İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam meşhur şahsın biri “Benden size hakka uygun bir söz ulaştığında, ben onu ister söylemiş olayım isterse olmayayım, hatta batıl da olsa onu alınız Allah size ondan ecir verecektir.” sözünü hadis diye anlatıyor. İlgili videoyu görmüşsünüzdür diye düşünüyorum. Bu söz hadis mi ve sahih midir? Nasıl anlamalıyız? Bu söz hadis uydurmaya kapı açmaz mı?

Cevap

Din, bizim için dünya ve ahiret saadetidir. Dinin değerlerini ve ölçülerini Allah koyar, Peygamber aleyhisselam koyar. Bu da ancak sabit ve sahih bilgilerle olur. Bu bilginin niteliği hakkında sahih bir malumatımız yoktur. Buna gerek de yoktur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hadisler, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize ait sözler demektir. Bir söz, ona ait olmadıkça ya da ona ait olduğuna dair bilgimiz olmadıkça 'hadis' olarak anılmaz. Ama bu arada, hadis olmaması o sözün yanlış olmasını da gerektirmez. Bir sözün, güzel ve doğru bir söz olması başka şey, Peygamber'e ait olması başka şeydir. Bütün doğru ve güzel sözlerin Peygamber'e ait olması gerekmediği gibi, onun her sözünün bizim nazarımızda güzel görünmesi de şart değildir. O ne buyurdu ise onu öylece alır, irdelemeyiz. Zira o, Allah adına konuşmaktadır. Bu nedenle de onun söylediğini bildiğimiz sözler için HADİS ifadesini kullanırız. Sorduğunuz sorudaki söz, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ait değildir. Yani, onun böyle bir söz söylediğine dair bilgimiz yoktur. Ancak bu durum, bu sözün yanlış olduğunu da göstermez, doğru olduğunu da. Böyle bir söz, bizim Peygamber'imize ne değer katar ne de değerini eksiltir. Onunla ilgili söyleneceklerin en güzelini Kur'an söylemiştir. Daha güzeline ihtiyacımız yoktur. Bu tür sözlerin peşinde vakit israf etmek hatadır.

“(Habibim) Sen olmasaydın, alemleri yaratmazdım.” Hocam, bu söz hadis değil mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir hadis çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Ama SAHİH hadisler arasında böyle bir hadis yoktur. Zayıf denebilecek rivayetleri de çok azdır. Bu nedenle, ashabın faziletini beyan bakımından kullanılabilir bir söz olmakla beraber dini bir belge olarak kullanılamaz.

'Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız sapıtmazsınız, doğru yolda olurs
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamber aleyhisselam efendimiz, dünya ve ahiretimiz için gerekli bütün bilgileri bize aktararak bu dünyadan gitmiştir. Onun bize aktardığı bilgiler arasında kıyamete kadar olacak olağan dışı bazı olaylar da bulunmaktadır. Bu aktardığı bilgilerin bir kısmı herkesin çıplak gözle bile görebileceği kadar açık konular, bazıları da derin bilgi gerektirecek konulardır. Sözünü ettiğimiz bu derin konuları ele alırken şu noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir: Peygamber aleyhisselam efendimizden bize ulaşan bilgilerin sahih olanı ve olmayanı vardır. Sahih, ona ait olduğunda şüphe bulunmayan demektir. Bu bilgilerin önce sahih olup olmadığına bakılır. Özellikle sahih olmayan hadislerin sıradan insanlara aktarılıp zihinlerinin karışmasına ve umutsuz kalmalarına neden olmak yanlıştır. Hadisler bize Arapça dili ile taşınmıştır. Hadisleri anlarken iyi bir Arapça bilmeyenin iyi anlaması mümkün değildir. Hadislerde geçen konuları “işte şu olay/işte şu kişi/işte şu mekân” şeklinde muayyen bir noktaya tahsis etmek isabetli olmayabilir. Dünyanın ne kadar daha ömrü varsa bu hadisler o zamanlar için de geçerlidir ve bizim büyük, dehşet diye yorumladığımız nice olay belki de gelecek zamanlar içinde basit kalacaktır. Bu ihtimal unutulmamalıdır. Hadislerde anlatılan ağır olaylar Müslümanların umutsuz kalmalarını ve bir kenara çekilmelerini gerektirmemektedir. Müslüman için kural şudur: Her şeye rağmen Müslümanca hayatı devam ettirmek, kıyamete birkaç dakika bile kalsa elindeki fidanı dikmek. Bu ciddiyet ve önemseme ile bakılmadığında bu hadisler üzerinden Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme söylemediğini veya kastetmediğini söyletmiş oluruz. Allah muhafaza buyursun. Bu da Müslümanları yarın Rablerinin huzurunda mahcup olacakları evhama, vesveselere ve hatalı uygulamalara sevk edebilir. İnsanlara zulmetme, belli yerleri uğursuz görme, zaman ve umut israfına neden olma gibi sonuçlar da muhtemel olur.

