Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum hocam. Yaşadığım bölgenin cami cemiyetinin yönetimi bizimle faiz konusunu tartışırken Almanya'da yaşayanların faiz ile ev almalarının caiz olduğunu söylediler. Ben karşı gelerek sizin sohbetlerde sıkça vurguladığınız faizin haram olduğunu, bunun Almanya'da da Türkiye'de de aynı olduğunu söyledim ve sizi sevdiklerini bildiğim için sizden örnek verdim. Onlar ise: "Nureddin hoca Türkiye için konuşuyor" dediler. Ben de "O zaman Fetva Meclisi'nden soralım" diye teklif ettim. Bu konuyu aydınlatırsanız sevinirim. Müslüman cami yöneticileri bile bu konuda gevşek davranıyorlar maalesef. Şimdiden teşekkür ederiz. Allah razı olsun
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Avrupa'daki mü'min kardeşlerimizin onca emeğe rağmen yaşadıkları dağınıklık, birbirleri ile kenetlenmeme, camide bile bir araya gelememe gibi üzücü durumların temel nedenlerinden birinin faizin camiye kadar girmiş olması olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şekilde faizle cami inşa edilemez. Bu bir kayış sürecidir. Darulharp kavramı, Avrupa'daki kardeşlerimizin durumuna uyarlanabilir bir kavram değildir.
İslam ülkesi (darulislam) olan bir yerde kimse kimse ile bir faizli ilişkiye giremez. Herkes için haramdır faiz. Faiz işlemi İslam ile savaşan bir ülkede (darulharb) Müslüman ile Müslümanlara savaş durumunda olan kâfir arasında faiz işlemi olursa eğer Müslüman faiz alan taraf ise caiz olabilir. Aksi olursa yani faizi (fazlalığı) Müslüman verecekse işlem caiz olmaz. Bu görüş de sadece bir iki fakihe aittir. Fakihlerin büyük bölümüne göre bu işlem de haramdır. Bu zamanda Avrupa ve diğer ülkelerde yapılan faizli işlemlerle bu ruhsatın hiçbir alakası yoktur. Her durumda kazanan kâfir olmaktadır. Özellikle de o ülkelere pasaportla giren veya vatandaşı olan Müslümanlar zaten b maddesindeki hükme de uymayan bir konumda bulunmaktadırlar.
Faizin her çeşidinin büyük günahlardan biri olduğu tartışılamaz bir konudur. Kıyamete kadar faiz için kesin haram olma ilkesi değiştirilemeyecektir. Bunu birinci ilkemiz olarak belirleyebiliriz. Neyin faiz nedeniyle haram olduğu neyin de olmadığı ise başka bir ayrıntıdır. Bu ayrıntı fakihlerin üzerinde asırlardan beri çalıştığı bir mesele olarak önümüzde bulunmaktadır. Ekonomik menfaatlerin dinden ve insandan daha değerli tutulduğu bir zamanda Türkiye gibi ülkelerde yaşayan Müslümanlar açısından bazı zaruri ihtiyaçların temini için ‘o kadarı caiz olabilir’ denecek faiz ruhsatları bulunabilir mi sorusu git gide yaygınlaşmaktadır. Bir tarafta haram helal ayırmadan yaşayan kitleler bulunurken diğer taraftan kuruştan bile faiz ihtimali nedeniyle uzak durmaya çalışan dar bir kesimin zaruri ihtiyaçlarını dahi gidermekte zorlandığı da bir gerçektir. Bu çerçevede şu tespiti yapabiliriz: a- Bizim kanaatimiz normal şartlarda faizin hiçbir çeşidinin helal olmayacağıdır. Bazı ilim adamları ise Türkiye gibi ev edinmenin çok zor olduğu ortamlarda İLK EVİNİ satın alacak birinin başka bir çaresi kalmamış ise kredi ile ev alabileceğini söylemektedirler. Genel bir fetva değilse de gerçek bir zorunluluk yaşayan için değerlendirilebilir bir fetva olarak görülebilir zannederiz. b- Hangi şartların zorunluluk/çaresizlik olacağı herkesin kendi iman ağırlığına göre verebileceği bir karardır. Yöneticilerin yıllar süren gafleti, suiistimali veya vurdum duymazlığı nedeniyle ortaya çıkan fakirliği dinden taviz kopararak kapatmaya çalışmak elbette kabul edilemez. Ortadaki durum bir iman ve takva mücadelesidir. Takvadan yana olmaya dikkat edilmelidir. Ağır bir zaruret hâlinde ise zaruretler için verilen fetvalardan istifade edilebilir ama ZARURETİN ne olduğunu tespit herkes için farklı olabilir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Daru’l-Harb, Müslümanların kâfirlerle SAVAŞ DURUMUNDA olduğu ülke demektir. Sizin yaşadığınız Almanya ne kadar öyle bir özellik taşıyor? İnsanlar, Müslümanların kendi topraklarında bulamadıkları hürriyeti orada bulduklarını iddia ederek orada yaşamayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla orayı bir savaş ülkesi gibi görmek, keyfine göre iş yapmak için bir hile midir acaba diye tereddüt gerektirmektedir. Harama hile aramaktan başka bir şey olmadığını düşünüyoruz bu düşüncenin.
Aleykümselam. Bu sistem için haram ifadesini kullanamıyorum. Kendim için de uygun bulmadığım bir sistemdir. Kendime uygun bulmadığımı kardeşlerime de tavsiye edemem.
Selamünaleyküm. Nasıl bir darulharb ki, mü'minler orada keyif sürüyorlar, darulislam olan yerlerden daha rahat yaşayabiliyorlar? İnandırıcı değil bu sözler. Sidikle abdest alınamayacağı gibi haramla da cami yapılamaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Tuvalette abdest al. Bir merdiven altında, odanın kenarında namaz kıl. Sadece farzları kıl. Bunların toplamı bilemedin beş dakika sürer. Beş dakikalık bir ara muhakkak vardır.
Selamünaleyküm. Diyanet mensubu değilim ama Diyanet'i kendi şartlarına göre değerlendirmeniz gerekir. Orası bir Şeyhulislamlık değil nihayetinde. Sözünü ettiğiniz laik sistemin dinle ilgili birimidir. Elbette esef verici şeyleri yok kabul ederek yol almamız mümkün değil ama kendimizi kahretmemiz de gerekmiyor. Oturup biz kendi dinimizi kendimiz yaşarız, başkaları ile de dert çekmeyiz. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Görüşmelere bir sayı konması gerekmiyor. Üç veya daha fazla görüşülebilir. Görüşmedeki ilkelere ve sulandırmamaya dikkat etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Telefonu kullanabilirsiniz ama o hata için istiğfar etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Haramla bağlantılı bir yerde çalışmak caiz olmaz. Oradan kazandığınızla hayır yapmanız da hatanızı kapatmaz. Hayır da yapmayın, orada da çalışmayın. Kendinize daha temiz bir iş bulun.
Selamünaleyküm. İkinci sehiv secdesi gerekmez ama yapılınca da namaza zarar vermez.