dinden çıkmasıyla, evlilik kendiliğinden sona erer. Tövbe ederek İslâm'a dönse bile yeni bir nikâh akdi olmaksızın evlilik hayatını devam ettiremez. Şâfiî mezhebine göre, dinden çıkan kimse tövbe eder de iddet müddeti içinde İslâm'a dönerse yeni bir nikâh akdine gerek kalmaksızın evlilik hayatını devam ettirebilir. (Şâfiî, el-Ümm, 1/297; Şeyhîzâde, Mecme'u'-l enhur, 1/546)

Dinden çıkmayı gerektiren sözleri (elfaz-ı küfrü) söylemenin nikaha etkisi nedir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnançsızlık sebebiyle ya da dinî değerlere hakaret etmek amacıyla olmasa bile sırf ağız alışkanlığıyla dinden çıkmayı gerektiren sözleri söylemek büyük bir günahtır. Bununla birlikte bilinçli olmadan söylenen bu sözlerle dinden çıkılmayacağı için nikâh da bozulmaz. Çünkü burada maksat dinî değerlere hakaret etmek veya bu değerleri hafife almak değildir. Şu kadar var ki bu tür söz ve davranışlarda bulunan kişinin tevbe ve istiğfarda bulunması ve tekrar böyle bir hataya düşmemeye gayret etmesi gerekir. (bk. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 4/230)

Dil alışkanlığıyla Allah, Kur’an ve din gibi kutsal değerlere küfretmek nikâha z
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kadın veya erkeğin yapılan tetkikler sonucu çocuğunun olmayacağı ortaya çıkmışsa bu gerçeği evleneceği kişiden gizlemesi doğru olmaz. Evliliğin esas amaçlarından biri nesil sahibi olmak olduğundan, eşlerin bu gerekçeyle mahkemeye boşanma davası açması caizdir.

Bir kimsenin, çocuğu olmayacağını bildiği halde bunu evleneceği kimseden gizleme

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.