Fetva Meclisi
Soru
Hocam hafızlara çok büyük mükâfatlar varmış, yetmiş kişiye şefaat hakları var ve onlara cehennem yasak diyorlar. Benim tanıdığım bazı kişiler hafız ama yaşanan olaylardan dolayı kalbimi çok kırdılar. Bunlar yine de hafız oldukları için hesaba çekilmeyecekler mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Şefaat, sıra numarasına göre değildir ki! Bir hak ediş düzeyini yakalamak gerekmektedir. Bir kere o mantıkla bakıp ahireti basitleştirenin şefaat edilebilir niteliği kaybolur. Zira hata etmek ve günahkâr olmak başka şey, ahiret gibi bir zaman ve mekânı basite almak başka şeydir. Böyle anlayabiliriz meseleyi.
Allah, kimseye yapamayacağını emretmez. Ezber bildiğin yerleri takviye ederek yaşamaya devam et. Kur'an’ımıza olan bağın sadece ezber değildir. Kur'an’a sarılmış mü'min olarak yaşamak da bir görevdir, onu yap.
Hafız sayılabilmek için Kur'an'ı tamamını ezberlemek gerekir. Ama ezberlediğiniz kısımların hafızı sayılırsınız. Kıyamet günü ezberlediğiniz kısım kadar yükselecek, ezberlediğiniz kadarının sevabını alacaksınız biiznillah. Allah, ezberlediğiniz kısmı son nefese kadar korumanızı, hıfzınızı tamamlayıp hafız olarak ölmenizi nasip etsin.
Kur'an’ımızı sadece ezberlemiş olmak yetmez. Kur'an ile amel edildiğinde gerçek hafızlık sağlanmış olur. Bu nedenle siz ezberlediğiniz Kur'an’ın size ne dediğine de bakın. Hadis dersleri alın. Fıkıh öğrenin. Bir âlimin derslerine katılın ve en önemlisi iman ettiğiniz şeyleri yaşamaya çalışan bir çevrede yaşayın. Arkadaşlarınıza dikkat edin.
İsterseniz buna HAFIZLIK demeyin. Kur’an ezberleme, yaşamaya çalışma deyin. Böyle derseniz, yapabildiğiniz kadarını yapıp bıraktığınızda yarım kalmamış olur. Yaptığınız da sizi biiznillah cennete yürütür. Bir anne olarak tamamlamakta zorlanabileceğiniz bir iş için böyle bir siyaset gütmeniz faydalı olur zannederim. Mübarek olsun.
Mushaf’ı tutmadan okumanızı caiz gören ulemamız vardır. Kurs hocanız o görüşü tercih ediyorsa biiznillah bunda sakınca yoktur.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Evet, Ahiret gerçekten var. Allah bizi O'na itaat edelim diye yarattı. Sözünü dinlersek ebedi mutluluk yeri olan cenneti nasip edeceğini söz verdi. İman bir tercihtir. Dileyen iman eder, isteyen de isyan eder. Siz vesveselerinize değil, tertemiz kalbinize odaklanın. Doğrudan uzaklaşmayın. Şeytanın sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah iman selameti versin.
Duaların kabulünde şunu unutmayın: Allah sizi hep dua ederken, O’nun zatına yalvarırken görmek istiyor olabilir. Duadaki sabrınızı ve samimiyetinizi test ediyor olabilir. Bu yüzden erteliyordur. İstediğinizin Allah katında size sonraları daha büyük sorunlar oluşturacağını bildiği için Allah, size acıdığı için kabul etmiyor olabilir. Duaların kabulünü ahiret gününe bırakmış olabilir. https://fetvameclisi.com/fetva/dualarim-kabul-olmuyor-ne-yapmaliyim https://fetvameclisi.com/fetva/hangi-dualar-kabul-olur https://www.youtube.com/watch?v=N4b388Cy9Sk
Kur'an'da açıkça küfrü bildirilen bir kimsenin azabının hafifletileceğine bu rivayete ihtiyatlı yaklaşmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.
Allah, cennette müminlere her türlü güzellik ve mutluluğu verecek, onların kalplerindeki tüm kötülükleri temizleyecektir. Cennette, Allah’ın razı olduğu her şey vardır ve O, kulunu en iyi şekilde ödüllendirecektir. Cennetteki insanlar, Allah’ın rızasına uygun şekilde tüm arzularını tatmin edecek şekilde bir hayat süreceklerdir. Cennette herkes sadece Allah’ın hoşnut olduğu şeyleri isteyecektir. Diğerleri akıllara gelmeyecektir.
Kâfir olma konusu son zamanlarda hassas bir mesele hâline geldiği için, bu konuda biraz daha ayrıntılı bilgi vermek istiyorum. Bir insanı dinden çıkaran ve ebedî cehennemlik kılan küfürdür. Büyük küfür, kişinin İslam'ın temel esaslarını inkâr etmesi veya onları küçümseyip alaya almasıyla gerçekleşir. Başlıca türleri şunlardır: Allah'ın varlığını, birliğini, peygamberleri veya Kur'an'ı inkâr etmek. İslam'ın kesin bir hükmünden şüphe duymak (örneğin ahiretin varlığından). İslam'ın hükümlerini veya peygamberi alaya almak. Allah'tan başkasına ibadet etmek veya şirk koşmak. İslam'ın açık bir emrini tamamen reddederek terk etmek. İslam'da, kişiyi küfre götüren bazı ameller ve sözler vardır. Ancak bunlar doğrudan niyet ve bilinçle yapılırsa tehlikelidir. Örneğin: İslam'ı ve şiarlarını aşağılamak:Kur'an'ı, namazı, orucu, tesettürü alaya almak gibi. Allah'a veya Peygamber'e hakaret:Bu tür söz ve davranışlar kesinlikle küfürdür. Şirk koşmak:Allah'tan başkasına ibadet etmek veya Allah'ın sıfatlarını başka varlıklara atfetmek. Dini emirleri alaya almak:Ciddiyetsiz veya küçümseyici bir şekilde İslam'la ilgili şakalar yapmak. Bir Müslüman'ın İslam'a aykırı bir düzen veya devlette çalışması onu doğrudan küfre sokmaz. Burada niyet ve yapılan işin mahiyeti önemlidir: Eğer kişi, çalıştığı yerde İslam'a aykırı işler yapıyor, zulme veya harama destek veriyorsa bu büyük bir sorumluluk doğurur. Ancak bir Müslüman, geçimini sağlamak veya helal bir iş yapmak için böyle bir yerde çalışıyorsa bu durum günah veya küfür olarak değerlendirilmez. Özetle, küfür ciddi bir konudur ve kişinin hem diline hem de amellerine dikkat etmesi gerekir. Ancak Allah’ın rahmeti çok geniştir ve hatalar tevbe ile affolunur. Çalıştığınız veya bulunduğunuz yerle ilgili ise amacınız İslam'a uygun şekilde yaşamak ve helal kazanç sağlamaksa, bundan dolayı küfre düşmezsiniz.
Cennet, dünyadan hayvan leşi taşınabilecek bir yer değildir.