Fetva Meclisi
Soru
‘Tevazu sahibi insanları gördüğünüzde siz de onlara tevazuda bulunun. Kibirli insanları gördüğünüzde siz de onlara kibirli davranın. Çünkü bu onlar için bir zillet ve aşağılayıcı bir durum olur. Ayrıca bunda sizin için bir sadaka sevabı vardır.’ İmam Gazali’nin İhya’sında İbn Ömer’in rivayet ettiği yazılan bu hadis sahih midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Din, bizim için dünya ve ahiret saadetidir. Dinin değerlerini ve ölçülerini Allah koyar, Peygamber aleyhisselam koyar. Bu da ancak sabit ve sahih bilgilerle olur. Bu bilginin niteliği hakkında sahih bir malumatımız yoktur. Buna gerek de yoktur.
Böyle bir hadis çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Ama SAHİH hadisler arasında böyle bir hadis yoktur. Zayıf denebilecek rivayetleri de çok azdır. Bu nedenle, ashabın faziletini beyan bakımından kullanılabilir bir söz olmakla beraber dini bir belge olarak kullanılamaz.
Bu söz hadis olarak sahih değildir yani böyle bir hadis yoktur. Mü'minin mü'mine karşı tevazu sahibi olması açısından ise sözün muhtevasını doğrulayacak uygulamalar Peygamber aleyhisselamın hayatında vardır. Sözü tevazu sahibi olma anlamında uygulayabiliriz. Sağlık açısından sıkıntı oluşturmayacak şekilde tatbik edilebilir.
Naklettiğiniz söz hadis değildir. Ali bin Ebi talib radıyallahu anh üzerinden özellikle Şia kaynaklarında tekrarlanan aslı ilim ölçüleri ile ispat edilememiş sözlerdendir.
Bu hadis Tirmizi'nin rivayet ettiği bir hadistir. Hadisi siz aslından farklı olarak aktarmışsınız, netice olarak aynı anlamda bir hadisten söz ediyoruz. Hadis ilmi açısından bu hadis, hadisliği tartışılabilecek durumdadır ancak başka hadisler ele alındığında bu anlamın, anlam olarak doğru olduğu görülmektedir. Bize verdiği ders ise şudur: İnsanın bir başka insanın ayıbını, kendisini öne çıkarmak ve kibirlenmek anlamında ayıplaması kulluk mantığı içinde hatadır. Bu hatanın cezası da benzeri bir hatayı işlemekle cezalandırılmaktır.
Hadislerin bizim gibi avam için özetlenmiş şekli olan İLMİHAL kitabının tarif ettiğini yapmak zorundasınız. Hadisin sahih olup olmadığını anlamayan için hadise bakarak iş yapmak biraz zorlama sinyali vermektedir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Namazlarda el bağlama şekli konusunda Hanefi fıkhına göre yaşayan mü'minler için sözünü ettiğiniz erkek/kadın farkı vardır. Diğer ulema böyle bir farka özellikle temas etmemiştirler. Namazın geneli içinde bu ayrıntı namazın sıhhatini etkileyecek bir ayrıntı değildir. Allah Teâlâ ibadetlerimizi kabul buyursun.
İkazınız için teşekkür ederim. Bizim için fıkhın tamamı bir servettir; Hanefi veya Şafii ayrımı yapmayız. Şu kadar ki, yaşadığımız topraklarda insanların iki farklı mezhebi anlayacak kadar fıkha ilgi duymamaları neredeyse imkânsıza doğru gitmektedir. Bu nedenle en kolay nasıl anlaşılır endişesi ile hareket etmeye çalışıyoruz. Gerektiğinde ise Şafii fıkhını ve diğerlerini de zikrederiz.
Evlilik karşılıklı beğeni ve takdir üzerine kurulmalıdır. Bu noktayı yakalamak için gereken konuşma ve tartışmalarda ölçü kaçıyorsa ya da örfen aşırı denebilecek tepkiler gösteriliyorsa o evliliği zorlamanın anlamı yoktur. Daha tecrübeli birilerinin istişaresi ile görüşme bitirilmelidir.
Sabah namazı, o gün öğlen namazına kadar kaza edilirse sünneti ile kaza edilir. Bunun haricinde sünnetlerin kazası yoktur.
Olabilir, normaldir bu. Takılıp kalmak yerine yapmaya devam et. Bir zaman sonra kurtulursun. Buna takılır kalırsan hastalığa dönüşebilir, asıl o zaman dert olur.
Diyanet tefsirini bizzat okuyup incelemedim. Hocalarımızın ikaz ettikleri noktalar vardı. Yeni baskılarında o noktaların tashih edildiği söylendi. Biz de ona göre hareket ediyoruz. Bariz bir hata olmadığını düşünüyor ve umuyorum. Allah yardımcımız olsun.