Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam, hizmetlerinizden dolayı Rabbim razı olsun. Evlilik öncesi görüşme meselesi soru ve cevaplarını okudum lakin sorum var; Evlilik düşüncesi ile iki kez görüşen ve görüşme olumlu ilerlerken, halvete dikkat ederek bu gençlerin üçüncü kez bizzat görüşmeleri uygun mudur yoksa bir ikiyle sınırlı mı olmalı? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kiminle sözlenip evlenecekseniz onunla görüşün. Bir iki yıl beklemek de yanlıştır. Ateşin etrafında dönmemelisiniz.
Pek doğru tespit etmişsin de “aceleyi” neye göre ölçtün? Bir yıla göre üç ay mı aceledir, üç aya göre üç gün mü?
Selamünaleyküm. Baş başayı tercih etmeyin. Üçüncü bir kişi ile olursa onu tercih edin. Evlendikten sonraya söz bırakmayacak bir sululuğu da asla yapmayın.
Selamünaleyküm. Halvet olma açısından halvet olmaz ama mesele sadece üçüncü kişilerin bulunması meselesi değildir. Bir de ciddi kalma ve gerekli şeyleri konuşma düzeyi vardır. Onu da aramalıyız.
Selamünaleyküm. Evlilik görüşmesi yapmanız sakıncalı değildir. O görüşmeyi şeytanın kendisi için başlangıç yapma tehlikesi tehlikedir.
Aleykümselam. Böyle bir aralık kuralı belirlemek mümkün değildir; sulandırılmadıkça ve gerekli şeyler konuştukça görüşülebilir. Nikâh gerçekleşmedikçe de halvet yani kapalı bir ortamda tek başına kalma olması haramdır. Buna göre ölçüyü siz belirleyebilirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Tuvalette abdest al. Bir merdiven altında, odanın kenarında namaz kıl. Sadece farzları kıl. Bunların toplamı bilemedin beş dakika sürer. Beş dakikalık bir ara muhakkak vardır.
Selamünaleyküm. İkinci sehiv secdesi gerekmez ama yapılınca da namaza zarar vermez.
Güzel kardeşim, Maalesef bu konuda Avrupa'daki kardeşlerimiz hassasiyetlerini kaybetmek üzeredirler. İmamlarımızdan sadece birinin bir fetvasını ele alıp Avrupa'da faizin caiz olacağını söylüyorlar. Burada sinsi bir hile var. O hileyi size izah edeyim. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh, faizin bir sömürü aracı olduğunu, faizle beraber insanın ezileceğini esas alarak şöyle bir sonuca ulaşmıştır: Faiz, zavallıyı ezdiği için haramdır. Bir Müslüman'ın yaşadığı Darulharbte yani SAVAŞ DURUMUNDA OLDUĞU bir ülkede, kâfiri ezmek için faiz alması caiz olabilir. Mesele budur. Siz orada savaş durumunda mısınız? Madem savaş durumundasınız neden evlerinizde keyif sürüyorsunuz? Akşamları teşkilatta toplanıp haberleri izlemek savaş yapmak mıdır? Ortada bir savaş durumu olmadığı gibi oradaki Müslümanlar, sosyal sistemi ile o ülkeleri benimseyeceklerine dair taahhütlerde de bulunmuşlardır. Sadece para bulmak için dinin bu bölümünü suiistimal etmek çok tehlikelidir. Bir de bunu cami yapmak için kullanmak bilmem ne ile anlatılmalıdır? Dinin Türkiyesi Avrupası m ı olur, din dindir. Siz uzak durun, tartışmayın. Siz de onlar da kalbinize danışın. Gerekeni de yapın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Diyanet mensubu değilim ama Diyanet'i kendi şartlarına göre değerlendirmeniz gerekir. Orası bir Şeyhulislamlık değil nihayetinde. Sözünü ettiğiniz laik sistemin dinle ilgili birimidir. Elbette esef verici şeyleri yok kabul ederek yol almamız mümkün değil ama kendimizi kahretmemiz de gerekmiyor. Oturup biz kendi dinimizi kendimiz yaşarız, başkaları ile de dert çekmeyiz. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bütün emirleri ve işleri, kime emretti ise onun içindir. Kadınların namaz için ikamet etmeleri haram değildir ama onlar için Sünnet de görülmemiştir. İkametten önce, kadınlardan istenmeyen pek çok ayrıntı vardır. Her biri için bir neden aranırsa din din olmaktan çıkıp bir 'sosyal hak' seviyesine düşer. Kadınların ikameti ile alakalı hükümlerin özeti şu şekildedir: Ashabı kiramdan yapılan rivayetlerden anlaşılan, kadınların namaz için ezan ve ikamet yapmadıklarıdır. Yapmaları durumunda da kerahet görülmüştür. Sahabeden bir bilgi düzeyinde gelen herhangi bir emir ve yasak için de gerekçe sorulamaz. Din, makul nedenler üzerine kurulu değildir. Din itaattir.
Selamünaleyküm. Telefonu kullanabilirsiniz ama o hata için istiğfar etmelisiniz.