Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam, biz Almanya’da camii satın almak istiyoruz ama tek sorun krediyle alınmak isteniyor ve Almanya’da yaşadığımız için hocaların fetva verdiklerini söylediler. Krediye izin verdikleri gerekçede; darulharb olduğu içinmiş. Hocam bizi aydınlatır mısınız? Şimdiden sizden Allah razı olsun. Hayırlı ramazanlar.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Avrupa'daki mü'min kardeşlerimizin onca emeğe rağmen yaşadıkları dağınıklık, birbirleri ile kenetlenmeme, camide bile bir araya gelememe gibi üzücü durumların temel nedenlerinden birinin faizin camiye kadar girmiş olması olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şekilde faizle cami inşa edilemez. Bu bir kayış sürecidir. Darulharp kavramı, Avrupa'daki kardeşlerimizin durumuna uyarlanabilir bir kavram değildir.
Selamünaleyküm. Belki haram demek kolay değil ama uygun da olmayan bir iştir.
Şeriatımızda faize açılabilecek öyle bir kapı yoktur. Sadece bir fetva yani bir içtihat olarak vardır. Ayrıca orası dârulharb ise Müslüman'ın orada ne işi var?
Selamünaleyküm. Daru’l-Harb, Müslümanların kâfirlerle SAVAŞ DURUMUNDA olduğu ülke demektir. Sizin yaşadığınız Almanya ne kadar öyle bir özellik taşıyor? İnsanlar, Müslümanların kendi topraklarında bulamadıkları hürriyeti orada bulduklarını iddia ederek orada yaşamayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla orayı bir savaş ülkesi gibi görmek, keyfine göre iş yapmak için bir hile midir acaba diye tereddüt gerektirmektedir. Harama hile aramaktan başka bir şey olmadığını düşünüyoruz bu düşüncenin.
Güzel kardeşim, Maalesef bu konuda Avrupa'daki kardeşlerimiz hassasiyetlerini kaybetmek üzeredirler. İmamlarımızdan sadece birinin bir fetvasını ele alıp Avrupa'da faizin caiz olacağını söylüyorlar. Burada sinsi bir hile var. O hileyi size izah edeyim. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh, faizin bir sömürü aracı olduğunu, faizle beraber insanın ezileceğini esas alarak şöyle bir sonuca ulaşmıştır: Faiz, zavallıyı ezdiği için haramdır. Bir Müslüman'ın yaşadığı Darulharbte yani SAVAŞ DURUMUNDA OLDUĞU bir ülkede, kâfiri ezmek için faiz alması caiz olabilir. Mesele budur. Siz orada savaş durumunda mısınız? Madem savaş durumundasınız neden evlerinizde keyif sürüyorsunuz? Akşamları teşkilatta toplanıp haberleri izlemek savaş yapmak mıdır? Ortada bir savaş durumu olmadığı gibi oradaki Müslümanlar, sosyal sistemi ile o ülkeleri benimseyeceklerine dair taahhütlerde de bulunmuşlardır. Sadece para bulmak için dinin bu bölümünü suiistimal etmek çok tehlikelidir. Bir de bunu cami yapmak için kullanmak bilmem ne ile anlatılmalıdır? Dinin Türkiyesi Avrupası m ı olur, din dindir. Siz uzak durun, tartışmayın. Siz de onlar da kalbinize danışın. Gerekeni de yapın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir kere kalbinizin rahat etmediği işi yapmayın. Sözünü ettiğiniz kurum için ‘faizci’ deme durumunda değiliz ama bizim de sizin gibi kalbimiz rahat etmiyor.
cami konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kâbe dışındaki yapıların taklidinde sakınca olmayacağını düşünürüz.
Selamünaleyküm. İmamla cemaat arasında veya birinci safla ikinci saf arasında bir saf kadar mesafe olması gerekir. Bu da yaklaşık yüz elli santim olur. Ancak üç metre mesafe hoş olmamakla beraber namaza mani değildir. Mihrapta kıldırmakta da şart yoktur.
Selamünaleyküm. Söz dinleyecek yaşta olmayan çocukların namaza alınmaları doğru olmayabilir. Mesela dört yaşından küçük çocuklar alınmamalıdır. Daha büyük çocukların ise kahrına katlanılmalıdır. Cami onlara emanet edilecek ileride. İhtiyarların bu tür anlayışsızlıklarını anlayışla karşılamamız gerekir. Onların anladığı namazla, namaz arasında çok fark vardır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Az bir miktar eğrilik namaza zararlı değildir. Müftülüğü çağırıp tam kıble tespiti yaptırın. Pusula sizi yanıltabilir.
Selamünaleyküm. Bu durum namaz kılmaya mani değildir. Fakat daha iyi bir cami şartı aranmalıdır.
Selamünaleyküm. Camide namazı kaçıranların namazı cemaat olarak kılmalarında bir sakınca yoktur. Asıl cemaati bölmeye yönelik bir gevşeme olma ihtimaline binaen seleften bazıları bir cemide bir kere cemaat olabileceğini söylemişlerdir ama genel hüküm ikinci ve üçüncü cemaatin caiz olduğu şeklindedir.