Fetva Meclisi
Soru
Diyanet’in, Kur’an Yolu tefsirini tavsiye ediyor musunuz? Sitenizde, Nur suresiyle ilgili Diyanet’in tefsirine katılmadığınızı gördüm.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hiçbir insan mükemmel değildir, herkesi eksikleri ve hataları ile kabul edeceğiz.
Kur'an'ımız dışında her hangi bir kitabın okuma edebi, dersin izlenme kuralı haram sınırları ile belirlenir değildir. Evet, belli bir edebe riayet bereket getirir ama bunu dini bir kural gibi görmek gerekmez. Daha çok nasıl istifade ediyorsanız öyle okuyun, izleyin. Allah muvaffak etsin.
Allah yardımcınız olsun. Bakarak okumanızda hiçbir sakınca yoktur. Namazın içinde okurken bakarak okumak caiz olmaz. Önce Âyete’l-Kürsi’yi okuyun, sonra tesbih çekin. Allah kabul buyursun.
Aleykümselam. Bu sadece bir tatlı sözdür, tek başına uygulanılırlık tarafı yoktur.
Kızım, ilimlerin farzıayın olanı var kifaye olanı var. Size farz olan iyi bir ilmihaldir. İlmihal konusunda tam ve açık bir bilgi sahibi olmadan başkası ile meşgul olursanız yanlış yapabilirsiniz. Önce ilmihal okumayı bitirin. Bir üniversite imtihanına hazırlanır gibi ilmihal okuyun. Sonra Kur'an’dan gerekli ezberleri bitirin. Elli kadar hadisi şerhi ile hazmedin. Sonra ne okursanız okuyun.
Bu bir ictihadî meseledir yani iyi niyetle daha iyi anlaşılsın, aranan bulunsun diye yapılsa bu konuda ehli olanlar içtihat edebilirler, öyle bir konudur. Zira mevcut Kur'an üzerinde bir tahrifat söz konusu değildir. Sadece konularına göre dizilmiş bir tefsir gibi görülecektir. Yine de bizim tercihimiz, mevcut yapısı üzerindeki her uygulamanın gayet riskli bir iş olacağı ve yapılmaması şeklinde olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Olabilir, normaldir bu. Takılıp kalmak yerine yapmaya devam et. Bir zaman sonra kurtulursun. Buna takılır kalırsan hastalığa dönüşebilir, asıl o zaman dert olur.
Evlilik karşılıklı beğeni ve takdir üzerine kurulmalıdır. Bu noktayı yakalamak için gereken konuşma ve tartışmalarda ölçü kaçıyorsa ya da örfen aşırı denebilecek tepkiler gösteriliyorsa o evliliği zorlamanın anlamı yoktur. Daha tecrübeli birilerinin istişaresi ile görüşme bitirilmelidir.
İnsandan insana organ nakli ile alakalı olarak şu kuralları zikredebiliriz: - Varislerinin muvafakatı ile ölüden nakil yapılabilir. - Yaşayan bir insandan ONUN İÇİN HAYATÎ niteliği bulunan yani olun yaşamını tehlikeye atan bir nakil yapılamaz. Bunu şöyle anlayabiliriz: Muhtemeli bir sağlık için devam eden bir sağlığı tehlikeye atamayız. Mesela sağlıklı bir insanın kalbini ve benzeri hayatî niteliği bulunan organını o bağışlasa bile alıp hasta birine veremeyiz. - Hayatî niteliği bulunmayan organların ya da yenilenebilen bölümlerin verilmesi pek çok muasır âlim ve fıkıh kurulu tarafından caiz görülmüştür. Mesela böbrek verilebilir bir organ kabul edilmiştir. Bu hususta tam bir fikir birliği yoktur. Bizim kanaatimiz, ulemanın olur görüşünü saygıyla kabul etmekle beraber bu husustaki suiistimal endişesini göz ardı etmemek gerektiği şeklindedir. Yaygınlaştırılması üzerine düşüncelerimiz vardır. - Böyle bir nakil durumunda kesinlikle ticari bir işlem yapılmamalıdır yani verecek insan, BÖBREĞİNİ SATAN değil insan kardeşine hibe eden olmalıdır. - Ön tahliller tıbbın son verilerine göre net yararlı nitelikte olmalıdır. - Veren kişi, hayatını eksik yaşayacak şekilde bir zarar görmemelidir. - Böyle bir alıp vermede insan olmayı öne çıkarırız. İyi birine vermek elbette önemlidir ama insanlık ortak paydamızdır.
Üç önemli KERAHET VAKTİ vardır. Bu vakitlerde namaz kılmak caiz değildir. Bu vakitleri takvimlerdeki sembollere göre şeyle sıralayabiliriz: a- Takvimde yazan GÜNEŞ vaktinden sonra kırk dakika, b- Öğlen vaktine kırk dakika kala, c- Akşam vaktine kırk dakika kala. Sadece şöyle bir istisna vardır: İkindi namazını kılmayan akşam vaktine beş dakika kala bile olsa namazını kılar.
Sözünü ettiğiniz söz senedi bilinen bir hadis değildir. Sahih hadis gibi kabul etmemizi gerektirecek bir durumu yoktur.
Namazlarda el bağlama şekli konusunda Hanefi fıkhına göre yaşayan mü'minler için sözünü ettiğiniz erkek/kadın farkı vardır. Diğer ulema böyle bir farka özellikle temas etmemiştirler. Namazın geneli içinde bu ayrıntı namazın sıhhatini etkileyecek bir ayrıntı değildir. Allah Teâlâ ibadetlerimizi kabul buyursun.