Fetva Meclisi
Soru
Dini ve hayatı dengeli yaşamaktan ne kastediliyor? Aşırı gitmemek veya bir denge üzerinden yaşamakla tavsiye edilen nedir ve bu tavsiye dinin emri midir?
Cevap
Benzer fetvalar
İnsanlarla iç içe yaşamayı tamamen terk edebileceğimiz bir hayat yaşayamayacağımız bir zamandayız. Artık gidilebilecek dağ başı bile yoktur. Evet, toplumdan uzak bir hayat ibadete yönelme, günahlardan uzak kalma, daha moralli olma, fitnelerden daha emin yaşama gibi faydalar getirebilmektedir. Bu doğrudur ama böyle bir mekân ve orada yaşayabilecek ekonomik imkân nasıl temin edilecektir? Hatta aile bireylerinin buna razı edilmesi ne kadar mümkün olacaktır? Gerçeğe yakın seçenekleri düşünmek, hayatı daha gerçekçi bakışlarla yaşamak şarttır. Biz bizim zamanımızın imtihanındayız, çözümlerimiz zamanımıza uygun olmalıdır. İnsanlarla iç içe bir hayat yaşamanın kendine göre üstünlükleri vardır. Bilgi alıp verme, faydalı olup ecir kazanma, mücahede ruhu ile daha aktif durumda olma gibi faydaları da vardır. Her iki uçtan birini tercih ederken her mü'minin kendi özel durumu, ailesi, yaşadığı şehir, sabır ve tahammül durumu, topluma katkı kapasitesi gibi farklılıklar dikkate alınırsa biiznillah daha isabetli olan tercih edilmiş olur. Hangisi tercih edilirse edilsin bu zamanın bir ruhi yalnızlık zamanı olduğunu bilmek ve ona göre yaşamak gerektiğini de tespit etmeliyiz. Mü'min nereye giderse gitsin derdi ile gidecektir, zaman ahirete daha yakın bir zamandır.
Ulemamızın büyük bir bölümü evlilikte denklik gerekeceği konusunu söylemişlerdir. Bu nedenle evlilikte denklik gerekir diyebiliriz. Yalnız bu sözü edilen denklik nikahın caiz olması için şart değildir. Bir tür önemli bir tavsiye niteliğindedir. Denklik genel olarak Müslümanlık, hürriyet, soy, dindarlık, ekonomik yapı ve meslekte aranır. Bazı alimler bedensel sağlığı da denklik konusu yapmışlardır. Denklik konusunda Müslüman bir kadın eş adayı seçerken Müslüman dengini bulmalıdır. Buradaki denklik şartı tartışmasız gerekli bir şarttır. Kâfir bir erkek Müslüman bir kadının kocası olamaz. Bir sosyal denklik ölçüsü olarak meslek ve ekonomik denklik de aranabilir ama bu dediğimiz gibi nikahın olmazsa olmazlarından değildir. Aynı şeyi biraz daha önemli tutarak soy denkliği için de söyleyebiliriz. Bedensel engeller ise eşler arasında kabul gördüğü sürece denkliği bozmaz. Zira denklik esasen eşlerin aile saadeti için yapılmış bir tavsiye niteliğindedir. İman ve takvanın bulunduğu yerde diğer arananlar olmazsa olmaz nitelikte değildir. Bu denklik kadın ve velisinin araması gereken bir haktır. Onların aramıyor olması sorunu kaldırır.
