Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bende aşırı derecede vesvese var. Doktora da gittim, fayda vermedi. Vesvesem ağırlıkla dini bilgilerimi birileriyle paylaşırken oluyor, acaba aktardığım bilgi doğru mu yanlış mı, yanlışsa acaba sonucu ne olur diye kafama takılıyor. Bazen bir başkası din adına bir bilgi verirken edindiğim dini bilgime göre yanlış olduğunu ve doğrusunun şöyle olduğunu söylemek istiyorum fakat acabalar beni söyletmek istemiyor. Ama söylemeden de edemiyorum, söylemeye başlayınca bu sefer de ya söylediğin yanlışsa diye vesvese ediyorum. Bu durumumu bilen bir arkadaşım yine dini bir mevzuda [içki içen kişiden iman gider, ölürse imansız ölür dedi] ben de bu konuda bildiğimi paylaştım ve içki içmekle insanın imanın gitmeyeceğini söyledim fakat söylerken vesvesemden dolayı rahat bir şekilde konuşamadığımı, benim ne kadar vesveseli olduğumu bilen arkadaşım bana sen en iyisi bu konulara girme dedi. Şimdi benim bu durumum bir mazeret sayılır mı dini bir konuda yanlış söyleyen birisine bilsem de doğrusunu söylemesem dinen sorumlu olur muyum? Zira söylediğim acabalar beynimi kemiriyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Nasıl ilaçların insanlarda yan etkisi oluyorsa bilginin de yan etkisi olabilir. Elinizdeki bilgi kaynağı size ağır gelmiş olabilir. Meseleye bir de o açıdan bakın. İlaç tedavisini de muhakkak sürdürün. Nazarla ilgili tespitiniz ise doğru değildir.
Selamünaleyküm. Bu durum normaldir, hayatınızı büyük oranda değiştirecek bir karar verirken normal görürüz bunu. İstişare edin. Bir büyüğünüzle durumu değerlendirin, onun tavsiyesine göre hareket edin, daha rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Devletle ilgili görevinizde size belirtilen işi yaparken göze çarpan bir hata işlemeyin. Gözle görülebilecek bir hak ihlali yapmayın. Kötü bir niyet de gütmedikçe vebal altında olmazsınız inşaallah. Derin düşünme bahanesi ile şeytan sizi yıpratmasın.
Aşırı hassasiyetim oluyor, sürekli takıntı vesvese dediğiniz durumda dini OKB olabilir. Bu konuda bir uzman desteği almanızı tavsiye ederim. Bu durum ister dinden olsun ister olmasın herkesin yaşayabileceği bir şeydir. İnsanın aklına pek çok farklı düşünce gelebilir ancak her düşüncenin bir olmadığını da göz önünde bulundurmalıyız. Dikkate almamız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Size gelen vesveselerden herhangi biriyle aşırı meşgul olursanız onu zihninizde çok büyütmüş, onu güçlendirmiş olursunuz. Düşünceye odaklanarak onu güçlendirmeyi istemeyiz ve bununla birlikte onu bastırarak, oluşmasını engellemeye çalışarak davranışların değişmesine izin vermeyiz. "Bu düşünce şeytanın vesvesesidir ve bu yüzden reddediyorum. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir ve ben elimden geleni yaptım, bu şekilde devam ediyorum" gibi bir düstur edinip bu değer doğrultusunda hareket etmeye çalışabilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca eşdeğer olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.
Siz hatanızı tespit etmişsiniz zaten; kaş yaparken göz çıkarıyorsunuz. Yapacağınız tek şey var: Bir süreliğine hiç ilgilenmeyin. Kendinizi müfettiş yerine koymayın.
Bu vesveselerin yarın bir gün yeniden zihninizde yankı bulması, sizin de bu vesveselere kulak asmanız yuvanızın huzurunu ciddi bir şekilde riske atabilir. Bu sebeple karar vermeden önce iyi düşünmenizi, mümkünse bir psikoloğa gidip bu konuda danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
dini bilgi konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Peygamber aleyhi selamın Sünnet'ine uymak aşırılık olmaz, ona uyun. Bir ilmihal kitabına göre yaşayın, gerisine aldırış etmeyin.
Selamünaleyküm. Tek çareniz evlenmektir. Gerisi ile oyalanırsın sadece. Hemen evlenin.
1- Önce bir ilmihal kitabını nerede ne var bilecek şekilde okuyun. Mümkünse bir hoca ile beraber okuyun. Hoca olmasa bile sizden daha iyi anlayan biri olsun yeter. 2- Namazda okuduğunuz surelerin, Fatiha’nın tefsirini okuyun, hazmedin. 3- Aşırılığı olmayan bir dergiye abone olun. Mesela ALTINOLUK dergisine abone olabilirsiniz. 4- RİYAZUSSALİHİN isimli kitabı şerhinden her gün bir iki hadis şeklinde okuyun. Erkam Yayınları baskısını okuyabilirsiniz. 5- Okumalarınızın bereketi oluşması için TV ve benzeri israf aletlerinden uzak durmaya çalışın. Gelişmeler, zamanla sizi okuma ve kavrama konusunda kendinizi yönlendirecek duruma getirecektir biiznillah. Selam ve dualar ederim.
İlahiyat için ön hazırlığınız var ve sonra da devam ettirmek istiyorsanız ilahiyat okumanızı tavsiye edebilirim. Yoksa, başka bir bölüm okuyun, dini bilginizi de açıktan öğrenerek karşılayın. Allah'a emanet olun.
Kocanıza hoca olmayın. Cennete beraber girmeyi arzulayan bir hanım olmaya çalışın. Onu darlamadan şefkat ve merhametle yaklaşın. Namazlarınızı onun yanında kılın ve onun duyacağı şekilde ona güzel dualar edin. Bildiğiniz ve öğrendiğiniz bilgileri kocanızla paylaşın. Kocanız sizdeki bu manevi huzuru ve ruhi gelişim ve değişimi hissetsin. Evinizde mutlaka bir ilmihal ve Riyâzü’s Salihîn isimli hadis kitabı bulunsun. Bu yardımcı olmanız kocanıza karşı kadınlığınızı zayıflatmasın. Onun gözünden ve şehvetinden siz sorumlusunuz. Evinizde hocamızın, "Kadın Fıkıh Okulu Dersleri" serisini not tutarak dinlemenizi tavsiye ederim. https://fetvameclisi.com/fetva/kocasini-dindarlastirmak-isteyen-kadina-mektup