Fetva Meclisi
Soru
Evlilik görüşmesinde çiftler sürekli birbirinin kusurunu görüyorsa, yapılan iyiliklerin söylenmeden farkına varılmıyorsa o iş hayırlı değildir diyebilir miyiz hocam? Bir işin nasip olup olmadığını bu şekilde anlayabilir miyiz? Yani nasipse göz kulak kapanır tüm hatalar göze gözükmez diyebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Evliliği ve evlilik sürecini böyle gerekçelerle kötümser görmek yanlıştır. Siz üzerinize düşeni yapın. Helal yolları kullanın. Umutlu olun. Sabırlı olun. Hayalci olmayın. Gerisini Allah'a bırakın.
Selamünaleyküm. Görüşmelere bir sayı konması gerekmiyor. Üç veya daha fazla görüşülebilir. Görüşmedeki ilkelere ve sulandırmamaya dikkat etmelisiniz.
Nişanlılar asla nikâhlı gibi değildirler. Nişanın hiçbir bağlayıcı değeri yoktur. Nişanlılar görüşebilirler ama evlendikten sonrasına da görüşecek şey bırakmalıdırlar. Aşırı muhabbetten o dönemde çatlaklar çıkabilir. Nişanlılık dönemi de olağanüstü durumlar hariç üç ayı geçmemelidir. Bu dönemde şu kadar görüşebilirler diye bir kural yoktur. Sulandırmadıkça ve caiz olmayacak bir şekilde görüşmedikçe görüşüp konuşabilirler. Yanlarında üçüncü bir kişinin bulunması onların lehinedir.
Öyle bir görüşme için dış kıyafetle olman gerekmez hatta uygun da olmaz. Bol bir kıyafetle görüşebilirsin. Allah Teâlâ mübarek etsin, seni muradına erdirsin.
Selamünaleyküm. Alevilik kâfirlik değildir. Küfür tavırları müntesipleri arasında yaygındır denebilir. Küfrüne hükmedilecek bir tavır ve söz görülmedikçe kâfir muamelesi yapılmamalıdır.
Yanlış düşünüyorsunuz; savcı da siz hâkim de. Bu yanlış. Evlilik bir nasip işidir. Size nasip olsa idi siz o tavırların hiç birini yapamazdınız. Bir de yaşıtlarınızdan evlenenler kanatlanıp uçuyor mu zannediyorsunuz? Herkes dışarıdan seyrediyor, kim bilir içinden neler olup bitiyor. Siz böyle yaparak kendinizi yıpratıyorsunuz ve zamanla dışarıdan bakıldığında evlenilemez biri görüntüsü vereceksiniz. Oturun, işinizi gücünüzü yapın, kendinizi kaderin kollarına salın ve huzur içinde bekleyin. Göreceksiniz daha rahat olacaksınız ve vakti gelince de evlenmiş olacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Olabilir, normaldir bu. Takılıp kalmak yerine yapmaya devam et. Bir zaman sonra kurtulursun. Buna takılır kalırsan hastalığa dönüşebilir, asıl o zaman dert olur.
Diyanet tefsirini bizzat okuyup incelemedim. Hocalarımızın ikaz ettikleri noktalar vardı. Yeni baskılarında o noktaların tashih edildiği söylendi. Biz de ona göre hareket ediyoruz. Bariz bir hata olmadığını düşünüyor ve umuyorum. Allah yardımcımız olsun.
Sözünü ettiğiniz söz senedi bilinen bir hadis değildir. Sahih hadis gibi kabul etmemizi gerektirecek bir durumu yoktur.
Namazlarda el bağlama şekli konusunda Hanefi fıkhına göre yaşayan mü'minler için sözünü ettiğiniz erkek/kadın farkı vardır. Diğer ulema böyle bir farka özellikle temas etmemiştirler. Namazın geneli içinde bu ayrıntı namazın sıhhatini etkileyecek bir ayrıntı değildir. Allah Teâlâ ibadetlerimizi kabul buyursun.
İkazınız için teşekkür ederim. Bizim için fıkhın tamamı bir servettir; Hanefi veya Şafii ayrımı yapmayız. Şu kadar ki, yaşadığımız topraklarda insanların iki farklı mezhebi anlayacak kadar fıkha ilgi duymamaları neredeyse imkânsıza doğru gitmektedir. Bu nedenle en kolay nasıl anlaşılır endişesi ile hareket etmeye çalışıyoruz. Gerektiğinde ise Şafii fıkhını ve diğerlerini de zikrederiz.
İnsandan insana organ nakli ile alakalı olarak şu kuralları zikredebiliriz: - Varislerinin muvafakatı ile ölüden nakil yapılabilir. - Yaşayan bir insandan ONUN İÇİN HAYATÎ niteliği bulunan yani olun yaşamını tehlikeye atan bir nakil yapılamaz. Bunu şöyle anlayabiliriz: Muhtemeli bir sağlık için devam eden bir sağlığı tehlikeye atamayız. Mesela sağlıklı bir insanın kalbini ve benzeri hayatî niteliği bulunan organını o bağışlasa bile alıp hasta birine veremeyiz. - Hayatî niteliği bulunmayan organların ya da yenilenebilen bölümlerin verilmesi pek çok muasır âlim ve fıkıh kurulu tarafından caiz görülmüştür. Mesela böbrek verilebilir bir organ kabul edilmiştir. Bu hususta tam bir fikir birliği yoktur. Bizim kanaatimiz, ulemanın olur görüşünü saygıyla kabul etmekle beraber bu husustaki suiistimal endişesini göz ardı etmemek gerektiği şeklindedir. Yaygınlaştırılması üzerine düşüncelerimiz vardır. - Böyle bir nakil durumunda kesinlikle ticari bir işlem yapılmamalıdır yani verecek insan, BÖBREĞİNİ SATAN değil insan kardeşine hibe eden olmalıdır. - Ön tahliller tıbbın son verilerine göre net yararlı nitelikte olmalıdır. - Veren kişi, hayatını eksik yaşayacak şekilde bir zarar görmemelidir. - Böyle bir alıp vermede insan olmayı öne çıkarırız. İyi birine vermek elbette önemlidir ama insanlık ortak paydamızdır.