Hacet namazı; bir ihtiyaçtan dolayı iki rekât namaz kılıp namazdan sonra dua etmeye denmektedir. Sahih olmasa da böyle bir hadis vardır, yapılabilir bir uygulamadır. Sorunuzda bahsettiğiniz konu, hayatımızın sonrasını hem dünya hem de ahiret açısından etkileyebilecek bir konudur evlilik konusu. Kişi kiminle evlenirse evlensin o, onun kaderidir. Kaderimizi yaşarken de irademizi kullanarak tercihlerimizi biz yaparız. Evlilik gibi önemli bir karar alırken de tercihi biz yaparız. Evlenirken kriter olarak bazı hususlara da dikkat edilmesi gerekmektedir. Kişiliğimiz, hayattan beklentimiz, kültürümüz, yaşam tarzımız gibi. Bunun yanında kalplerin ısınması da önemlidir ama tercihte bulunurken önce sevgi oluşsun, sonra kriterlere dikkat ederiz demek yanlış tercihi beraberinde getirebilir. Tabi ki hiç hoşlanılmayan biriyle iyi insan diye evlenilmeli denemez ama önce kriterlere öncelik verilmeli. Hadis-i şerifte de bir kişiyle güzelliği, malı, soyu ve dini için evlenildiği ancak tercihi dini açıdan yapanın kazanacağı vurgusu yapılmakta. Seçim sürecinde unutulmamalıdır ki bu süreç, tanıma sürecidir; kalbin tamamen salınıp sevgi eksenli olunmaması gereken bir süreçtir ki evlilik ile sonuçlanmaması gereken bir gelişme söz konusu olabilir. Aile büyüklerimiz ile istişarede bulunmayı, onların fikirlerini almayı da ihmal etmemeliyiz. Rabbim hayırlı bir evlilik nasip et diye duamızı da ihmal etmemeliyiz. Rabbimize her an sığınalım, gelebilecek imtihanlarda da O’ndan yardım isteyelim.
Hayvanlara eziyet etmenin haram olduğu konusunda söze gerek yoktur. Ancak dinimiz maslahat ve menfaat (daha yararlı olanı bulma ve kullanma) kollama üzerine kuruludur. Bu dünya, insanın yararına olacak şeylerle doldurulmuştur. Hayvanlar evrenimizin bir parçasıdırlar ama neticede evrende insanın menfaati için vardırlar. Yeni bir ilacın keşfi muhakkak deney yapmayı gerektirecektir. Bu deneyde insanın kullanılması ile hayvanın kullanılması arasında tartışılamayacak kadar fark vardır. Elbette tercih insanı korumadan yana olacaktır. İnsanın ayakta kalması Allah’ın bu kâinat düzenindeki maksadının gerçekleşmesi için şarttır. Bilimsel araştırmalar için ikici bir alternatif bulunana kadar bu tür çalışmalar zorunluluktan ötürü caiz görülecektir.
Hayırlı olanı istemek, Müslümanın tevekkül bilincinin göstergesidir. Ancak bunu kolaylıkla birleştirerek dua etmek, insani ve fıtrî bir taleptir. Şüphelerinizi bu şekilde sorgulamanız da sizin doğru yolda olduğunuzu gösterir. Allah’tan hem hayır hem de kolaylık istemeye devam edin. Sabır ve sebatla yolunuza devam ettiğinizde, O’nun yardımı mutlaka gelecektir. Bu aşamada hayırlı olanı, kolaylıkla birlikte istemeye devam edin. Maddi veya manevi hedeflerinizde uygun yöntemler bulmak için güvendiğiniz insanlardan destek ve fikir alın. Zorlukları bir eğitim süreci olarak görün. Sürekli başarısız olduğunuzu hissetmek yerine, bu süreci bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirin.
Elhamdülillah Müslüman olarak yaşıyoruz bu hayatı. Bazı insanlar Müslüman olduklarını söyleseler de hayatlarında Müslümanlığın izleri olmayabiliyor. Biz, çevremize göre bir İslam yaşayamayız. Dinimizin emirleri ve yasakları bellidir. Olağanüstü şartlar dışında ne insanlarla sürtüşürüz ne de erimeyi kabul ederiz. Şöyle yapınız: - Allah’ın açık bir emri olan sılayırahime karşı boynunuz eğilmiş olsun. - Allah’ın bir haramı ile karşı karşıya kaldığınız yerde sılayırahimi erteleyin. - Böylece sılayırahimi koparmamış ama harama da girmemiş biri olursunuz. - Bunu şöyle yapacaksınız: Buluşma yerinizde haram işleniyorsa ve siz o harama mani olamıyorsanız sılayırahimi telefon veya başka bir iletişim ile halledeceksiniz. Sizden muhakkak mekân beraberliği isteniyorsa TARTIŞMADAN VE ABARTMADAN gelemeyeceğinizi söyleyeceksiniz. - Bu da sizin bir yandan iyi mümin olma gayretinizi sağlayacak diğer yandan da muhataplarınızı dininizin emirlerine davet etmiş olacaksınız.