Bazı hocaların konuşmalarında kıyametten önce ortaya çıkacak savaşlardan fitnele
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yazdığınız bilgi hadistir. Tirmizi'de 2457 numaralı hadistir. Sahih olduğu hakkında da âlimlerin görüşü vardır.

Hocam aşağıdaki bilgi sahih mi? Ubeyy ibni Kâ'b radıyallahu anh şöyle anlatmışt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu hadis Tirmizi'nin rivayet ettiği bir hadistir. Hadisi siz aslından farklı olarak aktarmışsınız, netice olarak aynı anlamda bir hadisten söz ediyoruz. Hadis ilmi açısından bu hadis, hadisliği tartışılabilecek durumdadır ancak başka hadisler ele alındığında bu anlamın, anlam olarak doğru olduğu görülmektedir. Bize verdiği ders ise şudur: İnsanın bir başka insanın ayıbını, kendisini öne çıkarmak ve kibirlenmek anlamında ayıplaması kulluk mantığı içinde hatadır. Bu hatanın cezası da benzeri bir hatayı işlemekle cezalandırılmaktır.

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin, ‘kınamayınız, kınadığınız şey
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sözünü ettiğiniz söz senedi bilinen bir hadis değildir. Sahih hadis gibi kabul etmemizi gerektirecek bir durumu yoktur.

‘Tevazu sahibi insanları gördüğünüzde siz de onlara tevazuda bulunun. Kibirli in

ahiret konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ’nın verdiği cana kıyma hakkı bireylerde yoktur. İslam devleti olur ve o devletin mahkemesi böyle bir karar verirse öldürülebilir bir insan. Siz yaparsanız katil olursunuz. Ahirete katil bir insan olarak gitmeyi sakın düşünmeyin. Geçici sinirinizle ebedi ahiretinizi yakmayın. Başka tepkiler gösterin, konuşmayın ama sakın ahiretinizi yakmayın!

Hocam aile bireylerimden birinin zina yaparken çekilen videosunu gördüm. O kişiy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayatı büyük değerlerle doldurmayanların bu tür takıntıları yaşamaları normaldir. Hayatınızı ahirette işinize yarayacak şeylerle doldurun, gerisi size basit gelir biiznillah. İbadetinize önem verin. Bundan ibret alın ve bir insanı sınırsız gibi sevmemeyi öğrenin.

Hocam ben birini çok seviyordum ama o kişi beni defalarca aldattı ve bana çok kö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, Ahiret gerçekten var. Allah bizi O'na itaat edelim diye yarattı. Sözünü dinlersek ebedi mutluluk yeri olan cenneti nasip edeceğini söz verdi. İman bir tercihtir. Dileyen iman eder, isteyen de isyan eder. Siz vesveselerinize değil, tertemiz kalbinize odaklanın. Doğrudan uzaklaşmayın. Şeytanın sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah iman selameti versin.

Hocam ben ahiret hayatına kendimi inandıramıyorum. Neden Allah bizi yarattı, ned
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir şeyin bu dünyada mü'mine yarıyor olması onun ahiretine de yaraması demektir. Bu dünya ahiretin tarlası değil mi?

Hocam neden Rabbimiz, Peygamberimiz ve bazı Müslüman âlimler sürekli insanları i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hafız, Kur'an ezbere bilen ve o Kur'an'ı yaşayan insan demektir. İmanıyla, ibadetleriyle, ahlakıyla ve kul hakkından kaçınmasıyla hafız olur insan.

Hocam hafızlara çok büyük mükâfatlar varmış, yetmiş kişiye şefaat hakları var ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yavrum, din de garip oldu dinine sahip çıkmak isteyen samimi mümin de. Sen değil sadece, bir koca dünya bu hale geldi. Ama ben biliyorum ve inanıyorum ki, gökler başımızın üstünde duruyorsa senin ve senin gibilerin bu filizlenmeye başlayan imanı sayesindedir. Seni tebrik ediyorum, bağrıma basıyorum. Allah sana umduklarından daha güzelini versin. Seni Ashab-ı Kiramla beraber cennetlerde buluştursun güzel gencim benim. Bu güzel imanınla yaşarken bana da dua etmeni isterim senden. Sabret ve kazan. Öncekiler de sabrederek kazandılar. Yılmadılar, yorulduk demediler. Kulluktur bu. Kulluk da olduğu gibi imtihandır. Şöyle bir plan yap: Bir kere ne olursa olsun annen ve babana karşı edebini asla bozmayacaksın. Dünya yıkılsa yeniden kurulsa sen onların çocuğusun, onlara karşı saygılı olman, önlerinde el pençe durman senin imanının gereğidir. Şeytan yer yer zihnini karıştırıp güya iman adına sana onlara karşı edepsizlik telkin edebilir, defet onu gitsin. Ne olursa olsun, yer neresi olursa olsun, onlar sana ne yaparsa yapsınlar birinci kuralın bu olacak. Zor ama mümin için gerekli bir noktadır bu. İkinci işin şu olsun: Dayınlar, halanlar ve benzeri yakınlarla o tür haramların ezilmek istendiği ortamlarda asgari yani olabilecek en az düzeyde de olsa bağlantıyı sürdür. Kopman doğru değildir. Kimse sana iki saat otur o mecliste demez zaten. Hoş geldiniz de ve su getirmeye git, çay getirmeye git ve odana çekil. Bunu da becereceksin. Bunu böyle yapmazsan adını bin bir yalanla birleştirir seni hırpalayabilirler. Üçüncü işin şu olsun: Allah'ın kesin haramlarından birini asla yapma. Haram tokalaşma yapma. Yalan konuşma, yalana şahitlik etme, yalan dinleme mesela. Bu konuda seni dövseler de se böyle ol, bağırsalar da böyle ol. Dördüncü işin: Evde kendine okuma, el işi veya benzeri bir üretim alanı çıkar. Odana çekildiğinde o işi yaptığını, o nedenle ortamı terk ettiğini bilsinler. Beşinci ve en kritik işin: Bu durumu kimse ile tartışma. Sorduklarında “eh, üh” de ama tartışma. Birilerini ikna etmeye çalıştığını zannedersin ama yıpranır ve eskirsin. Şeytan her tartışmadan sonra seni biraz daha eskitir. Seni uyarayım: Tartışmamak çok zordur, “öfke baldan tatlı imiş” derler ya, öyle bir şeydir bu. Ama sen, mümin gencim benim, sen imanın fidanısın biiznillah. Senin önünde zor olmaz. Bütün bu yaptıklarının karşılığını Rabbin verecektir. Beklediğinden daha fazlası ile verecektir. Aç göğsünü Rabbine, bak sana ne huzurlu anlar yaşatacak, bak ve gör güzel gencim. Seni Allah Teâlâ'ya emanet ederim.

Hocam bizim akrabalarda herkes birbiriyle tokalaşır ve kucaklaşır. Konuşulan kon

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.